Piplantri’den bir umut hikâyesi: Doğan her kız çocuğu için 111 ağaç

Hindistan’da geçen etkileyici dayanışma ve doğa mücadelesi, aynı zamanda sinemaya da konu olmuş ilham verici bir yaşam hikâyesidir. Tarihi dönüşümü ele alan belgesel, kadın özgürleşmesi ile ekolojik mücadelenin kesişim noktasını gözler önüne seriyor.

Haber Merkezi-Hindistan’ın Rajasthan eyaletinde bulunan Piplantri köyü, dünyaya gelen her kız çocuğu için 111 ağaç dikme geleneğiyle tanınıyor. Çevre koruma bilincini toplumsal dayanışmayla harmanlayan bu girişim, evladını kaybeden bir babanın derin acısının büyük bir umut hareketine dönüşmesiyle başladı.

Bir dönüşüm hikâyesi: Piplantri’nin yaşam ormanı

Piplantri köyü sakinleri, “Kız çocukları yaşamın yeniden doğuşudur” anlayışı ve güçlü bir toplumsal dayanışma ruhuyla kadın ve doğa arasındaki bağı son derece etkileyici ve anlamlı bir şekilde gözler önüne seriyor. Piplantri köyünde çekilen belgesel de şu anlamlı sözlerle başlıyor: “Ağaçlar kesildiğinde, bu durum doğanın gücünü öfkelendirir. Toplumlar kız çocuklarının yaşamına son verdiğinde ise o toplum koyu bir karanlığa sürüklenir. Nehirler, ormanlar ve kız çocukları... Onlar yaşam verenlerdir. Onları korumak sıradan bir eylem değil, hepimizin omuzlaması gereken ortak bir sorumluluktur.”

Doğan her kız çocuğu için 111 ağaç

Bu anlamlı hareket, eski köy muhtarı Shyam Sundar Paliwal’ın kızı Kiran’ı 2006 yılında genç yaşta kaybetmesinin ardından hayata geçirildi. Köylüler tarafından çok sevilen Kiran’ın kaybı derin bir üzüntüye yol açarken, bu acı zamanla tüm köyün benimsediği köklü bir geleneğe dönüştü. Shyam Sundar Paliwal, köy sakinleriyle birlikte tarihi bir karar aldı. Köylüler, artık hiçbir kız çocuğunun yok sayılmaması ve doğan her kız çocuğunun yaşama yeniden nefes olması amacıyla büyük bir seferberlik başlattı.

Köy halkı yaşadıkları acıyı tarihi bir sorumluluğa dönüştürdü. Yeni doğan her kız çocuğu için kendi elleriyle 111 meyve ağacı ve çeşitli fidanları köy topraklarına dikmeye başladılar. Onların inancına göre “111” sayısı; bereketi, bolluğu ve başarıyı simgeleyen kutsal bir rakam. Kadınlar bu yöntemle, bir kız çocuğunun dünyaya gelişinin bir yük değil, aksine yeni bir yaşam müjdesi olduğunu kanıtladı.

Piplantri’de bir kız çocuğunun doğumu ağaç dikilerek kutlanıyor. Bu gelenek, hem doğayı korumayı hem de kız çocuklarına yönelik toplumsal bilinci yükseltmeyi hedefliyor.

Çocuk yaşta evliliklerin önüne geçildi

Kadınların öncülüğünde başlayan bu mücadele, kız çocuklarına karşı olan olumsuz toplumsal normları da değiştirdi. Aileler, kızlarını 18 yaşına kadar evlendirmeyeceklerine ve eğitimlerini yarıda bırakmayacaklarına dair söz verdiler. Bu süreçte aileler, kızlarının geleceği için ekonomik fonlar oluşturmaya teşvik edildi ve bu doğrultuda özel projeler geliştirildi.

Dikilen ormanı kuraklıktan ve zararlı böceklerden korumak amacıyla fidanların etrafına aloe vera bitkileri dikildi. Ekonomik bağımsızlıklarını kazanmak isteyen kadınlar ise bu bitkilerden doğal ilaçlar ve kremler üreterek kendilerine sürdürülebilir bir gelir kaynağı yarattılar.

Kurak köy yemyeşil bir ormana dönüştü

Kadınların bu güçlü inisiyatifi sayesinde, eskiden kurak ve çorak olan köy bugün yemyeşil bir ormana dönüşmüş durumda. Günümüze kadar kız çocukları adına dikilen ağaç sayısı 350 bini aştı.

Piplantri kadınları bugün doğayı koruma mücadelesi ile kadın özgürlüğünün birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini gösteriyor. Dünyaya geldiklerinde bir dönem yok sayılan kız çocukları, bugün kendi adlarına büyüyen ağaçlarla umudun ve yeni bir yaşamın simgesi haline geldi.

Hindistan’ın Piplantri köyünde başlayan 111 ağaç dikme geleneği, evladını yitiren bir babanın acısıyla doğmuş olabilir; ancak bugün çok daha derin bir anlam taşıyor. Hikaye bir kaybın umuda, bireysel bir çabanın toplumsal dayanışmaya ve küçük bir adımın büyük bir çevresel dönüşüme nasıl yol açabileceğini hatırlatıyor.

Yeni doğan her kız çocuğu için toprağa dikilen 111 fidan, geleceğe duyulan inancın en somut ifadesidir. Ağaçlar büyüdükçe çocuklar büyüyor; köyün doğası yeşerdikçe, kız çocuklarının toplumdaki yeri ve değerine dair yepyeni bir bilinç kök salıyor.