Şengal’de bahar: Toprağa yağan şiir
Yağmur yağdığında, dillerde hep şu söz dolaşır: “Hayırlı olsun, yağmur berekettir.” Bu yıl yağan yağmur sanki yeryüzüne dökülen şiirler gibiydi. Yağmur, toprağın içine süzülen yeni bir ezgi gibiydi; toprak da içinde güzel bir tohumu filizlendirdi.
Şengal – Bu yıl Şengal’de bahar sadece bir mevsim değildi; yeni bir doğuşun şarkısıydı, yankısı kalplerde yükselen bir şarkı. İyilik ve bereket umudu herkesin içine yayıldı. Yedi yaşındaki bir çocuğa bile sorsan, “Bu yılın baharı geçmiş yılların hepsinden daha güzel” diyecektir.

İnsan uzaktan Şengal’in ovalarına, vadilerine ve dağlarına baktığında, toprağın baharın yeşiliyle örtündüğünü, çeşitli çiçek renkleriyle süslendiğini görür. Serdeşt’ten Bari’ye, Bari’den Êzidî Dihla’ya kadar baharın kokusu yüreklere yayıldı. Yeşil, kırmızı ve sarı renkler ortaya çıktı. Gözler pınar sularının berraklığıyla doldu. Bahar, çobanların kalbini sevindirdi ve yüzlerinde tebessüm çizdi.
Tawûsê Melek bereketini Şengal’in ovalarına ve dağlarına yaydı

Mayıs ayı geldi, ancak bahar hala bu toprakları terk etmedi. Sanki yaza karşı direniyor, ona girmesi için izin vermek istemiyor.
Sanki gelincik tohumları tarlalara serpilmiş gibi… Denir ki Şengal’in tarlaları kendini gelincik çiçeklerine teslim etti. Bu çiçekler güzellikleriyle tüm Şengal’i kapladı; öyle ki Şengal’in bahar elbisesini giydiği söylenir. Güneş ışınları aralarından süzülerek baharın yazdığı şiirlerin dizeleri arasında kendine yer bulur. Güzelliği kalpleri sarhoş eder.
Bu yılın baharı Şengal’in kalbine yerleşti ve onu terk etmek istemiyor. Ne Şengal onun gitmesini istiyor, ne de bahar ayrılmak istiyor.
İnsan ağaçların arasında yürüdüğünde, pınar sularının şırıltısını ve dağlara yönelen kuşların sesini duyar; kendini esintiyle dans ediyormuş gibi hisseder. Bu bahar iyilik ve bereketle dolu; öyle ki kelimeler kalpten ve dudaklardan taşar.
Bu bahar yalnızca insanlar için değil, tüm evren ve doğa için bir iyilik ve berekettir. Bu saflık içinde dans eden gölgeler, doğayla uyum içinde salınır.