Yazar Narîman Evdikê: Kürtçe yazmalı, konuşmalı ve yaşamalıyız

Kürt edebiyatı yazarı Narîman Evdikê, sloganlarla Kürtlerin haklarının korunamayacağını ve dilin yaşatılamayacağını belirterek, Kürtçenin korunmasının yalnızca Kuzey ve Doğu Suriye’nin görevi olmadığını kaydetti.

SORGUL ŞÊXO

Qamişlo — 27 Ağustos’ta Suriye Eğitim Bakanlığı, okullarda Kürtçe eğitimini haftada yalnızca üç ders saatiyle sınırlandıran bir karar aldı. Karar, başta öğrenciler, öğretmenler ve öğrenci aileleri olmak üzere Kuzey ve Doğu Suriye’deki Kürt toplumunun farklı kesimlerinin tepkisine yol açtı. Binlerce öğrencinin karara karşı protesto ve gösterilerini sürdürmesine rağmen Suriye Eğitim Bakanlığı, söz konusu değişikliklere ilişkin şimdiye kadar herhangi bir resmi açıklama yapmadı. Kuzey ve Doğu Suriye’nin Qamişlo kentinde yaşayan Kürt edebiyatı yazarı Narîman Evdikê, konuyla ilgili ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.

‘Benim için Kürtçe yazmak en kutsal şeydir’

Narîman Evdikê, ana dilin bir halkın kültürünü ve yaşamını ifade ettiğini belirterek, yazarların Kürtçeyi koruma ve yaşatmadaki rolüne dikkat çekti. Narîman Evdikê, “Uzun yıllar boyunca Kürtçe yasaktı. Yazarların birçok kitabı ve eseri vardı, ancak bunlar basılmadı. Kendi eserlerini Kürtçe yazmış bir yazar olarak benim için Kürtçe yazmak en kutsal şeydir. Kürtçe yayıncılığın değeri bilinmeli ve kutsal görülmeli. Eğer dilimiz bir kez daha yasaklanırsa yıllarca kendi dilimizde yazamayız ve yıllar boyunca oluşturduğumuz ve bastığımız eserlerimiz kaybolur” dedi.

‘Kürtçe bizimle yabancı toplumlar arasında bir köprü olabilir’

Eserlerini Arapça yazmayı hiçbir zaman düşünmediğini, her zaman kendi ana dilini tercih ettiğine dikkat çeken Narîman Evdikê, “Eserlerimizi okumak ve kültürümüzü tanımak isteyenler bunları Arapçaya ve diğer dillere çevirebilir. Kürtçe kitaplar yazarak acılarımızı, kültürümüzü, folklorumuzu, yaşamımızı ve tarihimizi gösteriyoruz. Kürtçe, bizimle yabancı toplumlar arasında bir köprü olabilir. Bu köprü aracılığıyla kültürümüzü, tarihimizi ve kimliğimizi diğer toplumların gözleri önüne seriyoruz. Ancak bu ne zaman gönülden ve daha derin olacak? Şüphesiz yazar kendi ana dilinde yazdığında ve onun özgünlüğünü koruduğunda. Bu nedenle tüm biz yazarlar için eserlerimizi Kürtçe yazmak çok önemli” ifadelerinde bulundu.

Suriye üniversitelerinde Arap edebiyatı eğitimi alan ve eserlerini Kürtçe yazan Narîman Evdikê, “Arapça yazan bazı kişiler var ve yıllar boyunca Arapça ve diğer diller için farklı kitap ve eserler yazıldı. Ancak bugün kendi dilime sahip çıkmam gerekiyor. Eğer bizler kendi ana dilimize sahip çıkmazsak, Kürtçe dil hakkımızı talep etmeye de hakkımız yok” dedi. Narîman Evdikê, ünlü Kürt yazar ve şair Dr. Nûredîn Zaza’nın, “Kürtler yok olmak ve birbirlerini kaybetmek istemiyorsa kendi dillerini okusun ve okutsun” sözünü yazıları için temel aldığını söyledi.

