Kutsal Örümcek: İran’daki kadın katliamlarının sinemaya yansıması

“Kutsal Örümcek”, İran’da yaşanan kadın katliamlarını ve cinsiyet eşitsizliğini ekranlara taşıyor. Gerçek olaylardan ilham alan film, sistematik şiddeti ve bu şiddeti besleyen toplumsal yapıyı sorguluyor.

Haber Merkezi- İran özellikle son birkaç yıldır ekonomik bir çöküş içinde. Bu çöküşün yanında baskılarını arttıran devlet ortaya çıkan toplumsal baş kaldırıları da kanlı bir şekilde bastırmaya yöneldi. Son olarak bölgedeki savaş İran’da yaşayan milyonlarca insanı daha büyük bir karanlığa ve çıkmaza hapsederken kadına yönelik şiddet her alanda kendini gösteriyor.

İran’da bir kadın olarak hayata tutunmak zorken kadınlar her şeye rağmen ‘jin, jiyan, azadi’ ayaklanmasıyla güçlerini gösterdi. 2022 yapımı Kutsal Örümcek adını taşıyan film İran’da yaşananlara dair yüzleşmeye davet eden bir film.

Katliamlar ve yüzleşme

İran sinemasında son yılların en çok tartışılan yapımlarından biri olan Kutsal Örümcek, yönetmen Ali Abbasi imzasıyla uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı. Gerçek olaylardan ilham alan film, İran’ın kutsal şehirlerinden Meşhed’de kadınları hedef alan bir seri katilin izini sürerken, izleyiciyi sarsıcı bir toplumsal yüzleşmeye davet ediyor.

2000–2001 yılları arasında en az 16 kadını katleden Said Henai’nin hikayesine dayanan yapım, bir gazetecinin katliamları araştırma süreci üzerinden ilerliyor. Kadın katliamları, adalet sistemi ve ahlaki çelişkiler üzerinden sert bir eleştiri sunan film, İran’daki cinsiyet eşitsizliği ve toplumsal şiddeti cesur bir dille ele alıyor.

Cannes’tan ödülle döndü

Başrollerinde Mehdi Becestani ve Zehra Emir İbrahimi’nin yer aldığı film, 75. Cannes Film Festivali’nde prömiyerini yaptı. Zehra Emir İbrahimi, festivalde “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazanarak dikkatleri üzerine çekti.

Ancak film yalnızca sanatsal yönüyle değil, yarattığı politik tartışmalarla da gündeme geldi. Dönemin İran Kültür ve İrşad Bakanı Muhammed Mehdi İsmaili, filme tepki göstererek İran’da yapım sürecine destek veren kişilerin cezalandırılacağını açıklamıştı. İran Sinema Kurumu da filmi “milli ve dini değerlere hakaret” gerekçesiyle eleştirerek festivali kınadı.

‘Özde kadın düşmanlığı yatıyordu’

Yönetmen Ali Abbasi bir demecinde “Bu davanın sadece Said ile ilgili olmadığını hissettim. Meselenin özünde kadın düşmanlığı yatıyordu” derken filmi olayın geçtiği yerde çekebilmek için İran’daki devlet kurumlarına ve Kültür Bakanlığına müracaat ettiğini anlatıyor ve Mehşed şehrinin seri katil olayındaki rolünü yerinde tespit etmenin doğru olacağını düşündüğünü ifade ediyor. Ancak yönetmen bir yıl boyunca cevap alamayınca, bunun istenmediğine kanaat getirerek ve 2001 yılında geçen olayın filmini Ürdün’de çekiyor.

Suç hikayesinden çok toplum sorgulanıyor

Filmin Cannes’daki gösterim öncesinde feminist hareketin protestoları da dikkat çekmişti. Les Colleuses üyesi kadınlar, Fransa’da katledilen kadınların isimlerinin yer aldığı pankartlarla eylem düzenleyerek, filmde işlenen kadın katliamları temasını gerçek dünyadaki şiddetle ilişkilendirdi.

“Kutsal Örümcek”, yalnızca bir suç hikayesi anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda kadınlara yönelik sistematik şiddeti ve bu şiddeti besleyen toplumsal yapıyı sorgulayan güçlü bir sinema eseri olarak öne çıkıyor. Filmi farklı platformlardan izleyebilirsiniz.