toplum/yaşam

  • Naze Şirvan: Güney’de cezasızlık politikaları kadın katliamlarını artıyor 

    Kadın katliamlarının artış gösterdiği Federal Kürdistan Bölgesi’nde cezasızlık politikalarına ve bireysel silahlanmaya dikkat çeken Halk Örgütü ve Kadın Merkezi Sosyal Danışmanı Naze Şirvan, anayasal düzenlenmenin yapılması çağrısında bulunurken, sivil toplum örgütlerinin de üzerine düşen görevi yerine getirmesini istedi.

  • "Irak Kadın Takımı Burada" kadınlar için çalışma yürütmeye devam ediyor 

    Irak’ta 2018 yılında kurulan “Iraklı Kadın Grubu Li Vire (Burada)” kuruluşundan bu yana birçok kampanya ve eylem organize etti. Yaptıkları çalışmalara değinen Iraklı Kadın Takımı Li Vire Başkanı Shaima Behzad, 50’den fazla kampanya yürüttüklerini söyleyerek, Iraklı kadınların barışın sembolü olduğunu kaydetti.

  • Efrînli göçmen kadınlar: Topraklarımıza dönmek istiyoruz 

    Katliam, cinsel şiddet, tecavüz, kaçırılma ve göç politikaları ile karşı karşıya kalan Efrînliler, biran önce topraklarına geri dönecekleri günü sabırsızlıkla bekliyor. Efrîn’den göç etmek zorunda kalarak Til Refat’a yerleşen Efrînli göçmen kadınlar, “Efrîn’e dönmek istiyoruz” diyor. Ancak Efrînlilerin ait oldukları topraklara dönebilmeleri için henüz şartların olgunlaşmadığı, her gün gelmeye devam eden kadın ve çocuklara yönelik katletme ve kaçırma haberleri ile de ortada.

  • 27 yıldır kayıp Mehmet Mehdi Akdeniz’in akıbeti soruldu 

    İHD ve kayıp yakınları, Kulp ilçesinde 5 kişi ile birlikte gözaltına alınan ve kendisinden 27 yıldır haber alınamayan Mehmet Mehdi Akdeniz’in akıbetini sorarak, “Adalet talebimiz sürecek” denildi.

  • Emine Ertak’ın tek talebi 29 yıldır kaybedilen eşine ait bir mezar 

    Cumartesi Anneleri eylemlerinin 855’inci haftasında 1992 yılında Şırnak’ta gözaltında kaybedilen Mehmet Ertak’ın akıbetini sordu. Mehmet Ertak’ın eşi Emine Ertak, eşinin 29 yıldır kayıp olduğunu söyleyerek, “Talebimiz adalet yerini bulsun, eşimin bir mezarı olsun” dedi.

  • Sara’nın projesi ile çocuklar ve gençler geleceklerini aydınlatıyor 

    Çocukların eğitilmesine ilişkin konuşan Sara Yaqup Yusif, çocukların eğitim aşamasında ilgiye ve hissedilmeye ihtiyaçlarının olduğunu söyleyerek, geliştirdiği proje ile çocuk ve gençlerin geleceklerini aydınlatacaklarını kaydetti.

  • İki oğlunu kaybeden Halise Bilir: Acı çekmeyi değil direnmeyi seçtik 

    Bir yıl arayla iki oğlunu kaybettikten sonra başka annelerin de aynı acıları çekmemesi için barış mücadelesi yürüten Halise Bilir, “Bütün anneler ayağa kalkıp birbirine el versin. O kadar çok acımız var ki, ama biz o acıyı çekmeyi değil direnmeyi seçiyoruz. Savaşa karşı yaşamı savunuyor bunun için mücadele ediyoruz” dedi.

  • Nisreen’den kadınlara: Her işi yapabilirsiniz yeter ki kendinize inanın 

    Görsel Meslekler Sendikası Başkanı Nisreen Al-Ashkar, çalışmasında öyle bir düzeye geldi ki; 1951 yılında kurulan sendikanın ilk kadın üyeliğinden başkanlık koltuğuna seçildi. Nisreen, kadınların her işi yapabildiğini söylerken, “Kendinize inanın” diye sesleniyor.

  • Otizmli çocukları için meslek değiştiren kadınlar birçok başarıya da imza atıyor 

    Kahire’de birçok kadın, özel bakıma ihtiyacı olan çocuklarının yaşam koşullarını iyileştirmek ve topluma kazandırmak için birçok fedakarlıkta bulunuyor. Mesleklerinde değişiklik yapmak zorunda kalan kadınlar, birçok başarıya da imza atarken, otizmli çocuklar konusunda da önemli farkındalıklar yaratıyor.

  • “Anadillerini öğrenerek büyüyen çocuklar daha başarılı” 

    Son yıllarda bölgede Kürt ebeveynlerin çocuklarını anadilleri ile değil de Türkçe konuşarak büyüttüğüne dikkat çeken MED-DER Eşbaşkanı Şilan Elmas Kan, ailelere bu yöntemden uzaklaşılması gerektiği çağrısında bulundu. Çocukların kendi anadillerini öğrenerek hayata başlaması gerektiğini savunan Şilan Elmas Kan, anadillerini öğrenerek büyüyen çocukların her alanda daha başarılı olduğuna dikkat çekti.

