Tunuslu Ebru sanatçısı: Çocuklarınıza telefon yerine bir fırça verin

Ebru sanatıyla kültürel mirası yaşatırken sanatın toplumsal iyileşme ve eğitimdeki gücüne dikkat çeken Tunuslu sanatçı Zahra Zarrouk, çocukların sanatla büyümelerinin önemini de vurgu yaparak, “Çocuklarınıza telefon yerine bir fırça verin” dedi.

ZOUHOUR MECHERGUI

Tunus - Tunuslu sanatçı Zahra Zarrouk, geleneksel Ebru sanatını çağdaş bir yorumla yeniden canlandırarak suyu renklerin ve hafızanın taşıyıcısına dönüştürüyor. Yaratıcılığın sınırlarını aşan bu sanat yolculuğu, yalnızca estetik bir üretim sürecini değil, aynı zamanda tarih, kimlik ve kültürel mirasın korunmasına yönelik bir çabayı da yansıtıyor. Zahra Zarrouk’un çalışmaları, yüzyıllardır kitapların ve sanat eserlerinin sayfalarında yaşayan görsel bir geleneği günümüze taşıyor.

Ebru sanatıyla tanışma hikayesini anlatan Zahra Zarrouk, geçmiş dönemlerde kitap ciltleme sanatının büyük bir incelikle uygulandığını belirtti. Dış yüzeyinde dayanıklı hayvan derisinin, iç kısmında ise mermer desenli Ebru kağıdının kullanıldığını ifade eden Zahra Zarrouk, bu tekniğin yalnızca estetik bir tercih olmadığını söyledi. Zahra Zarrouk’a göre söz konusu yöntem, kitapların korunmasını sağlayan önemli bir ciltleme tekniği olarak yüzyıllar boyunca kullanıldı ve 200 yılı aşkın geçmişe sahip eserlerin günümüze ulaşmasında önemli rol oynadı.

Hem terapi yöntemi hem de kendi hikayeni anlatma alanı

Sanatın toplumsal bağları güçlendiren ve insan ruhunu iyileştiren yönüne dikkat çeken Zahra Zarrouk, yürüttüğü Ebru atölyelerinin yalnızca teknik eğitim verilen mekanlar olmadığını söyledi. Atölyelerin aynı zamanda farklı yaşam hikayelerinin buluştuğu bir alan haline geldiğini belirten Zahra Zarrouk, katılımcıların yirmili yaşlardan seksenli yaşlara kadar farklı yaş gruplarından ve çeşitli toplumsal kesimlerden geldiğini ifade etti. Birçok kişinin sanatta hem bir terapi yöntemi hem de kendi hikayesini anlatabileceği bir ifade alanı bulduğunu dile getiren Zahra Zarrouk, tüm bu deneyimlerin ortak bir sanat eserinde birleştiğini kaydetti.

Sanatın toplumsal sorunlar ve gerilimlerle mücadelede en güçlü araçlardan biri olduğunu vurgulayan Zahra Zarrouk, sanatı insanı dönüştüren ve güçlendiren bir unsur olarak tanımladı. Zahra Zarrouk, sanatın bireyin ahlaki gelişimine katkı sunduğunu, ona manevi bir güç kazandırdığını ve bu etkinin kişinin günlük yaşamına ve davranışlarına da yansıdığını ifade etti.

Çocuklar için alternatif bir alan: Enerjilerini kağıda ve tuvallere aktarmalarına izin verin

Ailelere de çağrıda bulunan Zahra Zarrouk, çocukların teknolojiye bağımlı hale gelmeleri yerine sanatla buluşturulmalarının önemine dikkat çekti. Çocukların müzik, tiyatro ve resim gibi yaratıcılığı geliştiren alanlara yönlendirilmesi gerektiğini belirten Zahra Zarrouk, “Çocuklarınıza telefon yerine bir fırça verin. Enerjilerini kağıda ve tuvallere aktarmalarına izin verin. Bu, onları yanlış davranışlara sürüklemekten çok daha değerlidir. Sağlıklı ve dengeli bir toplumun inşasında sanatın rolü çok büyüktür” dedi.

