Irak’ta anneler hem savaşın hem de toplumun yükünü taşıyor

Irak'ta anneler, artan ekonomik ve toplumsal sorumluluklar ile yıllardır süren krizlerin psikolojik etkileri nedeniyle giderek daha fazla ruh sağlığı sorunuyla karşı karşıya kalıyor.

TEMENNİ ES-SERVİ

Bağdat - Yıllarca süren savaşlar, ekonomik krizler ve toplumsal baskılar, Irak'ta annelerin omuzlarındaki yükü her geçen gün daha da ağırlaştırıyor. Çocuk yetiştirme, ev içi sorumluluklar ve geçim kaygısıyla mücadele eden kadınlar, aynı zamanda geçmişin travmalarını da taşımaya devam ediyor. Uzmanlar, annelerin ruh sağlığının korunmasının yalnızca kadınlar için değil, aile ve toplumun geleceği açısından da hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

'Korku aşırı korumacılığa dönüşünce'

Üç çocuk annesi S.A., yıllardır sürekli bir kaygı içinde yaşadığını belirterek, çocuklarının hayatındaki her ayrıntıyı kontrol etmeye ve onları en küçük tehlikeden bile korumaya çalıştığını söyledi. S.A sürekli kötü bir şeyler olacakmış gibi hissettiğini anlatarak, “Çocuklarımdan biri biraz geciktiğinde korku beni ele geçiriyor ve en kötü ihtimalleri düşünüyorum. Kendimi yorduğumu biliyorum, bazen onları doğal olan şeylerden bile alıkoyuyorum ama içimde onları her şekilde korumam gerektiğini söyleyen bir duygu var" dedi.

Bu korkunun yalnızca annelikle başlamadığını belirten S.A., çocukluğunda yaşadığı zor deneyimlerin ve güven duygusundan yoksun büyümesinin bugün annelik yaklaşımını şekillendirdiğini ifade etti.

Annelerin yükünün yalnızca çocuk yetiştirmekten ibaret olmadığını söyleyen S.A, toplumun aile ve çocuklara ilişkin tüm sorumluluğu çoğu zaman annenin omuzlarına yüklediğini dile getirdi.

Toplumun çocuğun her davranışından anneyi sorumlu tuttuğunu belirten S.A., birçok babanın da çocukların yetiştirilmesinde yeterince sorumluluk almadığını kaydederek şöyle konuştu:

"Anne sadece nasihate ya da eleştiriye değil, sorumluluğu paylaşacak bir eşe ihtiyaç duyuyor. O da yoruluyor, korkuyor ve destek görmek istiyor. Ama çoğu zaman çocuklarının, ailesinin ve toplumun karşısında sürekli güçlü olmak zorunda bırakılıyor."

En büyük mücadelesinin çocuklarını korkularını onlara aktarmadan koruyabilmek olduğunu belirten anne, çocuklarına korku yerine güven duygusu kazandırmak istediğini söyledi.

Annelerin çoklu rolleri ve ruh sağlığı

Psikolog Dr. Mey Zeki ise günümüzde kadınların yaşam koşullarının değişmesi ve sorumluluklarının artması nedeniyle çok yönlü psikolojik ve toplumsal baskılar altında bulunduğunu belirtti.

Mey Zeki, birçok kadının aynı anda anne, eğitimci, çalışan, bakım veren ve çocuklarının eğitimini takip eden kişi olarak farklı görevleri birlikte yürüttüğünü söyledi.

Bu durumun kadınlarda sürekli herkese yetişme zorunluluğu hissi oluşturduğunu ifade eden Mey Zeki, bunun da zamanla tükenmişlik, kaygı ve yetersizlik duygularına yol açabildiğini belirtti.

Irak toplumunun onlarca yıl boyunca savaşlar, krizler ve çatışmalar yaşadığını hatırlatan Mey Zeki, bu süreçlerin birçok kadında derin psikolojik izler bıraktığını ve geçmiş travmaların çocuklarla kurdukları ilişkilere de yansıdığını ifade etti.

Bazı annelerde görülen aşırı korumacı davranışların sürekli korku ve kaygıdan kaynaklandığını dile getiren Mey Zeki, annelerin çocuklarının yaşamını tamamen kontrol ederek onları koruyabileceklerini düşündüklerini, ancak bunun çoğu zaman tedavi edilmemiş psikolojik travmalarla bağlantılı olduğunu söyledi.

‘Uzun süre devam eden kaygılar psikolojik rahatsızlıklara dönüşebiliyor’

Özellikle ambargo yıllarını ve 2003 sonrası yaşanan çatışmaları deneyimleyen kadınlarda sürekli korku ve güvensizlik duygusunun yaygın olduğunu vurgulayan Mey Zeki, “Uzun süre devam eden kaygı kadınların yaşamını ve aile ilişkilerini olumsuz etkileyebilecek psikolojik rahatsızlıklara dönüşebiliyor” dedi.

Kadınların psikolojik sorunlarını gizlemek yerine ihtiyaç duyduklarında uzman desteği almaları gerektiğini ifade eden Mey Zeki, doğum sonrası depresyonun da mutlaka ciddiye alınması gereken bir durum olduğuna dikkat çekti.

Bu belirtilerin göz ardı edilmesinin annenin yaşamını ve bebeğine bakım verme kapasitesini olumsuz etkileyebileceğini belirten Mey Zeki, endişe verici belirtiler görüldüğünde kadınların ruh sağlığı uzmanlarına başvurması çağrısında bulundu.

‘Farkındalık çalışmaları artmalı’

Mey Zeki, aile içinde sorumlulukların paylaşılması kültürünün güçlendirilmesi gerektiğini dile getirerek, “Ev işleri ve çocuk bakımı yalnızca annenin yükü olmamalıdır. Kadına sağlanacak psikolojik destek aile ve toplumun istikrarına da doğrudan katkı sağlar” ifadelerini kullandı. .

Ayrıca okullar, sağlık kurumları ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla ruh sağlığı konusunda farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini belirten Mey Zeki, psikolojik baskılarla baş etme yöntemleri ve erken tedavinin önemi konusunda toplumun bilinçlendirilmesi çağrısında bulundu.