Nebatiyeli kadınlar savaşa dayanışmayla karşı koyuyor

Lübnan’ın güneyinde savaşın gölgesinde çalışan gönüllü kadınlar, hastane mutfağında hazırladıkları yemeklerle hastalara, yaralılara ve yardım ekiplerine destek oluyor. Tüm zorluklara rağmen kadınlar dayanışma ve direnişin sembolü haline geliyor.

RENA CONİİ

Lübnan- Lübnan’ın Nebatiye kentinde savaşın yarattığı zorlu koşullar yaşamı her geçen gün daha da ağırlaştırırken, bazı kadınlar cephe hattından uzakta ama mücadelenin tam merkezinde yer alıyor. Nejde el-Şaabi Hastanesi’nin mutfağında gönüllü olarak çalışan kadınlar, hastalar, yaralılar ve yardım ekipleri için yemek hazırlayarak hem insani dayanışmayı güçlendiriyor hem de savaşın ortasında umudu ayakta tutuyor.

Güney Lübnan’ı terk etmeyi reddeden Hayriye Gamluş ve Vefa Feric, ilk madde teminindeki büyük sıkıntılara ve yolların tehlikeli olmasına rağmen hastane mutfağında görev yapmaya devam ediyor.

Tencerelerin başında sakin ve kararlı bir şekilde çalışan Hayriye Gamluş, gençler, çalışanlar ve sağlık personeli için büyük bir özveriyle çalıştığını belirtiyor. Zor koşullarda herkesin mümkün olduğunca rahat etmesini sağlamaya çalıştığını söyleyen Hayriye Gamluş, savaşın başladığı ilk günden bu yana görevini sürdürdüğünü ifade ediyor.

Ailesinden, kardeşlerinden ve çocuklarından uzak kalmanın acısını yaşadığını dile getiren Hayriye Gamluş, buna rağmen bulunduğu yeri terk etmediğini ve işini bağlılıkla sürdürdüğünü vurguluyor.

Yaptıkları işin büyük emek gerektirdiğini belirten Hayriye Gamluş, yorgunluğun sürekli kendilerine eşlik ettiğini, ancak hazırladıkları yemeklerin insanlar tarafından yenildiğini gördüğünde tüm yorgunluğunu unuttuğunu dile getiriyor.

Çalışmanın zorluklarına değinen Hayriye Gamluş, gıda malzemelerinin temini ve ulaşımın oldukça güç olduğunu ifade ediyor. Mutfakta çalışan kadınların soğan ve sarımsak doğramaktan yemek servisine kadar tüm işleri dayanışma içinde yürüttüğünü anlatıyor.

Savaş dönemlerinde kadının rolünün hayati önem taşıdığını vurgulayan Hayriye Gamluş, “Kadınlar asla kenarda değildir” diyor. En büyük dileğinin ise savaşın sona ermesi, herkesin evine dönmesi ve barışın hakim olması olduğunu belirtiyor.

‘Birlikte direnelim’

Hastanede aşçı olarak çalışan Vefa Feric de savaş boyunca bölgede kalanların yanında olmak için görevine devam ettiğini söylüyor. “Birlikte direnelim” diyerek çalışmaya devam ettiklerini belirten Vefa Feric, yaptıkları her şeyi ülke ve çocukların güvenli, özgür bir geleceğe sahip olması için gerçekleştirdiklerini ifade ediyor.

Kadınların tek bir ekip gibi hareket ettiğini söyleyen Vefa Feric, her gün çocuklara, yaralılara, hastalara ve yardıma ihtiyaç duyan herkese destek olmak için çaba gösterdiklerini anlatıyor. Sabah saat altıda işe başladıklarını, tüm zorluklara rağmen yemek hazırlayarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya çalıştıklarını belirtiyor.

Vefa Feric, hazırladıkları yemeklerin bazen çok mütevazı olduğunu ancak samimi bir niyetle yapıldığını vurguluyor. Ona göre yemek, insanlara güç ve enerji veriyor; savaşın zor koşullarında ise en küçük imkân bile bir nimet, yaşamın anlamı ve insanın savaşa karşı direncinin bir göstergesi haline geliyor.