Rûken Ehmed: Kadın devriminin kazanımları tehditlerle karşı karşıya
Kongra Star Demokratik Siyaset İlişkiler ve Dayanışma Komitesi Üyesi Rûken Ehmed, kadın devriminin kazanımlarının tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirterek, bunların ancak örgütlü ve siyasi mücadeleyle güvence altına alınabileceğini vurguladı.
NEXEM ÇAÇAN
Qamişlo - Suriye’nin yeni aşamasında, kadınların yıllarca mücadele ve direnişle elde ettiği kazanımlar birçok sorun ve tehditle karşı karşıya. Bu nedenle kadın devriminin kazanımlarını korumak yalnızca bir talep değil, aynı zamanda kadınların geleceği ve demokratik bir Suriye’nin inşasının temel konularından biri haline geliyor.
Kongra Star Demokratik Siyaset İlişkiler ve Dayanışma Komitesi Üyesi Rûken Ehmed, kadınların kazanımlarına yönelik tehditler ve bunların korunmasının gerekliliği hakkında ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
Kadınların Rojava Devrimi’nde birçok kazanım elde ettiğini dile getiren Rûken Ehmed, “Kadın Devrimi dünya çapında sembolik bir devrim haline geldi. Rojhilat Kürdistan’da birçok devrim gerçekleştirildi, ancak Rojava Devrimi’nin farkı, kendi içinde birçok farklı devrimin birlikte yürütülmüş olmasıydı. Bu devrim sonucunda kadınlar, eşbaşkanlık sisteminden kadınların kendi alan ve örgütlerinin oluşturulmasından özerkliğine kadar birçok farklı alanda önemli kazanımlar elde etti. Bunun yanı sıra kadın haklarının yasal, hukuki ve toplumsal alanlarında da gelişmeler yaşandı. Eğer kadınların bu devrimde katılımı ve mücadelesi olmasaydı, bu devrimin temeli büyük bir boşlukla karşı karşıya kalırdı” sözlerine dikkat çekti.
‘Kadın kazanımları ciddi tehditlerle karşı karşıya’
Rûken Ehmed, birçok tarihsel devrimde kadınların temel bir rol oynadığını belirterek, “Tarih, bilim ve jineoloji alanlarında, dünya genelindeki kadın mücadelesinin deneyimlerinden yararlanabilir, bu deneyimler üzerinden bir temel oluşturabilir ve günümüz ile gelecekteki kadın mücadelesi için umut olabiliriz. Tarihte gerçekleştirilen birçok devrimde kadınlar savaş, yeni sistemlerin inşası ve karar alma gibi alanlarda temel bir rol ve aktif bir katılım üstlendi. Ancak birçok kez devrimlerin sona ermesinin ardından kadınlar siyasi karar alma alanından uzaklaştırıldı ve yeniden rol dışı bırakıldı” dedi.
Rûken Ehmed, Kuzey ve Doğu Suriye’de yıllardır kadın özgürlüğü, demokrasi ve halkların kardeşliği temelinde yaşam sürdürüldüğünü ve yaşamın tüm alanlarının kadınlara açık olduğunu ifade etti. Ancak son süreçte bu kazanımların ve sistemin ciddi tehditlerle karşı karşıya kaldığını dile getiren Rûken Ehmed, kadın özgürlüğüne, demokrasiye ve halkların kardeşliğine yönelik saldırılar gerçekleştirildiğini söyledi. Rûken Ehmed, “Bu saldırıların amacı, bu kazanımları ortadan kaldırmak ve kadınları siyasi ve toplumsal rollerinden uzaklaştırmaktır. Bu nedenle yıllar içinde oluşturulan sistem, bugün siyasi ve hukuki alanda büyük tehditlerle karşı karşıya” diye belirtti.
‘Yeni yönetim kadınlara selefi, cihadist ve radikal bir anlayışla yaklaşıyor’
Geçici yönetimin İslami bir sistem uygulayarak kadınların hak ve iradesini ihlal ettiğini sözlerine ekleyen Rûken Ehmed, şöyle konuştu:
“Suriyeli kadınlar bu devrimde yüksek bir bilinç ve siyasi düzeye ulaştı. Ancak geçici yönetimin gelmesinin ardından kadınlara yönelik olumsuz bir durum dayatıldı. Bu yönetim kadınlara selefi, cihadist ve radikal bir anlayışla yaklaşıyor ve Suriye’yi İslami bir sisteme göre yönetmek istiyor. İslami sistemlerin uygulandığı birçok ülkedeki deneyimler, bu sistemlerin ilk adımlarından birinin kadınların kazanımlarına müdahale etmek ve iradelerini sınırlandırmak olduğunu gösteriyor. Geçici yönetimin Suriye’nin yönetimine gelmesinin üzerinden yaklaşık iki yıl geçti ve kadınların hakları ile iradeleri ihlallere maruz kalıyor. Yalnızca Rojava Kürdistanı’ndaki kadınlar değil, tüm Suriyeli kadınlar bu tehditlerle karşı karşıya. Suriye’nin birçok bölgesinde kadınlar kaçırılma, cinsel saldırı ve katledilmeyle karşı karşıya kaldı. Aynı zamanda geçici yönetim farklı yöntemlerle kadınları yaşamın tüm alanlarından uzaklaştırıyor, ayrıca haklarını ve rollerini sınırlandırıyor.”
