Yemen’de savaşın gölgesinde yükselen barış sesi: Maha Aoun

Şiddetli savaşın ortasında Maha Aoun, cepheler arasında yürüttüğü insani yardım çalışmalarıyla öne çıkarak Yemen’de barış inşası ile kadın ve gençlerin güçlendirilmesi için çalışan önemli isimlerden biri oldu.

RAHMA SHANZOUR

Yemen -  Yemen’in Taiz kentinde savaşın gölgesinde insani yardım ve barış çalışmaları yürüten Kayan Barış ve Kalkınma Vakfı İcra Direktörü Maha Aoun, çatışmaların en yoğun yaşandığı yıllarda edindiği saha deneyimini bölgesel ve uluslararası platformlara taşıyan önemli bir isim haline geldi.

Kadınların güçlendirilmesi, gençlerin desteklenmesi ve toplumsal uyumun yeniden inşası için çalışan Maha Aoun, savaşın yıkıcı etkilerini hafifletmek adına uzun yıllardır sahada aktif rol üstleniyor.

Barış için yükselen bir ses

Taiz’in dar sokaklarında ve çatışma cephelerinde tehlikeli yolculuklar yapan Maha Aoun, özellikle en ağır şekilde etkilenen bölgelerde insani yardım girişimlerini yöneterek dikkat çekti. Yerel gönüllü faaliyetlerden başlayarak kadın, gençlik ve barış konularında bölgesel ve uluslararası platformlarda aktif rol alan Maha Aoun, savaşın ortasında yükselen genç bir ses olarak öne çıktı.

Maha Aoun’un toplumsal çalışmalara katılımı doğrudan çatışmalarla başlamadı. Bugün Kayan Barış ve Kalkınma Vakfı’nın İcra Direktörü olan Mahar Aoun, 2011 yılından itibaren psikolojik destek, insani yardım faaliyetleri ile kadınların ve gençlerin güçlendirilmesine odaklanan gençlik girişimlerinde aktif rol aldı. Ancak 2015 yılında Yemen’de çatışmaların şiddetlenmesi, üniversite eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalması ve Taiz’in açık bir savaş alanına dönüşmesi, hayatının yönünü tamamen değiştirdi.

Toplumsal çalışmalara ilk adımını anlatan Maha Aoun, “2011-2012 yıllarında psikolojik destek, insani yardım faaliyetleri ve kadınlar ile gençlerin güçlendirilmesine odaklanan gençlik girişimleriyle toplumsal çalışmalara başladım” dedi. O dönemde önemli saha deneyimi kazandığını belirten Maha Aoun, “Toplumsal çalışmalarda önemli bir deneyim kazandım, ancak 2015 her şeyi değiştirdi” diye belirtti.

‘Daha büyük bir sorumluluk üstlenmeye karar verdim’

2015 yılını “hayatındaki kırılma noktası” olarak tanımlayan Maha Aoun, savaşın gündelik yaşamı nasıl aniden değiştirdiğini şu sözlerle anlattı:

“Üniversitedeydik ve aniden kampüste silahlı gruplar ortaya çıktı. Derslerin bir iki hafta süreyle askıya alınmasını bekliyordum, ancak dersler bir yıl süreyle askıya alındı. Bu süreçte cesaretimi kaybetmek yerine daha büyük bir sorumluluk üstlenmeye karar verdim. Güvenlik riskleri ve hareket etmenin zorluğu hayatımızın bir parçasıydı. Bir tarafın kontrolündeki bölgeden diğerine geçiyor, yardım projelerine katılıyor ve çatışmalardan etkilenen ailelere destek sağlamaya çalışıyordum. Çatışmanın toplumun farklı kesimleri üzerindeki etkisini yakından gözlemledim. Özellikle kadınların omuzlarındaki yükün ağırlaştığını fark ettim. Yerinden edilmiş kadınlar, doktorlar, öğretmenler ve kız öğrenciler büyük ölçüde etkilendi. Baskılar ve yükler ikiye katlandı. Kadınlar evde çocuklarını destekleyip büyütürken, aynı zamanda iş aramak için dışarı çıkmak zorunda kaldı. Birçok kadın ailenin ekonomik geçim kaynağı haline geldi.”

‘Yardıma ihtiyaç duyan insanlara ulaştım’

Maha Aoun, 2016 yılını yoğun insani yardım çalışmalarıyla geçen bir dönem olarak tanımladı. O süreçte aktivizmini sürdürebilmek için farklı grupların kontrolündeki bölgeler arasında hareket ettiğini belirten Maha Aoun, “Su dağıtım ekiplerinde yer aldım, gıda sepeti girişimlerine katıldım ve gençlik gruplarıyla birlikte insani dönüşüm projeleri yürüttüm. Yardıma ihtiyaç duyan insanlara ulaşmak için farklı bölgeler arasında gidip geliyordum. Çalışmalar sırasında birçok zorluklarla karşılaştık. Hareket etmek çok zordu ve güvenlik durumu oldukça kötüydü. Bazen çatışmaların yatışmasını beklemek için bir ya da iki saat beklemek zorunda kalıyordum. Buna ağır ekonomik ve yaşam koşullarını da eklemek gerekir. Tüm Yemen toplumu, özellikle de Taiz, olağanüstü şartlardan geçti” şeklinde konuştu.

