Kadın rehberler Cezayir’in kültürel mirasını dünyaya tanıtıyor
Cezayir’de kadınlar, turizm sektöründe rehberlik, içerik üretimi ve tur organizasyonu gibi alanlarda rol alarak hem mesleki hem de toplumsal görünürlüklerini artırırken, kültürel mirası tanıtan çalışmalarıyla ülkenin turizm potansiyeline katkı sunuyor.
RABİA HURAYS
Cezayir – Cezayirli kadınlar, konaklama, ulaşım ve eğlence hizmetlerini koordine ederek turizm gezileri düzenleyen ve sektörün önemli aktörleri haline gelen isimler arasında yer alıyor. Aynı zamanda tur rehberi olarak görev yaparak turistlere eşlik ediyor ve bilgilendirme sağlıyorlar. Böylece hem geleneksel toplumsal normlara hem de güvenlik ve mevsimsel risklere meydan okuyorlar.
Kasbah’tan başlayan rehberlik hikayesi
1992 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Cezayir Kasbahı’nda rehberlik yapan Turizm ve Otelcilik Alanında Uzmanlaşmış Mesleki Eğitim Ulusal Enstitüsü mezunu Maryam Chlihi, bu alana giriş hikayesini anlattı. Sürece “Nas El Casbah” (Kasbah Halkı) adlı gönüllü gençlik grubuyla başladığını söyleyen Maryam Chlihi, bu girişimin tarihi şehri yeniden canlandırmayı amaçladığını kaydetti.
Tarihi mirasın gönüllü savunuculuğundan profesyonelliğe
Maryam Chlihi, tarihe ve kültürel mirasa duyduğu ilginin kendisini Kasbah’ta uzmanlaşmış bir rehber olmaya yönlendirdiğini belirtti. Kasbah’ın dar ve labirent gibi sokakları, süslü ahşap balkonlara sahip beyaz Osmanlı döneminden kalma evleriyle dikkat çektiğini ifade eden Maryam Chlihi, bölgenin zengin tarihine de vurgu yaptı. Maryam Chlihi, Kasbah’ta yer alan Dey Sarayı ve 1791 yılında inşa edilen Dar Hasan Paşa gibi önemli yapılar ile alt kesimde, deniz kıyısında Boulevard de la Marine hattı boyunca uzanan Ulu Cami ve Ketchaoua Camii gibi tarihi ibadet yerlerinin bölgenin kültürel mirasını oluşturduğunu dile getirdi.
Erkek egemen sektörde yer açma mücadelesi
Bir zamanlar tamamen erkek egemen bir alan olarak görülen bu sektöre girebilmek için büyük bir çaba sarf ettiğine dikkat çeken Maryam Chlihi, süreç boyunca kendisi için önemli bir rol model olmayı başardığını ifade etti. Korkularını aşarak yeteneklerini geliştirmeye odaklandığını belirten Maryam Chlihi, turizm sektöründe kendini kanıtlamak için “yoğun bir mücadele verdiğini” vurguladı.
Konstantin’den yükselen kadın rehberler
• Bugün Kasbah ve Cezayir’deki diğer tarihi kasbahlar ile sarayların kültürel ve tarihi mirasını tanıtan bir rehber olarak görev yapan Maryam Chlihi, aynı zamanda bu mirasın elçilerinden biri olarak çalışıyor. Yabancı turistlere doğru ve güvenilir bilgi sunmaya özen gösteren Maryam Chlihi, ülkenin turizm potansiyelini artıran ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan turların organize edilmesi ve yönetilmesinde de aktif rol üstleniyor.
