İran’da elektrik kesintileri: Sorun artık yalnızca karanlık değil
İran'da sıklaşan elektrik kesintileri, günlük yaşamı ve ekonomiyi derinden etkiliyor. Yetkililer iyileşme olduğunu öne sürse de saldırılar elektrik krizini daha da ağırlaştırıyor ve kesintiler kadınların çalışma yaşamında sorunlara yol açıyor.
JUWAN ŞERÎFZADE
Bukan - İran'da son yıllarda giderek ağırlaşan elektrik krizi, enerji altyapısındaki yapısal sorunlar ve son dönemde yaşanan savaşın etkisiyle daha da derinleşti. Plansız ve uzun süreli elektrik kesintileri yalnızca günlük yaşamı değil, kadınların çalışma yaşamını, küçük işletmeleri, sağlık hizmetlerine erişimi ve temel kamu hizmetlerini de olumsuz etkiliyor. Elektriğe bağımlı işlerde çalışan kadınlar, artan maliyetler ve belirsizlik nedeniyle geçimlerini sürdürmekte zorlanırken, bazı yurttaşlar için kesintiler hayati risk oluşturuyor.
Güzellik salonunda çalışan Mojgan G., kesintiler nedeniyle yaşadığı sorunları şöyle dile getiriyor: “Geçen yıl elektrik kesintileri daha çok belirli bir programa göre yapılıyordu ve ben de müşterilerime buna göre randevu verebiliyordum. Ancak bu yıl elektriğin ne zaman kesileceği belli değil. Bazen sadece beş dakikalığına, bazen aynı gün içinde önce yarım saat, ardından iki saat elektrik kesiliyor. Bazı günler kesinti olmuyor ama bu kez de voltaj dalgalanmaları yaşanıyor.
İşimi sürdürebilmek için powerbank kullanmak zorunda kaldım. Yaklaşık iki saat çalışıyor. Ancak elektrik kesintilerinin başlaması ve dolar kurunun yükselmesiyle en basit modelinin fiyatı 2 milyon tümenden 8 milyon tümene çıktı. Şimdi ise daha da pahalı.”
Son yıllarda İran'da art arda yaşanan elektrik kesintileri, farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere büyük zarar verdi. Yönetim uzun süre bu sorunu inkâr edip sorumluluk üstlenmekten kaçınsa da, savaş koşulları ve ABD'nin enerji altyapısına yönelik saldırıları elektrik şebekesi üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Bunun sonucunda halkın üzerindeki yük de her geçen gün ağırlaşıyor.
'Elektrik açığı krizi daha da derinleştiriyor'
İran, yaklaşık 200 santralden oluşan Ortadoğu'nun en büyük elektrik şebekelerinden birine sahip. Termik, hidroelektrik, yenilenebilir enerji santralleri ve Buşehr Nükleer Santrali bu ağın parçaları arasında yer alıyor.
Ancak yakıt üretimindeki yetersizlik, uluslararası yaptırımlar, santral ve iletim hatlarının eskimesi, devletin elektrik santrallerine olan borçları ve Afganistan, Pakistan, Irak ile Ermenistan'a yapılan elektrik ihracatı nedeniyle ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu yaz elektrik üretim açığının 10 ila 18 bin megavat arasında olduğu belirtiliyor.
'Savaş enerji altyapısını da vurdu'
Mart ayında başlayan savaşta elektrik sektörü de ağır zarar gördü. Bir elektrik santralinde çalışan ve güvenlik gerekçesiyle takma isim kullandığımız Derya Kazımi, yaşananları şöyle anlattı:
“İlk günlerde insanlar petrol, benzin, gaz lambası ve el feneri almaya yöneldi. Elektrik kesintisi korkusu çok büyüktü. Ancak zamanla zarar farklı biçimlerde ortaya çıktı. Üretim altyapısının bir bölümü saldırılarda hedef alındı. Yaklaşık 7 bin megavatlık üretim kapasitesi zarar gördü ve ülke genelindeki birbirine bağlı elektrik şebekesi üzerindeki yük giderek arttı.”
Resmî verilere göre; İsfahan, Mahşehr ve Asaluye'deki çelik ve petrokimya tesislerine bağlı enerji santralleri zarar gördü. Ahmed Kazımi Kombine Çevrim Santrali saldırıya uğradı. Kiş, Cask, Bender Abbas, Keşm, Mahşehr ve Sirik'teki elektrik dağıtım şebekelerinin bir bölümü tahrip edildi. Ayrıca doğal gaz üretiminin yaklaşık yüzde 25'inin devre dışı kalması elektrik açığını daha da büyüttü.
Bunun yanı sıra Kerec, Tahran, Sistan ve Belucistan, Buşehr ile Hürmüzgan'daki trafo merkezleri ve iletim hatlarında meydana gelen hasarlar nedeniyle elektrik iletim kapasitesinin önemli bir bölümü devre dışı kaldı.
Halk krizle baş başa: Maddi kayıplardan can güvenliğine
Elektrik kesintileri halk için yalnızca karanlık anlamına gelmiyor; yaşamın aksaması ve kimi zaman hayati risklerle karşı karşıya kalınması anlamına geliyor.
Birçok kentte kesintiler plansız şekilde uygulanıyor ve çoğu zaman iki saati aşıyor. Bokan'da yaşayan Şirin V., bazı günlerde kesintilerin dört saate kadar uzadığını söylüyor.
2026 yılında elektrik kesintilerinin ekonomiye yaklaşık 400 trilyon tümen zarar verdiği belirtilirken, bunun küçük ve büyük ölçekli işletmelerde iflas ve işsizlik riskini artırdığı ifade ediliyor.
Tahran'da bir kafe işleten Dolaram M., günde altı saate varan elektrik kesintileri nedeniyle iş yerini kapatmayı düşündüğünü belirtiyor. O da birçok kişi gibi jeneratör satın almak zorunda kalmış olsa da, plansız kesintiler nedeniyle işlerini yürütmekte zorlandığını dile getiriyor.
Sıcak hava nedeniyle klimaların çalışmaması da halkı zor durumda bırakıyor. Birçok kişi serinlemek için akşam saatlerinde sokaklara çıkmak zorunda kalıyor. Bazı mahalle ve apartmanlarda ise elektrik kesintileri su kesintilerini de beraberinde getiriyor.
Elektrik kesintileri hayati tehlikeyi arttırıyor
Mahabad'ın yoksul mahallelerinden Kavdanan'da yaşayan Zeynep K., “Su elektrikli pompalarla dağıtılıyor. Elektrik kesildiğinde su da kesiliyor ve ciddi su sıkıntısı yaşıyoruz.” dedi.
Sardeşt'te yaşayan kimyasal saldırı mağdurlarından Şehla V. için ise elektrik kesintileri doğrudan yaşam ile ölüm arasındaki fark anlamına geliyor. Oksijen cihazına bağımlı yaşayan Şehla, kesintiler sırasında hayati tehlikeyle karşı karşıya kalıyor.
Tüm bunlar yaşanırken, önceki yıllarda olduğu gibi elektrik kesintilerinde bölgesel eşitsizliklerin de sürdüğü belirtiliyor. Varlıklı semtlerde kesintilerin çok daha az yaşandığı ifade ediliyor.