Tunuslu gazetecilerden baskılara karşı birlik çağrısı

Tunuslu gazeteciler, bağımsız seslere yönelik gözaltı ve baskıların artması üzerine 'gazetecilikte olağanüstü hâl' ilan etti. Gazeteciler, basın alanını kontrol altına alma girişimlerine karşı birlik çağrısı yaptı.

Tunus- Tunus Ulusal Gazeteciler Sendikası, bugün düzenlediği basın toplantısında ülkede basın özgürlüğünün geldiği noktaya dikkat çekerek “gazetecilikte olağanüstü hâl” ilan etti. Toplantıya katılanlar, bağımsız sesleri hedef alan gözaltı ve baskı politikalarına karşı gazetecilerin ortak mücadele yürütmesi gerektiğini vurguladı.

Sendika, gazetecilere yönelik keyfi gözaltılar, baskılar ve tutuklamaların, Tunus halkının yaşadığı sorunların kamuoyuna aktarılmasını engellemeyi amaçlayan bir yıldırma politikası hâline geldiğini belirtti.

“Kuteybe” haber sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Muhammed el-Yusufi'nin, Tunusluların suya erişim hakkını konuşmak üzere bir radyo programına katılmaya giderken gözaltına alınması ise kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Muhammed el-Yusufi'nin özel bir radyo binasının önünde gözaltına alınma biçimi, meslek ve insan hakları çevrelerinde basın özgürlüğüne yönelik baskıların arttığı yönündeki endişeleri güçlendirdi.

Sendika, söz konusu uygulamanın tüm gazetecilik sektörüne yönelik bir gözdağı olduğunu ifade etti. Tunus basınıyla dayanışmak amacıyla uluslararası bir kampanya başlatıldığını da duyuran sendika, gazetecilerin zor koşullar altında ve tutuklanma tehdidiyle çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

'Basın popülist bir baskı süreciyle karşı karşıya'

Tunus Ulusal Gazeteciler Sendikası Yönetim Kurulu üyesi Cihan el-Levati, Muhammed el-Yusufi'nin gözaltına alınış biçiminin basın özgürlüğüne ve ülkedeki özgür seslere yönelik açık bir saldırı olduğunu söyledi.

Gazetecilerin birliklerini güçlendirmesi gerektiğini belirten Cihan el-Levati, gazetecileri ve aktivistleri hedef alan elektronik kampanyalara dikkat çekti. Sendikaya ulaşan tehdit ve taciz bildirimlerinin büyük bölümünün gerçek kimliği belirsiz sosyal medya hesaplarından geldiğini ifade etti.

Dijital medya üzerinden yürütülen karalama ve yıldırma kampanyalarının yalnızca mevcut iktidar dönemine özgü olmadığını belirten Cihan el-Levati, bu yöntemin geçmişteki farklı yönetimler döneminde de gazetecileri, aktivistleri ve eleştirel sesleri susturmak amacıyla kullanıldığını kaydetti.

Özel ve kamu medya kuruluşlarının da çeşitli yasal düzenlemeler nedeniyle mesleki çalışmalarını sürdürmekte zorlandığını ifade eden Cihan el-Levati, basın özgürlüğüne yönelik baskıların ülkedeki genel toplumsal ve ekonomik kriz ortamından bağımsız olmadığını dile getirdi.

Elektrik ve içme suyu kesintileri gibi temel sorunların halkın günlük yaşamını giderek zorlaştırdığına dikkat çeken Cihan el-Levati, gazetecilerin bu sorunları kamuoyuna taşımasının engellenmeye çalışıldığını söyledi.

Basın özgürlüğünün sınırlandırılmasının ve bağımsız seslerin hedef alınmasının kamusal alanı kontrol altına almayı ve çoğulcu yapıyı ortadan kaldırmayı amaçladığını belirten Cihan el-Levati, ifade özgürlüğü ve demokrasinin korunması için gazetecilerin birlik içinde hareket etmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

'Hedef sadece bir gazeteci değil, tüm basın'

“Kuteybe” platformunda gazetecilik yapan Rehap el-Huvat da Muhammed el-Yusufi'nin gözaltına alınmasının yalnızca bir gazeteciyi değil, tüm basın sektörünü hedef aldığını ifade etti.

Rehap el-Huvat, Yusufi'nin gözaltına alınış biçiminin Tunus basınının karşı karşıya bulunduğu tehlikeye ilişkin bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek, gazetecilerin Tunus basınını devrim öncesi dönemin koşullarına geri döndürme girişimlerine karşı birlikte mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

Bugün hedef alınanın özgür söz ve bağımsız gazetecilik olduğunu vurgulayan Rehap el-Huvat, gazetecilerin aynı zamanda halkın elektrik, su ve diğer temel haklara erişimi konusunda yaşadığı sorunları gündeme getirdiğini kaydetti.

Tutuklanan bazı gazetecilerin hâlen cezaevinde bulunduğunu, serbest bırakılanların ise zor koşullarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Tunus Ulusal Gazeteciler Sendikası, basın toplantısının ardından Muhammed el-Yusufi ve Tunus basınıyla dayanışmak amacıyla bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüş, Muhammed el- Yusufi hakkında soruşturmanın yürütüldüğü Mali Yargı Kutbu önünde sona erdi.

Muhammed el-Yusufi hakkında kara para aklama ve haksız zenginleşme suçlamalarıyla soruşturma yürütülürken, avukatları söz konusu suçlamaları kesin bir dille reddediyor.