Konstantin’de tur rehberi olarak görev yapan Shahrazad Manea ise, aynı şehirdeki Ulusal Uzmanlaşmış Turizm ve Otelcilik Enstitüsü mezunu olup turizm pazarlaması alanında yüksek lisans derecesine sahip. Beş yılı aşkın deneyimiyle bu alandaki zorluklara karşı gösterdiği sabır, azim ve kararlılıkla öne çıkan Shahrazad Manea, sektörün güçlü isimlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Shahrazad Manea, araştırma yapmaya, müzeleri gezmeye ve eski uygarlıklar hakkında belgeseller izlemeye büyük ilgi duyduğunu belirterek, “Bu alandaki yolculuğum 2020 yılında yerel tur rehberliği uzmanlığının tanıtılmasıyla başladı. Bir yarışmaya katıldım ve grubumda en iyi performans gösterenler arasında yer aldım. Oradan itibaren tur ve kültür rehberi olarak kariyerim başladı” ifadelerinde bulundu.
Bilgi, sabır ve mücadele: Rehberliğin görünmeyen yönü
Shahrazad Manea, tur rehberi olarak görevlerine ilişkin şunları söyledi:
“Bir tur rehberinin, varış noktası ve tarihleri belirlemek de dahil olmak üzere bir güzergah hazırlamak, konaklama rezervasyonu yapmak ve doğru tarihî ve kültürel bilgiler sağlamak gibi birçok sorumluluğu vardır. Bir tur rehberi, geçmiş uygarlıkların hikayelerini anlatan bu zamansız anıtlar hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Ayrıca bir rehberin sahip olması gereken nitelikler de vardır, örneğin yeteneklerine, becerilerine ve kararlarına olan inanç, yani özgüven ve esnek ve sabırlı olmaktır. Bu iş gerçekten çok zor. Engeller sayısız. Örneğin bazı gençlerin kötü davranışları ve en büyük zorluklardan biri toplumun bazı kesimlerinde turizm bilincinin eksik olmasıdır.
Konstantin ve tarihi özelliklerine gelince, burası antik kentlerin harika bir örneğidir. Antik kaya şehri olarak bilinen bu şehrin büyüklüğünü anlatmaya kelimeler yetmez. Gökyüzünden baktığınızda, gökyüzü ile yeryüzü arasında asılı duran bir şehir olduğunu hayal edersiniz. Şehrin kalbi olan ve gün boyu, ay boyu ve yıl boyunca hayat dolu olan Çarşı gibi birçok önemli turistik mekana ev sahipliği yapar. Ayrıca şehir genelinde Sidi M’Cid Köprüsü (Halat Köprüsü veya Hastane Köprüsü) ve Sidi Rached Köprüsü gibi tarihi köprüler bulunuyor. Ahmed Bey Sarayı ve 2 Kasım 1934’te açılan, Sidi M’Cid’in en yüksek tepesinde yer alan Konstantin Şehitler Anıtı da şehrin önemli simgeleri arasında yer alıyor.”
‘Turizmi tanıtmanın en etkili yolu bilgilendirici turizm gazeteciliği’
Turizm tanıtımında uzmanlaşmadan önce ülkesinin doğal güzellikleri ve kültürel mirasına yoğun ilgi duyan Şiraz Dalala da, bu tutkusunu medya alanındaki deneyimiyle birleştirerek kariyerine yön verdi. Yaklaşık 2,5 milyon kilometrekarelik yüzölçümüyle Cezayir’i adeta bir kıta olarak gördüğünü belirten Şiraz Dalala, turizmi tanıtmanın en etkili yolunun bilgilendirici turizm gazeteciliği olduğunu vurguladı. Şiraz Dalala, medya ve turizmi bir araya getirerek ülkesinin kültürel ve turistik değerlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.
Eski bir gazeteci ve haber sunucusu olduğunu, aynı zamanda Cezayir’de turizm tanıtımı alanında aktivistlik yaptığını ifade eden Şiraz Dalala, “Medya ve turizmi birleştiren bu yol, hem medya deneyimim hem de Cezayir’in kültürel mirası ve turistik yerlerine olan ilgim sayesinde beni turizm sektörüne daha da yaklaştırdı” dedi.