‘Kültürümüzü ve tarihimizi kendi dilimizle koruduk’

Kürdistan’ın dört parçasındaki dil durumuna dikkat çeken Narîman Evdikê,  “Uzun yıllar boyunca Kürdistan’ın dört parçasında Kürtçe konuşmak ve okumak yasaktı. Dilimiz, iktidarlar tarafından çok sayıda soykırım saldırısı ve yok etme politikasıyla karşı karşıya kaldı. Tüm bu soykırım saldırılarına ve en ağır politikalara rağmen Kürtçe, sözlük zenginliği açısından dünyada sekizinci sırada yer alıyor. Bu, büyükanne ve büyükbabalarımızın ana dillerini yaşatmak için gösterdiği direnişin büyüklüğünü gösteriyor. Kültürümüzü ve tarihimizi kendi dilimizle koruduk ve bugüne kadar getirdik” şeklinde konuştu.

Suriye Eğitim Bakanlığı’nın okullarda Kürtçe eğitimini haftada yalnızca üç ders saatiyle sınırlandıran kararını değerlendiren Narîman Evdikê, sözlerine şöyle devam etti:

“Hangi karar alınırsa alınsın önemli olan kendi dilimize sahada ne kadar sahip çıkabileceğimizdir. Yayıncılık, basın ve kendi lehçemizde konuşmaya ilişkin mücadelemiz ve çalışmalarımız var. Bugüne kadar hükümetin kararını reddeden öğrencilerin tutumu ve direnişi, Kürtçenin her zaman canlı kalmasını ve dünyadaki en tanınmış ve zengin dillerden biri olmasını sağlayacak.”

‘Kürtçe için geliştirme ve destek her yerde olmalı’

Birçok Avrupa ülkesinin ve hatta Çin’in üniversitelerinde Kürtçe ve Kürdoloji alanında yüksek lisans bölümleri açıldığına vurgu yapan Narîman Evdikê, “Dile yönelik saldırı ve yasaklar bugün boşuna değil. Çünkü Kürtçenin dünyanın bazı ülkelerinde hangi seviyeye ulaştığını görüyoruz. Avrupa ve Çin’deki okullarda Kürtçe dersleri veriliyor ve Kürdoloji bölümleri açıldı. Bunlar bizim için çok güçlü mesajlardır” diye kaydetti.

Kürtçeyi korumanın yalnızca Kuzey ve Doğu Suriye’nin görevi olmadığını vurgulayan Narîman Evdikê, “Kürtçe için geliştirme ve destek her yerde olmalı ve yalnızca Rojava coğrafyasıyla sınırlandırılmamalı. Dünyanın büyük dilleri karşısında Kürtçe korunmalı. Bu nedenle Rojava, tüm Kürdistan ve hatta diasporada da desteğe ve ortak çalışmaya ihtiyaç var. Çünkü bireysel ve dağınık çalışmalar istediğimiz sonuçlara ulaşmayacaktır” çağrısında bulundu.

‘En önemlisi davamızdan vazgeçmememiz’

Ortadoğu’daki en büyük dördüncü etnik grup olan Kürtlerin değişim ve dönüşüm gücüne sahip olduklarını sözlerine ekleyen Narîman Evdikê, “Eski tarihten modern tarihe kadar Kürtler her zaman çeşitli saldırılarla karşı karşıya kaldı. Ancak fark şu ki dünün ve bugünün çocukları aynı değil. Bugün çelikten bir iradeye ve askeri güce sahibiz ve sesimiz dünkünden daha fazla dünyaya ulaşıyor. Dünya çapında meydana gelen değişimlerle birlikte Kürtlerin durumu da değişiyor. Ancak en önemlisi davamızdan vazgeçmememiz ve varlığımızı, kimliğimizi ve tarihimizi koruma haklarımızı talep etmemizdir” dedi.

