Gazze’de savaşın gölgesinde eğitim: ‘Sınırsız Okul’
Gazze’de binlerce çocuk yeni eğitim-öğretim yılına yerinden edilme çadırlarında girerken, ‘Sınırsız Okul’ savaş nedeniyle eğitimden mahrum kalan çocuklara eğitim ve psikolojik destek sunmaya çalışıyor.
NAGHAM KARAJEH
Filistin – Gazze Şeridi’nin kuzeyinde eğitim, sabah ziliyle ya da çocukların beton bir okulun kapısı önünde sıraya girmesiyle başlamıyor; kumaş çadırların altında, binlerce öğrenciye yetmeyen az sayıdaki sıra ve tahtanın arasında sürdürülüyor. Savaş öncesinde çocukların eğitim gördüğü okulların büyük bölümü yıkılırken, bir kısmı da yerinden edilenlerin barınma merkezlerine dönüştü. Bu koşullarda “Sınırsız Okul”, çocuklara eğitim görebilecekleri bir alan sunmaya çalışıyor.
Eğitim çadırı olarak faaliyete başladılar
“Sınırsız Okul”da öğretmen ve eğitim sorumlusu olan Neval Ebu Nadi, okulun Mayıs 2024’te kurulduğunu ve Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki ilk eğitim çadırı olarak faaliyete başladığını belirterek, yaklaşık 500 öğrenciyle eğitime başlayan okulda öğrenci sayısının daha sonra bine ulaştığını söyledi. Yerinden edilenlerin bir bölümünün Gazze’nin kuzeyine dönmesinin ardından okulun Cela Caddesi’nden Gazze kentinin batısındaki Ketibe bölgesine taşındığını aktaran Neval Ebu Nadi, öğrenci sayısının da yaklaşık 3 bine yükseldiğini kaydetti. Neval Ebu Nadi, okulun Gazze’nin kuzeyindeki en büyük saha okulu haline geldiğini ifade etti.
Neval Ebu Nadi, güvenli okulların bulunmaması nedeniyle eğitim sürecinin yeniden başlatılmasına duyulan acil ihtiyaçtan dolayı öğrenci sayısının her gün arttığını belirtti. Okul binalarının çoğunun yerinden edilenler için barınma merkezlerine dönüştürüldüğünü aktaran Neval Ebu Nadi, çocukların normal hayatlarından bir parçayı yeniden kazanabilecekleri bir yere ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Eğitim araçlarında yaşanan eksiklikler
Okulun kurulmasının kolay olmadığını aktaran Neval Ebu Nadi, sözlerine şöyle devam etti:
“Başlangıçta son derece sınırlı imkanlarla yola çıktık. İlk günden itibaren paraşüt, branda ve zeminlerin temin edilmesinden eğitim ortamının en temel ihtiyaçlarının karşılanmasına kadar büyük zorluklarla karşılaştık. Kaynaklarımız azdı, ancak Cela Caddesi’ndeki ilk okulu kurmayı başardık. Yaz aylarındaki yüksek sıcaklıklar da karşılaştığımız zorluklardan biriydi. Vantilatör ve batarya temin etmek için sınırlı bağışlara başvurmak zorunda kaldık. Eğitim araçlarında da ilk günden bu yana eksiklik yaşıyoruz. Şu anda okul sıraları ve eğitim tahtaları konusunda çok ciddi bir eksiklikle karşı karşıyayız. İlgili kurumlara bu ihtiyaçların karşılanması konusunda bize destek olmaları çağrısında bulunuyorum. Çünkü öğrenmek isteyen çocukların sayısı mevcut imkanlarımızı aşıyor.”
Kriz okulun fiziki koşullarıyla sınırlı kalmıyor. Çocuklarını derslere göndermeye çalışan aileler de savaşın çoğu ailenin gelir kaynaklarını tükettiği bir dönemde kırtasiye, kıyafet ve eğitim malzemelerindeki fiyat artışları nedeniyle ek bir yükle karşı karşıya kalıyor.
Neval Ebu Nadi, birçok ailenin çocukları için gerekli malzemeleri satın alma gücüne sahip olmadığını belirterek, çocukların okula ihtiyaç duydukları araç gereçler olmadan geldiğini söyledi. Bunun okul ve öğretmenlerin üzerindeki yükü artırdığını aktaran Neval Ebu Nadi, kırtasiye malzemelerinin temin edilmesinin artık eğitimin temel bir parçası haline geldiğine dikkat çekti.
