Bağdat’ta kadın örgütlerinden eşitlik ve barış için ortak yol haritası çağrısı
Bağdat’ta bir araya gelen kadın örgütleri ve ağları, eşitlik ve kalıcı barış için ortak mücadele mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
RAJA HAMİD RASHİD
Bağdat- Irak’ta kadın hakları alanında faaliyet yürüten örgütler ve kadın ağları, eşitlik ve kalıcı barış mücadelesinde ortak hareket etmenin yollarını tartışmak üzere Bağdat’ta bir araya geldi. Kadın örgütleri arasındaki işbirliğini güçlendirmeyi ve ortak mücadele mekanizmaları oluşturmayı amaçlayan konferansta, kadınların karar alma süreçlerine katılımından toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, dijital şiddetten ekonomik ve siyasi engellere kadar birçok konu ele alındı.
Kadın Barış Ağı (WPN) ile Kadınları Güçlendirme Örgütü (WEO) işbirliğinde, Bağdat’ta “Kadın Hakları Alanında Çalışan Örgütler ve Ağlar Arasında Ortak Önceliklerin Güçlendirilmesi, Koordinasyon ve Sürdürülebilir Savunuculuk” başlığıyla koordinasyon konferansı düzenlendi.
Bağdat, Irak’ın farklı vilayetleri ve Başûr Kürdistan Bölgesi’nden sivil toplum örgütlerinde faaliyet yürüten kadın aktivistlerin katıldığı konferansta, kadın örgütleri arasında ortak bir çalışma çerçevesinin oluşturulması ve kolektif mücadelenin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.
Kadınların ortak mücadele gündemi tartışıldı
Aktivist İntisar Meyali’nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen konferans, “Ortaklıktan Etkiye: Eşitlik ve Kalıcı Barış İçin Feminist Bir Gündeme Doğru” sloganıyla düzenlendi.
Konferansta üç temel başlık üzerinde duruldu. İlk oturumda kadınların mevcut durumu ve ortak çalışma önceliklerinin değerlendirilmesi ele alınırken, ikinci oturumda kadın örgütleri arasındaki ortaklıkların sürdürülebilirliği, karşılaşılan fırsatlar ve zorluklar tartışıldı. Üçüncü oturumda ise kadın sorunlarına ilişkin politikalarda etkili olabilmek amacıyla ortak koordinasyon ve savunuculuk mekanizmalarının güçlendirilmesi üzerinde duruldu.
Azınlıklar Birliği Mütevelli Heyeti Üyesi ve Kadın Barış Ağı Temsilcisi Waylet Korkis, yaptığı konuşmada konferansın kadın hakları ve insan hakları alanında çalışan yerel ağlar ile sivil toplum örgütleri arasında diyalog, koordinasyon ve deneyim paylaşımı için ortak bir alan oluşturmayı hedeflediğini belirtti.
Kadın örgütlerinin karşı karşıya olduğu ortak sorunların aşılmasında dayanışmanın önemine dikkat çeken Waylet Korkis, işbirliği mekanizmalarının daha etkili hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. Waylet Korkis, Irak’taki kadın örgütlerinin eşitlik ve kalıcı barış hedefi doğrultusunda daha kapsamlı bir feminist gündem oluşturabilmesi için kolektif çalışmanın güçlendirilmesinin önemini vurguladı.
‘Kadınların karşılaştığı zorluklar daha karmaşık hale geldi’
Kadınları Güçlendirme Örgütü Sorumlusu Suzan Arif ise kadın örgütleri arasındaki ilişkilerin yalnızca bilgi paylaşımı ve koordinasyonla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti.