‘Entegrasyon demokratik bir yöntemle yürütülmezse dinci ve milliyetçi anlayışla karşı karşıya kalacağız’
29 Ocak’ta Demokratik Suriye Güçleri ile geçici yönetim arasında bir anlaşma imzalandığını hatırlatan Rûken Ehmed, “Bu anlaşma gerçekten siyasi çözümler için zemin oluşturacak sakin bir ortamda imzalanmadı. Aksine bu anlaşma, yeniden bir katliamla karşı karşıya kalmamamız için özel koşullar altında imzalandı. O dönemde birçok ayrıntının kapsamlı bir şekilde tartışılması gerekiyordu. Bu nedenle bugün birçok engelle karşı karşıyayız. Entegrasyon süreci demokratik bir yöntemle yürütülmezse kadınlar yeniden erkek egemen, dinci ve milliyetçi anlayışla karşı karşıya kalacak. Alınan tüm karar, atama ve uygulamalarda erkeklerin rolü ve varlığı daha fazla tercih ediliyor. Bu da kadınların katılımını olumsuz etkiliyor” ifadelerinde bulundu.
2014 yılında Özerk Yönetim tarafından çıkarılan ve kadın ile ailenin haklarını korumayı amaçlayan yasalara dikkat çeken Rûken Ehmed, konu hakkında şu değerlendirmeyi yaptı:
“2014 yılında Özerk Yönetim, kadınların ve ailenin haklarını koruyan yasalar çıkardı. Ancak geçici yönetim tarafından çıkarılan yasa ve anayasalar İslami bir temel üzerinden hazırlandı ve bu durum kadınların rolünü, haklarını ve varlığını güvence altına alamaz. Bizim hiçbir zaman talebimiz siyasi olarak Suriye’nin parçalanması olmadı. Ancak talebimiz merkezi olmayan bir sistemdir. Çünkü son 15 yılda bölgenin özelliği buydu ve bu durum kadınların ve bileşenlerin haklarını korumuştu.”
‘Kadın hakları anayasada korunmalı’
Kadın haklarının anayasada korunmasının önemine dikkat çeken Rûken Ehmed, “Kurumlar, hükümet ve resmi makamlar görev ve sorumluluklarını yerine getirmek için yasaya dayanıyor. Eğer yasa şiddete ve cinsiyetler arasında ayrımcılığa izin verirse bu, kadınlar açısından büyük tehditlere neden olabilir. Ancak şu ana kadar kadınların haklarını açık bir şekilde koruyan hiçbir yasa bulunmuyor. Baas rejimi döneminde de durum aynıydı ve bugün de bu durum tekrarlanıyor. Bu nedenle kadınların kazanımları tehdit altında ve kadınların hak ve kazanımlarının yasa ve anayasada açık bir şekilde korunması gerekiyor” dedi.
Kadınların parlamentodaki rolüne vurgu yapan Rûken Ehmed, kadınların temsil oranının artırılması gerektiğini belirtti. Rûken Ehmed, kadınların parlamentodaki oranının yükselmesinin, hak ve taleplerinin daha iyi temsil edilmesine ve karar alma süreçlerinde daha aktif rol üstlenmelerine katkı sağlayacağını söyledi. Sistemlerinin özelliğinin kadın ve erkeğin karar alma makamında birlikte yer alması olduğunu kaydeden Rûken Ehmed, “Biz şimdi kadınların kazanımlarını koruma aşamasına girdik. Gerçekten de elde edilen kazanımları korumak, onları elde etmekten daha zordur. Çünkü şu anda farklı bir sisteme sahip bir devletle yaşıyor ve aynı zamanda birlikte siyasi ve toplumsal bir süreç yürütüyoruz. Daha önce kurduğumuz sistemin kendine özgü özellikleri vardı ve toplum tarafından da kabul edilmişti. Toplumda kadınların özgürlüğü ve karar alma süreçlerine katılımı temel olarak görülüyordu. Erkek artık tek başına karar veremez ve kadınları karar alma süreçlerinden uzaklaştıramazdı” sözlerine dikkat çekti.
Eşbaşkanlık sistemi tehlikede
Rûken Ehmed, geçici yönetimin eşbaşkanlık sistemini kabul etmediğini belirterek, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Geçici yönetim eşbaşkanlık sistemini kabul etmiyor ve kadınların farklı karar alma düzeylerine katılımını yeterli düzeyde kabul etmiyor. Bu nedenle yeni bir aşamaya girdik. Siyasi ve düşünsel mücadelemizi sürdürmemiz gerekiyor. Elbette bu süreçte birçok zorluk ve büyük sorun yaşanacak. Amaç, mücadelenin örgütlenme ve kadınların gücüyle sürdürülmesi ve bugünkü siyasi süreçte Suriyeli kadınların yer almasıdır. Kadınların sesi, görüşü ve talepleri açık ve etkili bir şekilde ortaya konulmalıdır.”