Uluslararası alanda da önemli başarılar elde etti

Araştırma ve üretim sürecine de değinen Zahra Zarrouk, bu yolculuğun en önemli duraklarından birinin, Ebru sanatının Tunus’taki tarihini, tekniklerini ve manevi boyutlarını ele alan “Su Kutsal Alanında Bir Hac Yolculuğu” adlı kitabı olduğunu söyledi. Arapça yayımlanan ilk kapsamlı çalışmalardan biri olarak değerlendirilen kitabın, bu sanatın Tunus’taki gelişimini belgelemeyi amaçladığını belirten Zahra Zarrouk, böylece kültürel mirasın korunmasına katkı sunmayı hedeflediğini ifade etti.

Uluslararası alanda da önemli başarılar elde ettiğini aktaran Zahra Zarrouk, su ve renklerin enerjisini konu alan bir araştırmaya dayanan çalışmasıyla Avustralya’da düzenlenen Uluslararası Yaratıcılık Yarışması’nda bronz madalya kazandığını söyledi. Zahra Zarrouk, Ebru sanatının yeniden canlandırılması ve Arap dünyası ile Afrika’da akademik ve sanatsal bir referans haline gelmesi için çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.

‘Sanatla uğraşan anneler çocuklarının psikolojik gelişimine katkı sunuyor’

Sanatçı kimliğinin annelik deneyimini de farklı bir boyuta taşıdığını belirten Zahra Zarrouk, sanatla iç içe bir ortamda büyüyen çocukların yaratıcılık, estetik algı ve farkındalık açısından daha zengin deneyimler edinebildiğini ifade etti. Zahra Zarrouk, anneliğin tüm kadınlar için güçlü ve doğal bir duygu olduğunu, ancak sanatçı annelerin çocuklarına olaylara farklı açılardan bakabilme becerisi kazandırabildiğini dile getirdi.

“Sanatsal annelik” kavramına dikkat çeken Zahra Zarrouk, sanatla uğraşan annelerin çocuklarının psikolojik gelişimine farklı katkılar sunduğunu belirtti. Zahra Zarrouk, sanatın çocukların hayal gücünü beslediğini, kendilerini ifade etme becerilerini güçlendirdiğini ve daha duyarlı bireyler olarak yetişmelerine yardımcı olduğunun altını çizdi.

Bir çocuğun sanatçı bir annenin atölyesinde büyümesinin, küçük yaşlardan itibaren dünyayı renkler, şekiller ve yaratıcı üretim aracılığıyla tanımasına olanak sağladığını sözlerine ekleyen Zahra Zarrouk, bu deneyimin yalnızca eğlenceli bir uğraş olmadığını dile getirdi. Zahra Zarrouk’a göre sanatla erken yaşta kurulan bağ, çocukların özgün bir kişilik geliştirmelerine, farkındalık düzeylerinin artmasına ve kendilerini daha rahat ifade edebilmelerine katkı sunuyor.

Sanatsal bir ortamda yetişmenin çocukları yalnızca görsel sanatlara yönlendirmediğini vurgulayan Zahra Zarrouk, bu estetik birikimin farklı alanlarda da başarıya zemin hazırladığını ifade etti. Zahra Zarrouk, sanatla büyüyen çocukların edebiyat, bilim ya da spor gibi farklı alanlarda da yaratıcılıklarını geliştirebildiklerini ve daha geniş bir bakış açısı kazanabildiklerini kaydetti.

Sanatla büyüyen çocukların başarıları

Bu konudaki görüşlerini kendi yaşamından bir örnekle açıklayan Zahra Zarrouk, kızının yaratıcı yolculuğuna henüz altı yaşındayken başladığını anlattı. Sanat ve edebiyat etkinliklerine katılan kızının küçük yaşlarda “Tunus’un En Genç Yazarı” ödülünü kazandığına dikkat çeken Zahra Zarrouk, kızının şiir yazdığını, edebiyat festivallerinde yer aldığını ve çocuklara yönelik sergilere katılarak kendini geliştirdiğini söyledi.

Bugün 18 yaşında olan kızının lise mezuniyet sınavlarına hazırlandığını ifade eden Zahra Zarrouk, sanatla başlayan bu sürecin onu farklı alanlarda da başarıya taşıdığını dile getirdi. Sanata ve estetiğe duyduğu ilginin zamanla deniz ve su sporlarına yönelmesini sağladığını belirten Zahra Zarrouk, kızının bu alanda çeşitli şampiyonluklar ve madalyalar kazandığını kaydetti. Zahra Zarrouk, “Sanatın anneliğe verebileceği en büyük hediye, topluma ve ülkesine fayda sağlayabilecek başarılı ve dengeli bireyler yetiştirmektir” sözlerine vurgu yaptı.