Hepimiz İçin Anayasa Koordinasyonu: Hiçbirimizi geride bırakmıyoruz

Hepimiz İçin Anayasa Koordinasyonu, iktidarın anayasa değişikliği teklifinin oldukça tehlikeli olduğunu belirterek, “Anayasa değişikliği teklifi bizatihi anayasanın lağvedilmesidir! Birbirimizin elini bırakmıyoruz! Hiçbirimizi geride bırakmıyoruz!” dedi.

Haber Merkezi- Hepimiz İçin Anayasa Koordinasyonu, iktidarın yapmak istediği anayasa değişikliğine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Tüm topluma ve toplumsal muhalefete çağrı yapılan açıklamada “Gerçeği görüyoruz! Anayasa değişikliğine HAYIR diyoruz!” denildi.

Siyaset sahnesinin bugünlerde oldukça bilindik ama bir o kadar da tekinsiz konusu olan “anayasa değişikliği” ile yine meşgul olduğunun belirtildiği açıklamada, “Evet, bilindik bir gündem ancak bu sefer oldukça tehlikeli ve endişe verici.  Yaşamı, varoluşu ve özgürlüğü hedefine koymuş, yok edici bir arzuya sahip bu değişiklik talebi yine bilindik bir yöntemi kullanıyor: Toplumun bir kesimini diğerinin karşısında açık, çıplak ve savunmasız kılarak eşitsiz ve hiyerarşik bir biçimde ikiye bölüyor” denildi.

‘Toplumda nefret ve kutuplaşmayı anayasal düzleme çekmeyi amaçlıyor’

İktidarın “aileyi korumak” bahanesiyle kutuplaştırmayı artırmak ve toplumun korkularını harekete geçirerek oy devşirmek için araçsallaştırdığı bu anayasa değişikliği teklifinin kadınları ve LGBTİ+’ları hedef aldığına vurgu yapılan açıklamada, “LGBTİ+ yurttaşları ‘sapkın’ olarak nitelendirirken başörtülü kadınlarla LGBTİ+’ları karşıt konumlandırıyor. Kadınlar arasında ise ‘başörtülü-başı açık’ ayrımı yaparak, toplumda nefret ve kutuplaşmayı anayasal düzleme çekmeyi amaçlıyor. Üstelik bu nefreti ve ayrıştırmayı, ailenin korunması ve inanç özgürlüğü üzerinden tartışmaya açarak son derece sinsice yapıyor!” diye kaydedildi.

“Kuklayı değil kuklacıyı görüyoruz! Birbirimize düşmüyoruz” denilen açıklamada, ailenin korunması ile ilgili maddenin, LGBTİ+ yurttaşları ‘sapkın’ diye nitelendirerek ve aileye ‘tehdit’ oldukları ifade edilerek değiştirilmesinin önerildiği belirtildi. Açıklamada, bu ifadenin Anayasaya girmesinin Anayasa eliyle LGBTİ+’lara yönelik nefretin meşrulaştırılması ve şiddetin artması, LGBTİ+’lar şiddete uğradığında faillerin yargılanmadan serbestçe gezebilmesi anlamına geleceğine işaret edildi.

‘Din sadece kadınların bedenleri ve başörtüleri üzerinden tartışılıyor’

Değişiklik ile ayrıca din ve vicdan hürriyetini düzenleyen maddeye de ‘başı açık-başı örtülü kadın’ ayrımı getirildiğinin ifade edildiği açıklamada, “Din ve vicdan özgürlüğü her ne hikmetse yine dönüp dolaşıp sadece kadınların bedenleri ve kadınların başörtüleri üzerinden tartışılıyor! Başörtülü kadınların yıllardır uğradığı haksızlıklar, kendilerine sorulmadan oldu bittiye getiriliyor. Kadınların neden ve nasıl giyindiklerini veya başlarını örttüklerini sorgulamanın önünü açan açıkça ayrımcı bu değişiklik önerisi kadınlara temel hak ve özgürlükleri konusunda bir lütufmuş gibi sunuluyor” diye belirtildi.

‘Hiçbirimizi geride bırakmıyoruz’

Anayasa eliyle muktedirlerin yani erkeklerin kadınların bedenlerine müdahale etmesinin önünün açılacağına dikkat çekilen açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek kadına karşı şiddetle mücadele etmeyeceğini beyan etmiş olanlar, bu değişiklikle kadınları zapturapt altına almanın bir sonraki adımını devreye sokacak! Tüm bireylerin eşitliğini, özgürlüğünü ve yaşam hakkını garanti altına almak için oluşturulmuş bir sözleşmenin bizzat kendisinin ayrımcılık ve şiddet üretmesi anayasanın mantığının ihlalidir; bu anayasa değişikliği teklifi bizatihi anayasanın lağvedilmesidir! Birbirimizin elini bırakmıyoruz! Hiçbirimizi geride bırakmıyoruz!” diye ifade edildi.

‘Anayasa değişikliği teklifini temelden reddediyoruz’

İnce ince örülmeye çalışılan nefrete ve şiddete karşı kendilerinin de ince ince bir aradalığı, sevgiyi, barışı, dayanışmayı ördüklerine işaret edilen açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:

“Hayatlarımızın, bedenlerimizin, inançlarımızın, onurumuzun siyasi malzeme yapılmasına karşı çıkıyoruz. Hiç kimsenin kimliğinden ötürü suçlu veya düşman ilan edilmesine boyun eğmeyeceğiz. Herkes için biricik olan yaşamı; kendisi gibi olmayanlara, davranmayanlara, düşünmeyenlere dar etmeyi hak gören anlayışı reddediyoruz. Biliyoruz, başka bir yaşam mümkün! Her türlü çeşitliliği barındıran kimliklerimizle, fikirlerimizle bir arada var olmak mümkün! Birbirimizle olan bağımız, duygudaşlığımız, hikayemizin ortaklığı, Anayasa’da da olsa fütursuzca yazılan birkaç cümleyle bozulmayacak kadar güçlüdür. Bu anayasa değişikliği teklifini temelden reddediyor, herkesi anayasa değişikliğine HAYIR! demeye çağırıyoruz.”