toplum/yaşam

  • “Mekteba Sor mahşer yeri oldu” 

    Şirin Êzidî bir kadın olarak en ağır işkenceleri yaşadı. Dayak yedi, aç kaldı, defalarca tecavüze maruz kaldı. Şirin yaşadıklarını “cehennem” diyerek tarif ediyor. O anlatıyor biz sözün ve yaşanmışlıkların ağırlığıyla dinliyoruz.

  • “Ben Şirin 15 yaşında IŞİD beni esir aldı” 

    Duyduğumuz tüm hikayelerin toplamına doğru gidiyoruz. Yukarı ve aşağı pazara, dağlara giden yola, seni dağlara taşıyan yolun hemen yamacına ve zikzakların aşağısında şehre açılan yolun ağzındayız. Daha yeni tanıştığımız Şirin ve ailesi de işte tam da burada IŞİD’in eline geçiyor. “Benden bir şey mi gitti. Dönüp arkama babama bakmak istedim. Ama dönemedim. Dönecek gücü kendimde göremedim. Belki de babam hala orada dizüstü oturuyordu. O gün ve sonrasında hiç dönüp babama bakamadım.”

  • Benim hikayem Çiyayê Şengal -4 

    Tüm insanlığa tecavüz ettiler “O odada, biz Êzidî kadınlarına yapılan işkence ve tecavüzler karşısında, tüm insanlık sınıfta kaldı. Ben bu dünyanın bir vicdanı olduğuna inanmıyorum.”

  • Kadın cinayetleri neden sadece izleniyor? 

    Sosyolog Feryal Saygılıgil ülkede yaşanan kadın cinayetlerine neden seyirci kalındığından, sosyal medyada kadın cinayetlerinin yansıma biçimlerine varana kadar bir çok konuyu değerlendirirken; “Kadın cinayetleri kamusal alanda da sıradan görülüyor, tıpkı evde olduğu gibi. Biz hepimiz aynı sınıftan, renkten olmayabiliriz ama aynı şekilde eziliyoruz. Hepimiz kurbanıyız bu sistemin” diyor.

  • Benim hikayem Çiyayê Şengal -3 

    “Bu dünya günahkar, bu dünya bize yapılanlardan sorumlu” Êzidîler tüm dünyanın gözü önünde 3 Ağustos 2014 tarihinde DAİŞ tarafından 74. Ferman’ı yaşarken, saldırılar başladığında henüz 13 yaşında olan Ezda ve ailesi de esir alındı. Tecavüz, işkence başta olmak üzere her türlü zulmü yaşayan ve yaşananlara tanıklık eden Ezda, “Benim yaşadıklarımda hiçbir günahım yok. Beni çocuk oyunlarımdan aldılar ve bu dünyanın vicdanına sığmayacak bir sürü şey yaşattılar. Bunun günahkarı, sorumlusu ben değilim, bu dünya günahkâr, bu dünya bize yapılanlardan sorumlu. Bizimkisi ifadesiz bir acı oldu. Konuşsak da bir faydası yok ki” diyor.

  • Benim hikayem Çiyayê Şengal -2 

    Leyle Celal, mezarların hemen yanında arafta “Yol boyunca yüreğimizde taşıdığımız acının yükü ve yolun zorlukları bizi ölümle yaşam arasında araf çizgisinde tutuyordu. Biz anneler yol boyunca acının yükü altında ezildik, sınıra acılarımızla birlikte ulaştık.”

  • Cumartesi Anneleri: Cezasızlık politikası sürdürülüyor 

    Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 853’üncü haftasında bir araya geldi. Bu hafta gözaltına alındıktan sonra işkence edilerek katledilen, daha sonra ise bir binanın altıncı katından atılarak intihar süsü verilen Süleyman Cihan’ın failleri soruldu.

  • 651. haftada Fahri Balyeci’nin akıbeti soruldu 

    İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, bugün 1996 yılında gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınmayan Fahri Balyeci için bir araya geldi.

  • Benim hikayem Çiyayê Şengal -1 

    Êzidîler yüzyıllar öncesinden, Ninova ovasından Şengal dağlarına kadar uzanan coğrafyaya yerleşti. Êzidîlerin yaşadıkları yerleşim alanlarında, ağırlıkta Şengal merkeze bağlı olmak üzere 20 kasaba, 2 ilçe ve yüzlerce köy bulunuyor. Şengal ve Tilafer arasında kalan yerleşim alanlarında Êzidîler, Araplar, Türkmenler ve Kürtler birlikte yaşıyorlar. Bu topraklarda sevdiklerini kaybedenler hiç bitmeyecek bir yasla yaşıyorlar. Onların hafızalarından bir an bile gitmeyen ferman, baş uçlarında duran toplu mezarlarla yüreklerini dağlıyor. Dile kolay resmi kayıtlara işlenmiş 81 toplu mezar sizi nereye gitseniz de kuşatıyor... Esir alınan, yıllarca türlü işkenceler edilen, satılan, tecavüze maruz kalan binlerce kadın, kız çocuğu anlattıklarıyla umutsuzluk değil asla güçlü bir direnişi dünyaya anlatıyor. Dosyamızda Êzidî kadınlar yaşadıklarını tüm çıplaklığıyla ajansımıza anlattılar. Biz mikrofonlarımızı onlara uzattık ve tek bir kelimesini kesmeden tarihe bir not düşmek istedik. Bu yazı dizimizde kadınların yaşadıkları karşısında aynı zamanda güçlü duruşlarını da okuyacaksınız…

