Dêrîk’te zeytin hasadı: Dalından sofralara emek
Dêrîk’te sonbaharla birlikte zeytin hasadı başladı. Dalından sofralara uzanan zahmetli yolculuğa dikkat çeken Şahide Gül, bahçesi olmamasına rağmen zeytin satın alıp evinin önünde kırarak kuşaktan kuşağa aktarılan zeytin kültürünü yaşatıyor.
EKİN STÊRK
Mêrdîn- Mêrdîn’in Dêrîk ilçesinde zeytin hasadı başladı. Yüzyıllardır bölgenin topraklarında kök salan zeytin ağaçları, sonbaharla birlikte yeniden emekle buluştu. Yıl boyunca verilen emek, sabır ve zahmetli bir çalışma sonucunda dalından toplanan Dêrîk zeytinleri, sofralardaki yerini almak için hazırlanıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla bahçelerin yolunu tutan üreticiler, dallardan topladıkları zeytinlerle bir yıllık emeğin karşılığını almaya başladı. Dêrîk’te yalnızca bir geçim kaynağı olmayan zeytin, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan üretim kültürünün ve toprakla kurulan bağın simgesi olmayı sürdürüyor.
Bahçesi bulunmayan ancak zeytin satın alarak bu kültürü yaşatmayı sürdüren Şahide Gül, evinin önünde zeytinleri kırarak kış hazırlıklarına başladı.
Zeytin toplama hasadının sonbaharda başladığını belirten Şahide Gül, “Ben de kendim zeytin alıp getiriyorum, evimin önünde zeytinleri kırıyorum. Bizim zeytin bağlarımız yok. Ama akrabalarımın bağları var. Onlar toplayıp getiriyorlar. Ben de onlardan alıyorum. Aldıktan sonra getirip burada kırıyorum. Zeytin aldığım zamanlarda bu işi yapıyorum” dedi.
Sonbaharda hasat başlıyor
Eskiden ailesinin zeytin bahçelerinin olduğunu söyleyen Şahide Gül, “Bizim köyün ismi Heremiya köyüdür. Bu zeytinler de Heremiya köyünün zeytinleridir. Yağmur yağdığında ve zeytinler kararmaya başladığında bizler toplamaya başlıyoruz. Toplama işlemleri sonbaharda oluyor. Zeytin toplama hasadı bu aylarda başlıyor. Şimdi ekonomik kriz var ve bu da bizi çok etkiliyor” diye konuştu.
Kapısının önünde kırıyor
Zeytinlerin toplanmasından sofralara gelene kadar birçok aşamadan geçtiğini ve bu sürecin oldukça zahmetli olduğunu kaydeden Şahide Gül, “Zeytin toplamak çok zor. Benim kendi zeytin bağlarım yok. Ama kırarken bile çok zahmet çekiyorum. Toplama sürecinde naylonları bağların altına seriyorlar. Merdivenlerin üzerine çıkarak toplamaya başlıyorlar. Bu da çok zor bir iş. Hiçbir iş kolay değil. Zeytinler toplandıktan sonra satanlar satıyor, kendi evlerinde yapmak için de getiriyorlar. Ben de onlardan alarak getirip kapımın önünde kırıyorum” şeklinde konuştu.
Birçok aşamadan geçiyor
Derik zeytininin kültürel ve emek açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirten Şahide Gül, zeytinin hazırlanma aşamalarını şu sözlerle anlattı: “İlk olarak siyah zeytinleri aradan seçip çıkarıyoruz. Daha sonra elekten geçirerek temizliyoruz. Ardından kırmaya başlıyoruz. Son işlem olarak da tatlanması için su bidonlarına koyuyoruz. İki üç hafta içinde tatlandıktan sonra tuzluyoruz ve küçük bidonlara koyuyoruz. Zaten fazla olanı satıyorlar, olmayan da kendisine yapıyor.”
‘Zeytin toplarken ve kırarken çok zorluk çekiyoruz’
Zeytinlerin toplanmasından sofralara hazır hale gelmesine kadar birçok zorluk yaşandığını ifade eden Şahide Gül, “Ama zeytin toplarken ve kırarken çok zorluk çekiyoruz. Mesela ben sadece zeytin kırıyorum. Ama kırarken insanın sırtı ve elleri çok ağrıyor. Sonra bunun ağrısını çekiyoruz. Sabah saatlerinde başlıyorum, akşama kadar yapıyorum. Sonra da eve geçip evin işlerini yapıyorum. Kadınların işleri bitmiyor. Kadınların omuzlarında çok fazla sorumluluk var. Yedi milyara bir ölçek zeytin aldım ama bu bize yetmiyor. Zeytinler doğal olarak yetiştiği ve kendi elimizle yaptığımız için daha doğal ve tadı güzel. Siyah zeytinleri ise zeytinyağı olarak yapıyorlar ve sonra satıyorlar. Zeytinyağı sağlık için çok iyi” sözlerine yer verdi.