Herkesin Kürtçeyi korumanın savaşçıları olması gerektiğine dikkat çeken Narîman Evdikê, konuşmasına şöyle devam etti:

“Aynı zamanda her birimizin kendisini bu dönemin sorumlusu olarak görmesi önemli. Böylece mevcut kazanımları güvence altına alabiliriz. Entegrasyon aşamasına geçtik, ancak mücadelemiz hiçbir zaman durmadı. Silahlı mücadele sona ermiş olabilir, ancak önümüzde daha birçok mücadele var; kalemin mücadelesi, siyasetin mücadelesi, dili ve kültürü koruma mücadelesi. Karşı karşıya olduğumuz en büyük mücadele, geleceğin Suriye’sinde nasıl var olabileceğimiz ve kimliğimizi önemli bir parça olarak nasıl koruyabileceğimizdir. Bugünün savaşı silahla değil, bilginlerin zihinleriyle yürütülüyor.”

Bugün Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşanan her şeyin Kürdistan’ın diğer üç parçasını da etkilediğini kaydeden Narîman Evdikê, “Sloganları yükseltmekten ziyade ciddi çalışmalar yapmalıyız. Bugün yönetimi, halkı ve komutanları karalama zamanı değil, birbirimize sahip çıkma zamanıdır. Kürtlerin hakları yalnızca sloganlarla korunamaz, Kürtçe de yaşatılamaz; Kürtçe yazmalı, konuşmalı, düşünmeli ve Kürtçe yaşamalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.

Narîman Evdikê kimdir?

Yazar ve kısa öykü yazarı Narîman Evdikê, 1988 yılında Kuzey ve Doğu Suriye’nin Serêkanîyê kentinde doğdu. Eğitimini kendi kentinde tamamladıktan sonra Dêrazor’daki Fırat Üniversitesi Arap Edebiyatı Fakültesi Arap Dili Bölümüne kaydoldu. Ancak dönemin zorlu koşulları nedeniyle mezuniyet belgesini alamadı. 2012 yılında Serêkanîyê’ye yönelik tekrarlanan saldırıların ardından ailesiyle birlikte Kuzey Kürdistan’ın Amed kentine göç etti. Narîman Evdikê, burada dört yıl kaldı. Bu süre içerisinde Cegerxwîn Kültür ve Sanat Akademisinin Kürt Edebiyatı ve Dili Bölümüne kaydoldu ve daha sonra buradan mezuniyet belgesini aldı. Ayrıca Kürt Dili Enstitüsü’nün hazırlık ve anaokulu bölümünde altı ay eğitim aldı ve bu süre içerisinde bir başka sertifika daha aldı.

Birçok ödülün sahibi

Yazar Narîman Evdikê, yazarlık yolculuğu boyunca birçok edebiyat ödülü aldı. Bunlar arasında 2017 yılında Kobanê’de düzenlenen Viyan Amara Edebiyat Festivali’nde kısa öykü kategorisinde ikincilik ödülü ve 2018 yılında Qamişlo’da düzenlenen Osman Sebrî Kısa Öykü Festivali’nde birincilik ödülü bulunuyor. Ayrıca Kuzey Kürdistan’ın Amed kentindeki çalışmaları nedeniyle şair Cegerxwîn adına bir ödül aldı ve Roz Festivali’nde Roz Örgütü tarafından ödüllendirildi.

Eserleri ve görevleri

Yayımlanmış eserleri şunlardır: “Xewnên bi êş”, “Ewrên havînê” adlı kısa öykü derlemesi, “Berberoj” ve “Derî” adlı anı kitapları ve bir başka kısa öykü derlemesi.

Üstlendiği görevler: Kuzey ve Doğu Suriye Edebiyat Divanı yönetim kurulu üyesidir.

Rojava Kürdistanı Aydınlar Birliği (HRRK) Yönetim Kurulu’nun eski üyesidir.

Rojava Kültür ve Edebiyat Dergisi’nin eski editörler kurulu üyesidir.

Şu anda Destar Dergisi’nin eş editörüdür.

Engelli bireylere destek veren bir aktivisttir.