Suriye’de kadınlar artan maliyetler karşısında ayakta kalmaya çalışıyor
Suriye’de kötüleşen yaşam koşulları, kadınları sürekli bir geçim kaygısıyla karşı karşıya bırakıyor. Bu kaygı, kira ve ilaç parasını karşılamaktan sağlık durumlarına uygun temel gıdayı temin etmeye kadar uzanıyor.
RANİM HİLUF
Şam – Ekmek parası kazanma çabası, özellikle kadınlar için beden ve sağlıklarını zorlayan, sürekli bir hayatta kalma mücadelesine dönüşürken, ekonomik zorluklar günlük yaşamda sürekli kaygıya yol açıyor. Suriyeli kadınlar bugün iki kat yük taşıyor. Asgari bir gelir elde edebilmek için güçlerini aşan saatler boyunca ve ağır koşullarda çalışmak zorunda kalan kadınların kazancı ise artan hayat pahalılığı, akaryakıt ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat artışları ve para biriminin dolar karşısında değer kaybetmesi karşısında hızla eriyor.
Şam’daki büyük otellerden birinin temizlik bölümünde çalışan 46 yaşındaki Evsaf Serhan, Hama kentine bağlı Misyaf kırsalından. Sağlık durumuna uygun bir iş bulmak amacıyla 20 yıl önce Şam’a gelen Evsaf Serhan, diyabet hastalığı nedeniyle gözünde oluşan rahatsızlıkla yaşıyor. Şam’daki fırınlardan birinde 10 yıl boyunca yıllık sözleşmeyle çalışan Evsaf Serhan, Baas rejiminin düşmesinin ardından işten çıkarıldı.
‘Kazancımın yarısını bir odanın kirasına veriyorum’
Ardından geçici işlerde çalışmaya başlayan Evsaf Serhan, “Şu anda 1 milyon 500 bin Suriye lirasını geçmeyen bir ücretle çalışıyorum ve kazancımın yarısını Şam’daki gecekondu bölgelerinden birinde yaşamaya elverişli olmayan bir odanın kirasına veriyorum. Son fiyat artışları geçimimizi daha da zor hale getirdi. Maaşımdan geriye her ay 750 bin lira kalıyor. 300 bin liraya ilaç almam gerekiyor. 450 bin lirayla nasıl yaşayabilirim? Şeker hastası bir kadın olarak nasıl uygun bir diyet uygulayabilirim? Buna rağmen açlığımı gidermek için ek bir iş arıyordum. Ancak bugün benzin ve mazot fiyatlarının artmasının ardından her şey zamlandı, karar çıkar çıkmaz her şey yükseldi” sözlerine dikkat çekti.
‘Kadınların ekonomik durumu istikrarsız’
12 Eylül’de ilgili makamlar akaryakıt fiyatlarını artırma kararı aldı. Suriye sokaklarında tepkiyle karşılanan kararın ardından ülkenin birçok kentinde protestolar düzenlendi ve birçok vilayette eylemlere kadınlar öncülük etti.
Kadınların ekonomik durumunu değerlendiren gazeteci Arub Hamud, “Kadınların ekonomik durumu şu anda istikrarsız. Özellikle evdeki maddi imkanların eğitim, ev ihtiyaçları ve temel gereksinimler arasında adil şekilde dağıtılmasından sorumlu oldukları için çok zor bir ekonomik durumla karşı karşıyalar. Bu nedenle üzerlerindeki yük katmerli ve ağır. Fiyat artışlarından ilk etkilenenler de kadınlar. Kadınların büyük çoğunluğu erkekler kadar, hatta erkeklerden daha fazla çalışıyor. Bu nedenle hayat pahalılığına ve geçim güvencesinin olmamasına karşı çıkma hakları var” diye belirtti.
‘Kadınlar hem iç hem de dış ekonominin koruyucularıdır’
Kadının rolünün geçmiş yıllarda olduğu gibi bugün de etkili olduğunu kaydeden Arub Hamud, “Suriyeli kadınlar, kuşatma ve bombardıman dönemlerinde zor ve ağır koşullarda çocuklarını yetiştirdi, korudu ve çalıştı. Tüm bu olaylar sırasında elindeki imkanlarla kendisinin ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılamayı başardı. Dolayısıyla bugün fiyatlar ve ekonomik maliyetlerle ilgili sivil hareketlilik kadınlar olmadan tamamlanamaz. Çünkü kadınlar hem iç hem de dış ekonominin koruyucularıdır” sözlerine dikkat çekti.
Kadınların durumunun iyileştirilmesi ve idari makamlara erişimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan Arub Hamud, hayatın farklı alanlarındaki yönetimlerin çoğunlukla erkeklerin elinde olduğunu ve bu nedenle erkeklerin maaşlarının daha yüksek olduğunu sözlerine ekledi. Arub Hamud, “Bir çözüm aranmalı. Kadınlara sahip oldukları deneyimlere uygun iş fırsatları sağlanmalı” çağrısında bulundu.
‘Kadınların daha fazla fırsata ihtiyacı var’
Psikiyatrist ve sivil aktivist Gına Necati de, kadınların ekonomik durumunun tartışılan konulardan biri olduğunu söyledi. Gına Necati, “Bazıları kadınların erkeklerin fırsatlarını aldığını, bazıları ise kadınların haklarını alamadığını söylüyor. Ancak gerçek şu ki kadınların erkeklerle adaleti sağlamak için daha fazla fırsata ve kendilerini destekleyen yasalara ihtiyacı var. Araştırmalar, kadınların iş gücü piyasasındaki oranının erkeklerden daha düşük, erkeklerin ücretlerinin ise kadınlardan daha yüksek olduğunu gösteriyor. Toplumsal cinsiyet kaynaklı sorunlar ve kadınları destekleyen yasaların bulunmaması da bu sorunlar arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.
Ekonomik güvencenin kadınların öncelik vermesi gereken en önemli konulardan biri olduğuna dikkat çeken Gına Necati, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kadın, babası da dahil olmak üzere herhangi bir kişiye bağımlı olmadığını hissetmeli. Bu, kendisini kanıtlamasına, toplumun ve ailenin etkin bir üyesi olduğunu göstermesine ve ailesine destek olmasına yardımcı olur. Kadın, kendisine, yeteneklerine, uzmanlık alanına ve zamanına uygun işi seçme hakkına sahip. Çok sayıda araştırma, çalışan kadınların zamanlarını düzenleyebildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle tüm kadınlar, başlangıçta eğitim amacıyla olsa bile iş gücü piyasasına girmeli ve ardından iş aramalı. Bunun zaman alması önemli değil.”