700 bin çocuk eğitimden mahrum kaldı
Bu anlatım, UNICEF’in Mayıs 2026’da yayımladığı raporda yer alan verilerle de örtüşüyor. Rapora göre Gazze’de 4-17 yaş arasındaki yaklaşık 700 bin çocuk, yaklaşık üç eğitim-öğretim yılı boyunca örgün yüz yüze eğitimden mahrum kaldı. Yaklaşık 420 bin çocuk, yani her beş çocuktan üçü, yüz yüze eğitime hiçbir şekilde erişemedi. Raporda ayrıca okul binalarının yaklaşık yüzde 98’inin zarar gördüğü, yüzde 93’ünden fazlasının ise büyük çaplı rehabilitasyona veya tamamen yeniden inşa edilmeye ihtiyaç duyduğu belirtildi. Öğrenme alanlarına ulaşmanın taşıdığı risk de çocukların eğitim hakkına erişimini zorlaştırıyor. UNICEF, yaklaşık 60 milyon ton enkazın yolları kapattığı ve enkaz arasında patlayıcı kalıntılarının bulunduğu uyarısında bulundu. Bu durum, birçok bölgede çocukların eğitim alanlarına ulaşmasını güvensiz hale getiriyor. “Sınırsız Okul”da çalışanlar, sıra ve kitap eksikliğinin yanı sıra savaşın çocuklar üzerindeki bir diğer ağır etkisiyle de mücadele ediyor. Çocuklar, eğitim çadırlarına savaşın neden olduğu psikolojik travmaları da beraberlerinde getiriyor.
Çocukların travmayla başa çıkmalarını önceliyorlar
Neval Ebu Nadi, bombardıman, uçak sesleri ve çevrelerindeki tehlikeler nedeniyle çocukların okula gelmesinin kolay olmadığını belirterek, “Ancak okula gelmek, devam etme konusunda bir meydan okuma ve kararlılık mesajıdır. Birçok çocuk babasını, annesini veya ailesinden bireyleri kaybetti. Bazıları bir çocuğun dayanma kapasitesini aşan görüntülere tanık oldu” dedi. Bu vakaların takip edilmesi için psikologların her gün okulda bulunmasının gerekli olduğunun altını çizen Neval Ebu Nadi, okulun çocuklara yalnızca bilgi kazandırmadığını, aynı zamanda onları geçici olarak korku ve baskı ortamından çıkardığını söyledi. Okulun çocuklara psikolojik olarak rahatlamaları ve akranlarıyla etkileşim kurmaları için bir alan sunduğunu aktaran Neval Ebu Nadi, bunun çocukların travmayla başa çıkma becerileri üzerinde büyük bir fark yarattığını ifade etti.
İnsan hakları açısından çocukların eğitimden mahrum bırakılması veya eğitime erişimlerinin tehlikeye atılması, Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 28. maddesiyle güvence altına alınan temel bir hakkın ihlali anlamına geliyor. Söz konusu madde, devletleri çocuklara fırsat eşitliği temelinde eğitim sağlamakla yükümlü kılıyor. Uluslararası insancıl hukuk da çocuklara özel koruma sağlanmasını ve çatışma koşullarında eğitimlerinin devam etmesini güvence altına alıyor. Bu nedenle eğitim ortamının çökmesi ve güvenli öğrenme alanlarının bulunmaması, çocukların hakları açısından ciddi sonuçlar doğuruyor ve geleceklerini etkiliyor.
Öğretmenler gönüllü çalışıyor
Sınırlı kaynaklara rağmen “Sınırsız Okul”, çeşitli ortaklıklar aracılığıyla çalışmalarını sürdürmeye çalışıyor. Neval Ebu Nadi, projenin kişisel bir girişim olarak başladığını, daha sonra destek çevresinin çeşitli kurumları kapsayacak şekilde genişlediğini söyleyerek, son olarak UNICEF’in ortaklarından biri olan “El-Nizak” Vakfı ile mevcut ortaklığa ulaştıklarını aktardı.
Neval Ebu Nadi, mevcut desteğin 4. sınıftan 9. sınıfa kadar olan öğrencileri kapsadığını kaydederek, “Mevcut destek 4. sınıftan 9. sınıfa kadar olan sınıfları kapsıyor. Bazı öğretmenlere teşvik ödemeleri yapılmasını, kırtasiye malzemelerinin bir bölümünün, iki eğitim çadırının ve bazı brandaların temin edilmesini içeriyor. Ancak anaokulundan 3. sınıfa kadar olan dönem hala destek sağlayan bir kurumdan yoksun. Buradaki öğretmenler bugüne kadar her gün gönüllü olarak çalışıyor” sözlerine yer verdi.
Neval Ebu Nadi, desteğin devam etmemesinin eğitimdeki açığı daha da büyütmesinden endişe duyduğunu vurgulayarak, özellikle temel eğitime ve aynı zamanda psikolojik bakıma ihtiyaç duyan daha küçük yaştaki çocukların bu durumdan etkilenebileceğine dikkat çekti.