Bu süreçte ortaklıkları daha ileri bir aşamaya taşımayı hedeflediklerini dile getiren Suzan Arif, kadınların yaşamlarını ve haklarını doğrudan etkileyen politika, karar ve uygulamalar üzerinde değişim yaratabilecek kolektif bir mücadeleye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Irak’ta kadın hakları mücadelesinin önünde hala uzun bir yol bulunduğunu belirten Suzan Arif, kadınların hukuki, ekonomik, toplumsal ve siyasi alanlarda karşılaştığı sorunların giderek daha karmaşık ve iç içe geçmiş bir hal aldığını söyledi. Suzan Arif, uluslararası bağışçıların önceliklerinin değişmesi ve mevcut kaynakların azalmasının da sivil toplum örgütleri açısından yeni sorunlar yarattığına dikkat çekti. Bu durumun kadın örgütlerinin çalışmalarını sürdürme, kurumsal devamlılıklarını sağlama ve toplumsal değişim yaratma kapasitelerini olumsuz etkilediğini vurguladı.
Kadın örgütleri ortak yol haritasını ele aldı
Konferansın oturumlarında, Irak’ta yaşanan güncel gelişmelerin kadın hakları üzerindeki etkileri değerlendirildi. Daha önce belirlenen ortak hedefler doğrultusunda kaydedilen ilerlemeler gözden geçirilerek kadın örgütlerinin birlikte mücadele edebileceği en acil sorunların belirlenmesi üzerinde duruldu.
Katılımcılar, kadın örgütlerinin faaliyet yürüttüğü mevcut koşulları değerlendirerek ortak çalışmaların sürdürülebilirliğini sağlayacak olanakları tartıştı.
Kamu politikalarının değiştirilmesinde kadın örgütlerinin üstlenebileceği rol, devlet kurumları ile ulusal ve uluslararası kuruluşlarla kurulabilecek ortaklıklar da konferansın gündeminde yer aldı. Bağışçıların önceliklerindeki değişiklikler ve kaynakların sınırlı olması karşısında kadın hareketinin çalışmalarını nasıl sürdürebileceği tartışılırken, yerel ve ulusal kadın ağları arasındaki koordinasyonun artırılması gerektiği vurgulandı.
Katılımcılar, mevcut deneyim ve kaynakların ortak kullanılması, çalışmaların tekrarlanmasının önlenmesi ve ilk oturumda belirlenen iki öncelikli konu etrafında somut ittifaklar kurulması konusunda görüş alışverişinde bulundu.
Dijital şiddet ve nefret söylemi gündeme geldi
Konferansta kadınların ve aktivistlerin dijital alanlarda karşı karşıya kaldığı şiddet, taciz ve nefret söylemi de kapsamlı biçimde ele alındı.
Dijital şiddet ve nefret söylemiyle mücadelede mevcut hukuki ve kurumsal mekanizmaların değerlendirildiği oturumda, kadınların sivil toplum çalışmalarına güvenli biçimde katılabilmesini sağlayacak politikalar tartışıldı.
Bu kapsamda “Güvenli Bir Sivil Alan İçin Kurumsal Politikalar” başlıklı bir çalışma sunuldu. Çalışmada, kadınların ve aktivistlerin katılımını koruyan güvenli sivil toplum örgütleri ve ağlarının oluşturulması gerektiği vurgulandı.
Örgüt içi davranış kuralları, cinsel tacizle mücadele politikaları, nefret söyleminin önlenmesi ve sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemeler üzerinde duruldu. Bu politikaların yalnızca yazılı belgelerde kalmaması, kurumların günlük işleyişine yansıtılarak kadınlar açısından güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması gerektiği belirtildi.
Ortak savunuculuk kampanyası çağrısı
Konferansın son bölümünde gerçekleştirilen açık tartışmada, sunulan çalışmadaki önerilerin somut uygulamalara nasıl dönüştürülebileceği değerlendirildi. Kadın örgütleri ve ağları arasında ortak bir savunuculuk kampanyasının geliştirilmesi, birlikte hareket edilmesi gereken öncelikli alanların belirlenmesi ve ilgili kurumlara yönelik önerilerin oluşturulması üzerinde duruldu.
Katılımcılar, kadın hakları mücadelesinde kalıcı sonuçlar elde edilebilmesi için örgütler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi ve ortak politikaların uygulamaya geçirilmesinin önemine dikkat çekti.