  • Bombalanan okulun öğretmeninden BM’ye çağrı: İşlenen suç cezasız kalmamalı 

    Til Temir’e bağlı Gozeliyê Köyü İlkokulu 2020-2021 eğitim-öğretim yılında köylülerin çocuklarını okutmak için verdikleri büyük çabalarla tekrar tadilattan geçirelerek açıldı. 26 Haziran günü ise Türkiye tarafından bombardımanla yerle bir olan okulda 10 öğretmen ve 84 öğrencinin bulunmaması büyük bir katliamın önünü aldı. Gozeliyê köyü öğretmeni Neda Silêman, uluslararası mahkemelere çağrı yaparak işlenen suçun cezasız kalmamasını istediklerini söyledi. Gozeliyê Köyü’ne saldırıların 26 Temmuz tarihine kadar devam ettiği kaydediliyor.

  • Şine Eli: Cinayet dosyaları hasıraltı ediliyor 

    2021 yılının ilk 6 ayında Federal Kürdistan Bölgesi’nde yaşanan kadın cinayetlerine göz atmak kadına yönelik şiddetin durmadan artan tablosunu anlamaya yetiyor. Resmi verilere göre 20 kadının “intihar” ettiği, 37 kadının “kendisini yaktığı” bölgede 6 kadının ölümü kayıtlara “kadın katliamı” olarak geçti. Cinayetlerin artmasının nedenini değerlendiren aktivist Şine Eli, mahkemelerin zayıf tutumu ve cezasızlığın artıştaki etkisine dikkat çekiyor.

  • Deniz Gülünay 29 yıldır babasını arıyor 

    Cumartesi Anneleri, 852’nci haftada gözaltına kaybedilen Hasan Gülünay için bir araya geldi. Dava sürecinin anlatıldığı eylemde hakikatin zaman aşımına bırakılamayacağı vurgulandı.

  • Kayıp yakınları 650. haftada bir kez daha sordu 

    İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, Amed’de kaybedilen ve kendisinden bir daha haber alınamayan İhsan Haran’ın akıbetini sordu.

  • İnsanlık uzaya çıkarken İdlip’te elektriksiz yaşam 

    Sıcaklıkların gün be gün artış gösterdiği Suriye’de milyonlarca savaş mültecisi çadırlarda yaşamını zor şartlarda devam ettirmeye çalışıyor. Hava sıcaklıklarının 40‘ı aştığı İdlip’te üzerine elektriksiz kalan kadınlar, adeta işkence yaşıyor.

  • Suudi Arabistan’da bir ilk 

    Suudi Arabistan’da Nisan ayından bu yana onlarca kadın güvenlik görevlisi, Mekke ve Medine'de hacıların güvenliğini sağlayan güvenlik birimlerine dâhil oldu.

  • IŞİD’in zulmünü yaşayan Suham: Kadınlara yaptıklarını asla unutmayacağız 

    Şengal’e yönelik IŞİD saldırısında ninesi ile birlikte kaçırılan ve her türlü zulmü yaşayan Suham, şimdi babasının açtığı dükkan ile yaşama yeniden tutunuyor. Suham çektiği acılardan arta kalan çocuk yüreğinin, çocukluğunda büyümüşlüğünün öfkesi ile “DAİŞ’in bana ve Êzidî kadınlarına yaptıklarını asla unutmayacağız ve biz hep ayakta olacağız” diyor.

  • Taliban kontrolündeki şehirlerde yaşayan kadınlara baskılar artıyor 

    Afganistan’da çok sayıda bölgeyi denetimi altına alan Taliban’ın kimi uygulamaları şaşırtmıyor. Kadınların burka dışında bir giysi ile sokağa çıkmamalarının yanı sıra çok sayıda “uyulması gereken” kuralın anlatıldığı broşürler dağıtılıyor.

  • Tutuklu yakını: Bayramda gerekli önlemler alınarak açık görüşler yapılsın 

    Pandeminin başladığı günden bu yana cezaevlerinde açık görüşler yapılamıyor. Bir buçuk yıldır yapılmayan açık görüşlerin bu bayram yapılması gerektiği çağrısında bulunan tutuklu yakını Güler Yüksekbağ, “Bizler ve tutuklular için gerekli tedbirler alınıp açık görüşlerin yapılması gerekir” dedi.

  • Kobanê kıvılcımıyla başlayan devrim Kuzey ve Doğu Suriye’de zirveye ulaştı 

    Kobanê, Rojava Kürdîstan’ının öncülüğünü yaptı. Halk, egemen Suriye rejimine karşı kendisini örgütleyerek, 19 Temmuz gecesi bağımsızlık için bir kıvılcım olup volkan gibi her yere yayıldı. Rojava Devrimi’nin yıl dönümünde düşüncelerini bizimle paylaşan Leyla Ehmed devrimin Rojava Kürdistan’ının kadınları başta olmak üzere tüm halklarının dirilişi olduğunu söyledi.

  • Edip Aksoy ve Orhan Cingöz’ün akıbeti soruldu 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, bugün Beyaz Toros'a bindirilerek gözaltına alınan ve 26 yıldır haber alınamayan Edip Aksoy ve Orhan Cingöz için bir araya geldi.