Sudan’da çoklu krizin bedelini kadınlar ödüyor: Para birimi değer kaybediyor

Sudan’da çatışmaların derinleştirdiği ekonomik kriz, para biriminin değer kaybı ve artan yaşam maliyetleriyle birlikte toplumsal çöküşü hızlandırdı. Kriz özellikle kadınları ağır biçimde etkilerken, ekonomi çökme noktasına geldi.

AYA İBRAHİM

Sudan - Sudan, 2013 yılında Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında başlayan çatışmaların ardından derinleşen ekonomik ve toplumsal kriz nedeniyle modern tarihinin en ağır ekonomik sorunlarından birini yaşıyor. Para biriminin hızla değer kaybetmesiyle dolar 4 bin Sudan lirasını aşarken, vatandaşların temel ihtiyaçlara erişimi giderek zorlaştı. Yakıt fiyatlarındaki keskin artış da yaşam maliyetini daha da yükseltti.

Sosyal hizmet uzmanı Amal Abdel Latif, ülkedeki çatışmanın karmaşık ve ağır ekonomik sonuçlar doğurduğunu belirterek, krizin kadınları orantısız şekilde etkilediğini ifade etti. Amal Abdel Latif, para birimi, kaynaklar ve devlet kurumlarının çöküşüyle derinleşen bu sürecin, özellikle aile geçimini sağlayan kadınlar üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu vurguladı.

‘En büyük yük kadınların omuzunda’

Sudanlı kadınların ulusal ekonomide çok önemli bir rol oynadığını ve her zaman sosyal ve ekonomik krizlere karşı en savunmasız kesimler arasında yer aldığını vurgulayan Amal Abdel Latif, “Aile içinde en büyük yükü kadınlar taşıyor ve ülkedeki hızlı değişimlerle birlikte rolleri daha da karmaşık hale geldiler. Kadınlar, artık ailelerini geçindirmek ve en temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanıyorlar” dedi.

Kadınların karşılaştığı ekonomik şiddete ilişkin konuşan Amal Abdel Latif, Sudanlı kadınlara yönelik ekonomik şiddetin çatışmaların başlamasından bu yana belirgin şekilde arttığını söyledi. Amal Abdel Latif, birçok kadının temel ihtiyaçlarını karşılamak ve hayatta kalmak için asgari gelir elde edebilmek amacıyla kayıt dışı işgücü piyasasına yönelmek zorunda kaldığını, bu süreçte de işlerini kaybettiklerini ifade etti.

‘Yardım kuruluşlarından alınan malzemeleri satmak zorunda kaldılar’

Şiddetin en belirgin yansımalarından birinin üniversite mezunu kadınların pazarlarda düşük ücretli işlere yönelmek zorunda kaldığını aktaran Amal Abdel Latif, sözlerine şöyle devam etti:

“Bazı kadınlar, ailelerinin ihtiyaçlarını karşılayabilmek için yardım kuruluşlarından aldıkları malzemeleri satmak zorunda kalıyor. Bu durum, üzerlerindeki ekonomik baskının boyutunu açıkça gösteriyor. Özellikle aile desteğinin olmadığı koşullarda hem geçim sağlama hem de bakım sorumluluğunu aynı anda üstlenmeleri, bugün Sudanlı kadınların karşılaştığı en ciddi psikolojik ve sosyal sorunlardan biridir. Bu süreç, zamanla artan sorumluluklar nedeniyle özgüven ve özsaygıda düşüşe yol açabilen bir psikolojik baskı birikimine neden olmaktadır.”

‘Sudanlı kadınlar sosyal, ekonomik ve psikolojik olarak büyük bir yük altında’

Baskıların ekonomik ve sosyal açıdan en ağır sorunlardan biri olduğunu dile getiren Amal Abdel Latif, “Çünkü doğrudan çocukları etkiliyor ve daha sonra ele alınması zor karmaşık psikolojik sorunlara yol açıyor. Bu nedenle kriz sadece ekonomik değil, çok boyutlu bir krizdir. Sudanlı kadınlar sosyal, ekonomik ve psikolojik olarak büyük bir yük altında kalıyor. Ekonomik ve sosyal krizler aynı madalyonun iki yüzüdür ve sonuçları özellikle kadınlar için çok ağırdır. Kriz kadınları ciddi şekilde zorlamış olsa da, küçük işletmeler kurmak ve kendi çabalarına güvenmek gibi yollarla bu zorluklarla başa çıkabilme potansiyeline de sahiptirler. Ayrıca bazı kuruluşların sağladığı destekler de ekonomik yükün hafifletilmesine katkı sunmaktadır” şeklinde konuştu.

Sözlerinin sonunda kadınların karşılaştıkları tüm zorluklara rağmen ülkedeki ekonomik toparlanma sürecinde önemli bir rol üstlenmeleri gerektiğini kaydeden Amal Abdel Latif, kadınların rolünün geçmişte ve hatta ulusal düzeyde kanıtlandığını ifade etti.

‘Yaşam koşulları zorlaşıyor’

Gazeteci ve ekonomi uzmanı Mai Mansour ise, çatışmanın başlamasından bu yana Sudan’dan yaşanan kitlesel göçün ülke ekonomisini felç eden temel faktörlerden biri olduğunu belirtti. Mai Mansour, ekonomik döngünün önemli bir parçası olan işletme sahipleri ve girişimcilerin ülkeyi terk etmesiyle üretim kapasitesinde ciddi bir düşüş yaşandığını ifade etti.

Yakıt ve temel tüketim mallarındaki fiyat artışlarının yaşam koşullarını daha da zorlaştırdığını söyleyen Mai Mansour, tarım sektörünün de çatışma ortamında uygulanması güçleşen modern teknolojilere bağımlı olması nedeniyle ağır darbe aldığını açıkladı. Ekonominin neredeyse çökme noktasına geldiğini vurgulayan Mai Mansour, bunun toplum için benzeri görülmemiş derecede sert bir tablo oluşturduğunu dile getirdi.