Fas Parlamentosu’nda kadın temsiliyetinde fırsat eşitliği sağlanıyor mu?

Fas’ta kadın milletvekili sayısı 107’ye yükselirken, siyasi partilerin aday belirleme süreçleri, ekonomik eşitsizlikler ve dijital şiddet kadınların seçimlerde eşit koşullarda yarışmasının önündeki engeller olarak öne çıkıyor.

HANAN HARET

Fas –Fas genel seçimlerinin sonuçlarına göre, parlamentonun alt kanadı olan Temsilciler Meclisi’ndeki kadın milletvekili sayısı 395 sandalyenin 107’sine yükseldi. 2021 seçimlerinde 96 olan kadın milletvekili sayısı, böylece yaklaşık yüzde 24,3’ten yüzde 27,1’e çıktı.

Sayısal artışa rağmen kadınların yasama kurumuna ulaşma koşulları ve seçim yarışında fırsat eşitliğinin ne ölçüde sağlandığı, Fas’ta kadınların siyasi katılım sürecinin değerlendirilmesinde tartışılmaya devam ediyor.

Verilere göre 90 kadın bölgesel seçim çevrelerinden, 17 kadın ise yerel seçim çevrelerinden milletvekili seçildi. 2021 seçimlerinde yerel seçim çevrelerinden seçilen kadınların sayısı 6’ydı. Ayrıca kadınlar, toplam 1615 yerel seçim listesinin 121’ine başkanlık etti. Bu sayı, toplam listelerin yaklaşık yüzde 7,5’ine karşılık geliyor.

Bu rakamlar, kadınların seçim çevrelerindeki temsili arasında farklılıklar bulunduğunu ortaya koyarken, doğrudan rekabetin yaşandığı seçimlerde kadınların öne çıkma olanaklarını da tartışmaya açıyor. Bu süreçte siyasi partilerin aday belirleme tercihleri ve kadın adayların seçim kampanyaları sırasında erişebildiği kaynaklar önemli rol oynuyor.

‘Yolsuzlukla mücadele ve dijital şiddete karşı duruş’

Kadınların parlamentodaki temsilinin artışını değerlendiren siyasi aktivist ve insan hakları savunucusu Keltum Müstekim, meselenin yalnızca kadınların kazandığı sandalye sayısıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Keltum Müstekim, kadın milletvekillerinin taşıdığı siyasi programların niteliğinin, bu programların yurttaşların siyasi, ekonomik ve toplumsal ihtiyaçlarına ne ölçüde yanıt verdiğinin ve yoksulluk, dışlanma ile yolsuzlukla mücadele kapasitelerinin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bu bağlamda “Nasıl bir kadın istiyoruz?” sorusunu gündeme getiren Keltum Müstekim, asıl hedefin seçilmiş kurumlarda yalnızca sayısal bir kadın varlığı oluşturmak değil, halkın çıkarlarını savunabilen ve yolsuzlukla mücadele edebilen kadınların karar alma mekanizmalarına ulaşması olduğunu ifade etti.

Keltum Müstekim, kadın temsilinin değerinin, kadınların siyasi çalışmalara ne kattıkları ve sorumluluk üstlendikleri görevleri yurttaşların beklentilerine yanıt veren politikalara ne ölçüde dönüştürebildikleriyle bağlantılı olduğunu belirtti.

Seçim sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Keltum Müstekim, “Siyasi partilerin aday belirleme tercihleri solun beklentilerini karşılamıyor. Adayların belirlenmesinde mali olanaklar yerine liyakat ve siyasi çalışma kapasitesi esas alınmalıdır” dedi. 

Paranın seçim süreci üzerindeki etkisinin fırsat eşitliğine zarar verdiğini vurgulayan Keltum Müstekim, bunun kadınların rekabet etme ve seçilebilir sıralarda yer alma olanaklarını sınırlayabildiğine dikkat çekti. Keltum Müstekim’e göre kadın-erkek eşit temsiline ulaşılması, kadınların karar alma merkezlerine erişimini engelleyen koşulların ortadan kaldırılmasına da bağlı.

Dijital şiddet kadın adayları etkiliyor

Kadın adayları hedef alan dijital şiddete de dikkat çeken Keltum Müstekim, bu durumu “Fas toplumunu içten içe kemiren sessiz bir salgın” olarak nitelendirdi.  Söz konusu uygulamaların yalnızca kadınların onurunu zedelemekle kalmadığını, siyasi katılımlarını da etkileyebildiğini kaydeden Keltum Müstekim, dijital şiddetin bazı kadınları aday olmaktan veya seçim listelerinin başında yer almaktan vazgeçirebildiğini söyledi. Bunun da kadınların seçimlerde rekabet etme olanaklarını olumsuz etkilediğini kaydetti.

Keltum Müstekim, “Bu olguyla mücadele etmek için dernekler ve siyasi partiler arasında koordinasyon kurulmalı, dijital şiddetin tehlikelerine ilişkin farkındalık çalışmaları artırılmalı ve eğitim kurumlarının da bu çalışmalara dahil edilmesi gerekli. Bu adımlar, kadınların kamusal yaşama katılımını kısıtlayan uygulamalarla mücadeleye katkı sunacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Keltum Müstekim, önümüzdeki seçimlerde kadınların daha güçlü ve etkili bir temsile ulaşmasını, böylece siyasi katılımlarında daha fazla ilerleme kaydedilmesini umduğunu dile getirdi.

‘Kadınların seçimlere katılımı hâlâ sınırlı’

Sivil toplum aktivisti Zehra Şakir ise son genel seçimlerde kadınların katılımında belirgin bir ilerleme yaşandığını, ancak kadınların muhafazakâr bir toplumda toplumsal baskılar ve çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirtti.

Kadınların siyasi yaşama katılımının ve seçimlerde aday olmasının kolay olmadığını ifade eden Zehra Şakir, kaydedilen ilerlemenin çeşitli engellerin aşılmasıyla mümkün olduğunu söyledi. Bununla birlikte elde edilen kazanımların önemli olmasına rağmen hâlâ sınırlı kaldığını dile getiren Zehra Şakir, parlamentoda güçlü, etkin bir kadın temsiline ilişkin beklentileri karşılamadığını vurguladı.

Kadın milletvekili sayısındaki artışın, hedeflenen temsil düzeyine ulaşıldığı anlamına gelmediğine dikkat çeken Zehra Şakir, kadınların katılımını güçlendirmek ve seçilmiş kurumlara ulaşma olanaklarını genişletmek için çabaların sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.

Zehra Şakir, önümüzdeki seçimlerde kadın temsilinin daha da artmasını ve Faslı kadınların siyasi alandaki varlıklarını güçlendirerek hem ülke içinde hem de uluslararası düzeyde örnek gösterilebilecek bir deneyim ortaya koymasını umduğunu ifade etti.