2017 ve 2018 yıllarında insani krizin daha da derinleşmesiyle birlikte çalışmalarının odağını genişlettiğini söyleyen Maha Aoun, savaşın yalnızca insani bir kriz yaratmadığını, aynı zamanda toplulukların kendi içinde sosyal bölünmelere yol açtığını fark ettiğini söyledi. Maha Aoun, “Savaşın etkilerinin sadece gıda, sağlık ya da temel ihtiyaç eksikliğiyle sınırlı olmadığını gördüm. İnsanlar arasındaki bağlar da zarar görüyordu. Bu yüzden çalışmalarımı topluluklar içinde barış inşası ve çatışma çözümüne yöneltmeye başladım” sözlerine yer verdi.

‘Savaşın etkisi cepheyle sınırlı değil’

Maha Aoun, savaşın etkilerinin yalnızca cephelerle sınırlı kalmadığını, mahalleler ve küçük topluluklar içinde de yeni gerilimler yarattığını belirterek, “Savaş, mahallelerde ve küçük topluluklarda basit meseleler üzerinden toplumsal çatışmalar yarattı. Barış inşasının tabandan geldiğine inanıyordum, bu yüzden yerel çatışmaları çözmeye odaklandım. Kadınları ve gençleri ekonomik, sosyal ve politik olarak güçlendirmeye odaklandım. Gençlik girişimleri, insani yardım, iyileşme ve acil durum çalışmalarının yanı sıra barış inşasıyla bağlantılı çalışmalar yürüttüm. Barış inşası, çatışma çözümü ve kadınlar ile gençlerin güçlendirilmesi üzerine çalışmaya devam ediyorum” diye kaydetti.

Bugün Maha Aoun, kariyerinde birçok önemli dönüm noktasına ulaşmış olsa da, en fazla önem verdiği başarının 2016 yılında yürüttüğü nakit transferi projeleri olduğunu söyledi. Çatışma bölgelerinde doğrudan çalışan az sayıdaki kişiden biri olduğunu belirten Maha Aoun, bu süreçte ulaşılması güç bölgelere erişim sağlamak amacıyla çok sayıda kuruluş ve kurumu harekete geçirebildiğini dile getirdi.

Maha Aoun, “2016’da nakit transferi projeleri üzerinde çalışıyordum ve çatışma bölgelerinde doğrudan faaliyet gösteren az sayıdaki kişiden biriydim. Birçok kuruluşu ve kurumu etkileyerek ulaşılması zor bölgelere erişim sağlanmasına katkıda bulundum. Böylece insani yardım ekipleri, daha önce savaş nedeniyle ulaşmakta ciddi zorluk yaşanan ailelere destek ulaştırabildi” dedi.

Hayatının kırılma noktası

Bu dönemin kariyerindeki en önemli kırılma noktalarından biri olduğunu vurgulayan Maha Aoun, kadınlar ve gençler için yürüttüğü çalışmaların somut sonuçlar verdiğini dile getirerek, “2016 ile 2018 yılları arasında, kendi çabalarımla ve küçük projeler aracılığıyla yüzden fazla kadını ekonomik olarak güçlendirmeyi, elliden fazla genci ise desteklemeyi başardım. Bu benim kariyerimde önemli bir dönüm noktasıydı” diye ekledi.

‘Cinsiyet eşitliği üzerine çalışan 47 kişiden biri olarak seçildim’

Maha Aoun’un yolculuğu yerel çalışmalarla sınırlı kalmadı. Maha Aoun, 2019-2026 yılları arasında uluslararası alanda da çalışmaya başladığını ve bu sürecin kendisine yerel ve uluslararası tanınırlık kazandırdığını kaydetti. Çeşitli kuruluşlar tarafından onurlandırıldığını belirten Maha Aoun, “BM Kadın Birimi tarafından Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da kadın sorunları ve toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine doğrudan çalışmak üzere seçilen 47’den fazla kişiden biri oldum” sözlerine dikkat çekti.

Bugün Maha Aoun, tarih ve siyaset bilimi alanında, “arabuluculuk ve müzakere” odağıyla yüksek lisans yapıyor. Maha Aoun, bu alanın yalnızca akademik bir tercih olmadığını, çatışan taraflar arasında arabuluculuk yapma ve güvenlik sorunlarını ele alma konusundaki saha deneyiminin bir uzantısı olduğunu kaydediyor.

‘En büyük arzum savaşın sona ermesi’

Gelecekte doktora eğitimini tamamladıktan sonra uluslararası çatışma çözümü, elçilikler veya dışişleri alanında çalışmayı hedeflediğini belirten Maha Aoun, en büyük arzusunun ise savaşın sona ermesi olduğunu vurgulayarak, “Ateşkes, Yemen’de ve Taiz’de yaşayan her genç kadın ve erkeğin talebi. Savaşın sona ermesi; güvenli, üretken bir yaşam kurmak ve toplumun tüm üyeleri için değişim yaratmak anlamına geliyor” diye belirtti.

Kadınlar ve gençlere yönelik uzun vadeli planlarını da paylaşan Maha Aoun, “Gençleri ve kadınları güçlendiren, her alanda farkındalıklarını artıran bir destek merkezi kurmayı hedefliyorum. Ekonomik güçlendirme temel bir unsur. Kadınların geçim kaynakları iyileştiğinde, barış inşasına ve siyasi süreçlere katılmayı düşünebilirler” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.