  • Mısır’daki geri geleneksel ölçüler kadınların yaşamına mal oluyor 

    Mısır’da kadınlar evlendiklerinde evli oldukları erkeğin ailesi ile birlikte yaşamak zorunda. Bunu kabul etmedikleri taktirde hem mirastan hem de birçok haktan mahrum bırakılıyor. Konuyu değerlendiren uzmanlar, evlenen kadınların bir süre sonra eşinin ailesiyle şiddetli geçimsizlik yaşadığını bu durumun kimi zaman kadın katliamlarına ve intihara sürüklenme gibi sonuçları doğurduğuna dikkat çekti.

  • Binlerce kişiye umut olan kadın 

    Çiğdem Kuzucu, yıllar önce tek çocuğu Erdi Berkay Gülmez’i lösemi hastalığından kaybetmiş. Kuzucu, oğlu Erdi’nin ölümünden sonra yetişkin lösemi hastalarına dikkat çekmek ve nakil bekleyen sayısız hastaya yardım etmek için sosyal medya üzerinden “1000 Gönüllüden 1’i de Sen Olur musun” gurubunu kurarak binlerce kişiye umut oldu.

  • Yeni barbieler çalışma yaşamındaki kadınlardan esinlenerek üretildi 

    Pandemi yaşamımızda tartışmasız bir şekilde çok şeyi değiştirdi. Absürd bir konu gibi gelebilir, ancak çocuklarımıza kendisince estetiği dayatan barbie markasıyla anılan oyuncak firmasının bile “barbie tatilde, barbie partide” gibi versiyonlarından “barbie hastanede, operasyon odasında” oyuncaklarına doğru evrildik. Bebek markası üreticisi bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanında çalışan kadınların bebeklerini yaptı.

  • Zübeyde Tepe: 28 yıldır oğlumun katillerinin yargılanması için mücadele veriyorum 

    Cumartesi Anneleri, gözaltında katledilen Özgür Gündem gazetesi muhabiri Ferhat Tepe’nin faillerini sordu. Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe, “28 yıldır oğlumun katillerinin yargılanması için mücadele veriyorum. Türkiye’de adalet yok. Eğer adalet olsaydı katiller bulunmuştu” dedi.

  • Kayıp Yakınları: Osman Buluttekin nerede? 

    İHD ve kayıp yakınları, Kulp ilçesinde 1995’te evine düzenlenen baskın sonucu gözaltına alınan Osman Buluttekin’in akıbetini sordu.

  • Afganistan’da kadın gazeteciler hedefte 

    Karşılaştıkları bütün zorluklara rağmen mesleklerini ısrarla sürdüren Afganistan’daki kadın gazeteciler, “Biz kadınlar yaşanan zorluklar karşısında geri adım atmamalıyız. Egemen gücün özgürlüklerin sesini bastırmaması için kendi söylediğimizde ısrar etmeliyiz” diyor.

  • Tutuklu annesi: Bir yıldır oğluma ne dokunabiliyorum ne de sarılabiliyorum 

    Türkiye’de cezaevlerinde yaşanan zorluklara dikkat çeken Mihan Turan, pandemi ile birlikte koşulların daha da çekilmez hale geldiğine dikkat çekerek, “Bu hastalık yüzünden bir yıldır açık görüşler yapılamıyor, görüşler camların arkasında. Oğluma ne dokunabiliyorum ne de sarılabiliyorum. Bir anne için bu dünyada daha acı, daha kötü ne olabilir?” diye sordu.

  • Şengal özgürleşti, Êzdalık bitmedi 

    “Şengal’in özgürleşmesinden bahsediyordu. Evin içinde mutluluktan tilili çektim. İlk defa gülmüştüm. İçim kıpır kıpır olmuştu. Sonra Ebu Ladin geldi ‘neden sevindin’ diye sordu. Ben de ‘Şengal siz IŞİD’in vahşetinden kurtuldu, her yer kurtulacak sizin sonunuz ölüm’ dedim. Birden bana saldırdı. Beni yere attı var gücüyle vurmaya başladı.”

  • Sağlık sektörünün çöktüğü Arap ülkelerinde kadınlar ailelerine şifa oluyor 

    Dünyanın her yerinde koronavirüs ile mücadele kapsamında hastanelerde hastaların tedavi süreci ile ilgilenen hemşire, doktor ve çalışan bulunuyor, ancak Arap ülkelerinde sağlık altyapısının yıkılması nedeniyle böyle bir imkan yok. Bu nedenle yakınları virüse yakalanan çok sayıda kadın, doktor ve hemşire rolünü üstlenerek yakınlarını iyileştirmeye çalışıyor.

  • Ömrünü gazeteciliğe adayan Edibe kadınlar için de spor salonu açtı 

    Yirmi yıldır basın alanında çalışma yürüten gazetece Edibe Ehmed Semin, bir yandan basın işini sürdürüyor, diğer yandan gençlik, kadın, hayır işleri gibi kurumlarda da aktif kimliği ile yer alıyor. Kadınlara özel bir spor salonu da açan Edibe, “Hayır kurumlarında çalışmak bana hayatın anlamlı olduğunu hissettiriyor” diyor.