Podcast ile turizm anlatısında yeni bir alan
Cezayir’de turizmi yalnızca şehirleri tanıtmak olarak değil, kültürel ve ekonomik bir sektör olarak ele aldığını vurgulayan Şiraz Dalala, ülkenin ilk turizm podcast’i olan “Safar Al Kalam”ın kurucusu olduğuna dikkat çekti. Şiraz Dalala, “Başlangıçta Cezayir içinde seyahat etmek ve farklı bölgelerini keşfetmek benim için gerçek bir tutkuydu. Şehirlerin tarihi ve yerel mirasıyla ilgileniyordum. Medya geçmişimi kullanarak bu tutkumu, Cezayir’in güzelliğini ve çeşitliliğini yansıtan turizm içeriklerine dönüştürmeye çalıştım” ifadelerinde bulundu.
Şiraz Dalala, podcast başlatma fikrinin turizmi yalnızca destinasyonları tanıtma açısından değil, aynı zamanda sektörün deneyimlerini ve karşılaşılan zorlukları tartışmak için bir alan oluşturma amacıyla ortaya çıktığını söyledi. Şiraz Dalala, Podcast’lerin, dijital medyadaki hızlı içerik akışından farklı olarak konuların daha derinlemesine ele alınmasına imkan tanıdığı için etkili bir medya aracı haline geldiğini vurguladı. Asıl amacının Cezayir’de turizmi diyalog ve hikaye anlatımı üzerinden sunmak olduğunu ifade eden Şiraz Dalala, “Dinleyicinin daha o yere gitmeden önce bile orayı deneyimlemiş gibi hissetmesini istiyorum” şeklinde konuştu.

Tur rehberliği: Kültürler arasında köprü kurmak
Şiraz Dalala, Cezayirli kadınların tur rehberliği alanında giderek daha fazla yer aldığını belirterek şunları söyledi:
“Önceki yıllarda, sürekli seyahat ve saha çalışması gerektiren yapısı nedeniyle tur rehberliği mesleği daha çok erkeklerle ilişkilendiriliyordu. Ancak son yıllarda tur rehberi, içerik üreticisi ve hatta tur organizatörü olarak bu alanda kadınların giderek daha fazla yer aldığını görüyoruz. Bu meslek doğası gereği hassas ve önemlidir. Tur rehberliği sadece ziyaretçilere eşlik etmek değildir, aslında turist ile bir yerin tarihi, kültürü ve kimliği arasında bir köprü kurmaktır. Aynı zamanda o yerin tarihsel anlatısını sunar, simge yapıların ortaya çıkışındaki kültürel bağlamı açıklar ve ziyaretçinin yerel topluluğun özgün özelliklerini anlamasına yardımcı olur. Kadınlar sosyal ve kültürel kısıtlamalar dahil olmak üzere karmaşık zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Sürekli seyahat ve uzun çalışma saatleri gerektiren saha çalışması da bu mesleğin zorluklarından biri. Ayrıca bu alanda çalışan kadınlarla ilgili bazı klişeler de mevcut. Ancak zamanla birçok kadının başarılı deneyimleri sayesinde bu algı değişmeye başladı.”

Kadın emeğiyle büyüyen turizm potansiyeli
Sözlerinin sonunda Cezayir’de kadın turizminin gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şiraz Dalala, “Son yıllarda dijital medya, birçok kadını turizm içerik üretimi alanına yönlendirmede önemli bir rol oynadı. Bugün herkes seyahat deneyimlerini kolayca paylaşabiliyor ve yeni yerler keşfedebiliyor. Bu da kadınların turistik yerleri tanıtmasına büyük katkı sağladı. Özellikle Cezayir’in doğal ve kültürel çeşitlilik açısından çok zengin bir ülke olması, iç turizmin önemine dair farkındalığı da artırıyor. Cezayir’de turizmin hala büyük bir potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. Bu alanda kadınların varlığı ise ister tur rehberliği, ister içerik üretimi, ister akademik araştırma olsun, sektöre gerçek bir değer katıyor” diye belirtti.