Şiddete karşı eylem: Bir kadının katledilmesinden daha büyük utanç olur mu?

Ayfer Çakmak’ın katledilmesi sonrası Amed’de bir araya gelen kadınlar, “Bir kadının katledilmesinden daha büyük utanç olur mu?” diye sorarak, kadına yönelik şiddete tepki gösterdi.

Amed - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi öncülüğünde kadın katliamlarına karşı açıklama gerçekleştirildi.

Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesi Dörtyol Kavşağı’nda yapılan açıklamaya DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, DEM Parti, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Tevgera Jinen Azad (TJA) Amed ilçe belediyeleri, kadın örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.

‘Katliamlar karşısında susmayacağız’

DBP İl Eşbaşkanı Ruçem Vefa Elyakut, tüm şiddet ve katliamlara karşı alanlarda olup, seslerini yükselteceklerini belirterek, “Artık yeter. Bu katliamlar karşısında susmayacağız ve sesimizi yükselteceğiz. Kadınların ölümleri bitmeyene kadar her zaman sesimizi yükselteceğiz. Ayfer, Gülistan, Rojinlerin katledilmemesi için alanlarda olacağız. Kadın katliamlarına karşı ‘Jin jiyan azadî’ diyeceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Kadınlar akıntıya karşı mücadele veriyor’

Ardından söz alan Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak ise kentte Ayfer Çakmak’ın da en yakını tarafından katledildiğini anımsattı.  4 kadından ikisinin boşanmak istediği erkekler tarafından katledildiğini aktaran Serra Bucak, “Bu coğrafya yıllardır kadın mücadelesi yürütüyor. Kadına yönelik şiddetle mücadele, kadın katliamların önüne geçme, kadınları şiddetten baskıdan, koca baskısından kurtaracak mekanizmalardan bahsediyoruz. Bu mücadelenin çeşitli aşamaları var. Bugünlere kolay gelinmedi. Kadın mücadelesinde bilinç kolay olmadı. Son 15 yıldır iktidarın politikalarına karşı kadınlar şehir fark etmeden akıntıya karşı mücadele veriyor, rüzgara karşı mücadele veriyor” diye konuştu.

'Yargının üzerinde erkek eli var’

Kadın katliamlarının bireysel değil yapısal bir sorun olduğunu belirten Serra Bucak, “Ne yazık ki bu çalışmalar kadın cinayetlerini durdurmaya yetmiyor. Çünkü bu yapısal bir sorun. Erkeklerin kendilerini kadınların üzerinden kurduğu bir ilişki var. Bu iktidar ilişkisi evlere dahi sirayet etmiş. Yargının üzerinde bir erkek elin var. Baktığımızda 6284’ü uygulamıyor. Barolar kurumlar bunları söylemekten yoruldu ama iktidar duymuyor. Adli yardım, adli destek veriyoruz kadınlar için biz buradayız. Biz bunları yaparken iktidar ‘iyi halli’ midir değil midir diye indirim uyguluyor” ifadelerini kullandı.

Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku dosyalarındaki durumuna da değinen Serra Bucak, “Rojin Kabaiş’in annesi ve babası olmasa ‘intihar’ denilerek bu olay unutulmaya çalıştırılacaktı. Örgütlü toplum ancak şiddeti durdurabilir. Birbirinin yarasını sarar. Bu örgütlü toplum Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş’i yalnız bırakmadı, Ayfer Çakmak’ın da mücadelesini yalnız bırakmayacak. Kadınlar burada ve birbirine sahip çıkacak” şeklinde konuştu.

‘Kadınlar hem kimliği hem yaşamı için mücadele yürütüyor’

Son olarak söz alan DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu ise, Ayfer Çakmak’ın katledilmesine dair bir araya geldiklerini söyledi. Kadın katliamlarının bugün artarak devam ettiğini belirten Halide Türkoğlu, “Kadınlar evlerin içinde en yakınları tarafından katlediliyor. Biz kadınlar 90’lardan bugüne Kürt özgürlük mücadelesini yürütürken aynı zamanda Kadın özgürlük mücadelesini de yürüttük. Bizler o yüzden bir yandan kadın kimliğimizin özgürlük ve eşitli mücadelesini verirken aynı zamanda Kürt halkının özgürlük ve eşitlik mücadelesini yürüttük. Bugün bu ülkede iktidar bakanlıklarıyla, tasarruf tedbirleriyle, cezasızlık politikalarıyla kadına yönelik şiddetin olmadığını iddia ederken bizler yerel yönetimlerde kadınların hayatta kalmasına dönük çalışma yürüttük. Burada kadınlar hem erkek hem devlet şiddetiyle mücadele etti. Erkek-devlet şiddetiyle mücadele eden kadınlar, mekanizmaların nasıl oluşacağına dair karar verdi. Amed’de kadınlar katledilmeyi değil özgür kimliğiyle yaşamayı hak ediyor” diye konuştu.

‘Bir kadının katledilmesinden daha büyük utanç olur mu?’

Amed halkına seslenerek kadınlara yönelik şiddete karşı ortak mücadele çağrısı yapan Halide Türkoğlu, devamında şunları söyledi: “Ben Amed’de yaşayan her bir erkeğe, babaya, kardeşe soruyorum utanç nedir? Bir kadının katledilmesinden daha büyük utanç olur mu? Bir kadının yaşamdan, çocuklarından, geleceğinden uzaklaştırılmasından daha büyük utanç yok mudur? Biz insanlar birbirimizi eşit görmüyorsak birbirimize şiddet uyguluyoruzdur. Bu topraklarda eşitlik mücadelesi verenler haysiyet mücadelesi verdiler. Kadınlarda bizler insanız, eşit olma, özgür olma hakkımızdır diyor. Kadın özgür olduğu zaman bu toplum özgür olacaktır. Kadın katledildiği zaman bu toplum köle olmaya, haysiyetsiz olmaya, geleceksiz kalmaya mahkûm olacaktır. Gelin hep birlikte barışı konuştuğumuz bu dönemlerde önce barışı evlerimizde sağlayalım. Kadınlara düşman olarak değil yoldaş olarak bakalım. Hep birlikte mahallemizde barışı sağlayalım. Burada, kadın kentinde barışı hep birlikte sağlayalım. Bunu yapabilirsek örgütlü bir toplum oluruz. Başta DEM Partinin yerel yönetimlerin, bu kentte yaşayan dernek, STK yönetici, insan hakları mücadelesi verenlerin, esnafların, şoförlerin hepsine sesleniyoruz: Gelin şiddete karşı hep birlikte tavır alalım. Bu utançla yüzleşmek için bu atmamız gereken bir adımdır. Gelin hep birlikte bu mücadeleyi büyütelim.”

Açıklama atılan “Jin jiyan azadî” sloganıyla son buldu.