Güney Libya’da akaryakıt kuyrukları: Ek maliyeti kadınlar üstleniyor
Güney Libya’da devam eden yakıt krizi, kadınların saatlerce kuyruklarda beklemesine ve uzun mesafeler kat etmesine neden olurken, sınırlı yakıt miktarı kadınların iş, sağlık ve aile sorumluluklarını yerine getirmesini zorlaştırıyor.
Libya – Güney Libya’da eylül ayı boyunca akaryakıt tedarikinde yaşanan sorunlar devam ederken, birçok kadın için benzin almak günün tamamını alan bir sürece dönüştü. Bazı istasyonlarda kadınların araçlarına yakıt doldurması için haftanın yalnızca bir gününün ayrılması, uzun kuyruklara ve saatlerce beklemelere neden oluyor. Kadınlar ayrıca yakıt miktarlarının yetersizliğinden ve bekleme noktalarında temel hizmetlerin bulunmamasından şikayet ediyor.
Bu sıkıntı, Libya Ulusal Petrol Pazarlama Şirketi Brega’nın güney bölgesine yakıt tedarikinin sürdüğünü açıklamasına rağmen yaşanıyor. Şirket, mevcut yakıt miktarı ve dağıtım programına göre bölgeye günlük yaklaşık 1 milyon litre yakıt dağıtıldığını belirtti. Brega ayrıca 24 Eylül’de yaklaşık 1,31 milyon litre yakıtın Sibha deposuna aktarıldığını, 26 Eylül’de ise yeni bir sevkiyattan 5 milyon litrenin güney bölgesinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere ayrıldığını duyurdu. Ancak yeni sevkiyatların ulaşması, kuyruklarda bekleyen kadınlar açısından krizin etkisinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Çünkü sorun onlar açısından yalnızca yakıtın bulunmasıyla değil, dağıtım yöntemi, uzun bekleme süreleri ve bunun iş ile günlük yaşamda yarattığı aksamalarla da ilgili.
Akaryakıt istasyonlarında kadınların uzun bekleyişi
Ayşe Abdurrahim, kadınlara haftanın bir gününün ayrılmasının, yakıt miktarının sınırlı olması ve bekleme sürelerinin uzunluğu nedeniyle sorunu çözmediğini belirtti. Bazı kadınların sabah saat 07.00’den itibaren akaryakıt istasyonlarında beklemeye başladığını ve öğle ya da akşam saatlerine kadar sıra beklediğini ifade eden Ayşe Abdurrahim, bazı kadınların ise uzak bölgelerden ve köylerden geldiğini, bunun da bekleme süresinin yanı sıra ulaşım mesafesi ve maliyetini artırdığını söyledi.
Hemşire Ayşe Abdurrahim, “Akaryakıt istasyonlarının önünde saatlerce beklemek doğrudan işimi etkiliyor. İşe ulaşmamı bekleyen hastalar var ve onların sağlık hizmetine erişimi de benim işe zamanında ulaşmama bağlı. Aldığımız sınırlı miktardaki yakıt, özellikle ev, iş ve okul arasında gidip gelen kadınların günlük ulaşım ihtiyaçlarını her zaman karşılamıyor. Bu nedenle bazı kadınlar, ihtiyaç duyduklarında, özellikle düzenli olarak hastaneye gitmesi gereken hastaların bakımında, paralel piyasadan yakıt almak zorunda kalıyor” dedi.
‘Güneyde birçok kadın için araç bir lüks değil’
Düzenli olarak diyaliz seanslarına gitmesi gereken bir hastanın durumuna dikkat çeken Ayşe Abdurrahim, yakıtın istikrarlı şekilde bulunmaması nedeniyle hastaneye düzenli ulaşımın daha da zorlaştığına dikkat çekti. Ayşe Abdurrahim, “Güneyde birçok kadın için araç bir lüks değil; çalışmak, sağlık ve eğitim kurumlarına ulaşmak ve ailenin ihtiyaçlarını karşılamak için bir gereklilik. Bazı kadınlar iş yerlerine ulaşmak için uzun mesafeler kat ediyor. Bazıları ise çocuklarını okula götürmek veya hasta ve yaşlı aile bireyleriyle ilgilenmek zorunda. Bu nedenle yakıt sıkıntısı, kadınların günlük yaşamını doğrudan etkiliyor” ifadelerinde bulundu.
Yakıt dağıtımının kadınların ikamet ettiği bölgelere göre düzenlenmesinin yaşanan sıkıntıları azaltabileceğini söyleyen Ayşe Abdurrahim, kadınların kendilerine ayrılan istasyonlara ulaşmak için uzun mesafeler kat etmek yerine, ikamet ettikleri yere yakın istasyonlardan yakıt alabilmesi gerektiğini dile getirdi.
‘Kriz kadınlar için bir endişe kaynağına dönüştü’
Öğretmenler Sendikası Kadın İşleri Birimi üyesi Ayşe Bin Yaqa, yakıt krizinin Sibha ve güney bölgelerindeki kadınlar için giderek büyüyen bir endişe kaynağı haline geldiğini belirtti. Kadınlara haftada yalnızca bir gün ayrılması ve alınabilecek yakıt miktarının sınırlandırılmasının yakıt alabilecekleri anlamına gelmediğini kaydeden Ayşe Bin Yaqa, bazı kadınların saatlerce sıra bekledikten sonra araçlarına yakıt alamadan evlerine dönmek zorunda kaldığını aktardı.
Ayşe Bin Yaqa, “Uzak bölgelerden ve köylerden gelen kadınlar Sibha’ya ulaşarak 12 saati aşan sürelerle beklemek zorunda kalabiliyor. Bekleme sırasında kadınların kullanabileceği umumi tuvaletler ve temel hizmetler bulunmuyor. Aralarında diyabet ve yüksek tansiyon gibi kronik hastalıkları bulunan kadınlar da var. Özellikle güneş altında uzun süre beklemek bu kadınlar için daha da yorucu oluyor” sözlerine dikkat çekti.
Ayşe Bin Yaqa, krizin yalnızca yakıt teminindeki zorluklarla sınırlı kalmadığını, bazı kadınların işlerini sürdürmesini ve ailelerinin geçimini sağlamasını da tehdit ettiğini belirtti. Bazı kadınların sipariş teslimatı yaptığını veya çocukları okula taşıdığını aktaran Ayşe Bin Yaqa, yakıt eksikliğinin bu kadınların çalışmaya devam etmesinin önünde doğrudan bir engel oluşturduğunun altını çizdi.