Evîn Ehmed: Entegrasyonun başarısı, halkların dilini ve tarihini korumaktan geçer

Rojava Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Evîn Ehmed, Kürtçenin korunmasının yalnızca dil meselesi olmadığını belirterek, entegrasyon sürecinin başarısının Kürtlerin dili, tarihi ve coğrafyasının tanınmasıyla mümkün olacağını söyledi.

RONÎDA HACÎ

Hesekê – Kürtçe eğitim, bugün ulaştığı seviyeye kolay gelmedi. Bu süreç, yıllar süren yasaklar, inkar ve siyasi engellerden geçerek şekillendi. Kürt halkı; öğretmenlerin, yazarların, aktivistlerin ve ana diline bağlı kalan ailelerin çabalarıyla yeni bir eğitim sisteminin temellerini atmayı başardı. Evlerde ve eğitim merkezlerinde kurulan küçük gruplardan okul, enstitü ve üniversitelerin açılmasına kadar birçok zorlu aşama geride bırakıldı. Bugün Suriye bir entegrasyon sürecinden geçerken, dil, kimlik ve eğitim hakları meselesi yeniden temel gündemlerden biri haline geldi. Bu mesele aynı zamanda Kürtçenin korunması için yıllardır verilen mücadele ve fedakârlıkların değerlendirilmesi açısından da önem taşıyor.

Yasaklardan ana dilde eğitim hayaline

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rojava Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Evîn Ehmed, Suriye tarihi ya da Kürtlere yönelik politikalar incelendiğinde Kürtçenin sürekli yasaklama politikalarıyla karşı karşıya kaldığının görüleceğini belirterek şunları söyledi:

“Çocukluğumuz boyunca evlerimizde sürekli Kürtçenin neden yasaklandığı sorusu konuşulurdu. Okullarda Kürtçe karşısına engeller çıkarılırdı ve ana dilde eğitim görmek bizim için bir hayal ve umut olarak kalırdı.”

Rojava Devrimi ve Kürtçe için kurumsal çalışmaların başlangıcı

Öğretim üyesi Evîn Ehmed, Suriye'de yaşanan krizin başlamasıyla birlikte Kürtlerin kendi statülerini inşa etmeye çalıştığını belirtti. Bu sürecin temel ayaklarından birinin Kürtçenin korunması olduğunu ifade eden Evîn Ehmed, savaş koşullarında Kürt halkının dilinin ve kimliğinin kaybolmaması için çalışmalar yürütüldüğünü belirterek şunları söyledi:

“İlk çalışmalar evlerde, küçük gruplar halinde ve Kürt alfabesinin öğretilmesiyle başladı. Daha sonra Kürt Dil Kurumu (SZK) kuruldu ve eğitim merkezleri açıldı. İmkânların kısıtlı olması nedeniyle birçok grup evlerde ve mahallelerde bir araya gelerek Kürtçe öğreniyordu.”

Okullardan üniversiteye

Evîn Ehmed, 2013 yılında Kürtçe eğitim materyallerinin okullara girmesi için büyük bir mücadele yürütüldüğünü hatırlatarak süreci şöyle anlattı:

“Daha sonra bölgedeki tüm bileşenler için eğitim materyallerinin hazırlanması gerektiği görüldü. 2015 yılında eğitim materyalleri hazırlandı ve öğretmen yetiştirme yüksek okulları açıldı. İlk yüksek okul Hesekê’de Şehîd Çiya adıyla açıldı, ardından Seydayê Tîrêj Enstitüsü kuruldu. Bu temel üzerinde 2016 yılında Rojava Üniversitesi kuruldu. Üniversite bugün bünyesinde 16 fakülteyi barındıran ve Özerk Yönetim eğitim sisteminde öğrenimini tamamlayan öğrenciler için temel akademik merkez haline gelen bir kuruma dönüştü.”

Savaş koşullarında sürdürülen eğitim mücadelesi

Evîn Ehmed, Rojava Devrimi sürecinde eğitim çalışmalarının son derece zor koşullar altında yürütüldüğüne dikkat çekerek şöyle devam etti:

“El Nusra Cephesi'nin, DAİŞ'in ve işgalci Türk devletinin saldırıları ile halen devam eden göç dalgaları birçok engel yarattı. Ancak yurtsever ailelerin ve öğretmenlerin, özellikle de kadınların fedakârlıkları sayesinde eğitim sistemi bugün ulaştığı seviyeye gelebildi.”

Kürtçe yalnızca bir ders konusu değildir’

Şam’daki üniversite eğitimi sırasında Hesekê’de Kürtçe de öğrenen Evîn Ehmed, rejimin üniversitesini bırakarak ana dili koruma çalışmalarına katıldığını söyledi. Tarihini ve coğrafyasını daha iyi tanımak amacıyla bu kararı aldığını belirten Evîn Ehmed, duygularını şu sözlerle ifade etti:

“Yalnızca Kürtçe eğitim görmek, Kürt halkının tarihini, coğrafyasını ve kimliğini korumadan haklarımızı güvence altına alamaz. Amacımız sadece dili öğretmek değil; aynı zamanda Kürt varlığını ve kültürel mirasını koruyup bir kuşaktan diğerine aktarmaktır.”

Entegrasyon sürecinde Kürtlerin birliğine çağrı

Evîn Ehmed, Suriye’de yürütülen entegrasyon sürecine dikkat çekerek, Kürtçenin bugüne kadar Suriye Anayasası’nda resmi bir dil olarak kabul edilmediğini belirtti ve şöyle devam etti:

“Dili, tarihi ve Kürtlerin coğrafyasını eğitim sisteminden uzaklaştırmaya yönelik her girişim, Kürt halkının gerçekliğinin yok sayılmasına yol açar. Bu süreçte hepimizin birlik olması gerekiyor. Dilimizi korumalı ve onu gelecek kuşaklara bir miras olarak bırakmalıyız. Kürtçeyi korumak, Kürt halkının varlığını ve onurunu korumaktır.”