İran’da yeni tasarı: Gazeteci ve akademisyenlere 30 yıl hapis tehdidi
BM İran Gerçekleri Araştırma Misyonu, “Yabancı Nüfuzla Mücadele” tasarısının gazeteci, akademisyen ve aktivistleri 30 yıla kadar hapis tehdidiyle karşı karşıya bırakabileceği uyarısında bulunarak, tasarının geri çekilmesini istedi.
Haber Merkezi- İran’da temel hakların sınırlandırılması ve uluslararası iletişimin önüne yeni engeller getirilmesi giderek artan eleştirilere neden oluyor. Yeni yasal ve idari düzenlemelerin ifade özgürlüğü ile akademik faaliyetler üzerindeki kısıtlamaları derinleştirebileceği belirtilirken, ülkedeki siyasi ortamın daha fazla içe kapanmaya yöneldiği değerlendirmeleri yapılıyor.
Birleşmiş Milletler (BM) İran İslam Cumhuriyeti Bağımsız Uluslararası Gerçekleri Araştırma Misyonu, İran Parlamentosu’nda görüşülen “Yabancı Nüfuzla Mücadele” yasa tasarısına ilişkin kaygılarını dile getirerek İranlı yetkililere tasarıyı derhal geri çekme çağrısında bulundu.
Misyona göre tasarı, gazeteciler, akademisyenler ve aktivistlerin yalnızca yabancı kişi veya kuruluşlarla bağlantıları nedeniyle 30 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalmasına yol açabilir.
Tasarıda öngörülen düzenlemelerin kapsamının son derece geniş olduğuna dikkat çeken Gerçekleri Araştırma Misyonu, İranlıların medya kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, insan hakları savunucuları ve bazı yabancı hükümetlerle ilişkilerinin de düzenleme kapsamına girebileceği uyarısında bulundu.
Misyon Başkanı Sara Hossain de İranlıların dış dünyayla ilişkilerinin genel olarak suç kapsamına alınması ihtimalinden duyduğu kaygıyı dile getirdi.
Günlük faaliyetler de cezalandırılabilir
Tasarı metnine göre yabancı kişi ve kuruluşlarla bağlantılı belirli faaliyetlerin elektronik bir sisteme kaydedilmesi ve bu faaliyetler için izin alınması gerekiyor. Gerçekleri Araştırma Misyonu, söz konusu sistemde İran İstihbarat Bakanlığı ile Devrim Muhafızları Ordusu İstihbarat Teşkilatı’nın güvenlik değerlendirmelerinin belirleyici rol oynayacağına dikkat çekti.
Tasarı kapsamındaki kısıtlamalar; kitap ve makale yayımlamayı, bilimsel ve akademik iş birliklerini, yabancı medya kuruluşlarıyla iletişim kurmayı, gazete ve internet sitelerinin yönetimini, bilimsel kurs ve konferanslara katılımı, sanat festivallerini, sanatsal eserlerin üretilmesi ve sergilenmesini kapsıyor.
Düzenlemeler ayrıca para transferi ile mal ve hizmet sağlanması dahil olmak üzere ekonomik, ticari ve mali faaliyetleri de içeriyor.
Gerçekleri Araştırma Misyonu üyesi Viviana Krsticevic, tasarının yasalaşması halinde İranlıların dış dünyayla etkileşiminin sınırlandırılabileceğini belirtti. Viviana Krsticevic, düzenlemenin ifade özgürlüğü, bilgiye erişme ve bilgiyi aktarma hakkı, örgütlenme özgürlüğü, eğitim ve çalışma hakkı ile kültürel yaşama katılım gibi temel hakları zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
Misyon ayrıca sivil toplum üyeleri ile insan hakları ihlallerinin mağdurlarının, korkutulma veya misillemeye uğrama endişesi taşımadan BM insan hakları mekanizmalarıyla iş birliği yapma hakkına sahip olduğunu vurguladı.
Misyonun bir diğer üyesi ise tasarının yasalaşması durumunda İranlıların veya İran’da yaşayan kişilerin Gerçekleri Araştırma Misyonu ile bağlantıları nedeniyle suçlanmasının misilleme ve yıldırma niteliği taşıyabileceği uyarısında bulundu. Misyonun gelişmeleri takip edeceği ve ilgili vakaları BM İnsan Hakları Konseyi’ne raporlayacağı belirtildi.
‘Yabancı nüfuzla mücadele’ tasarısında neler var?
“Yabancı istihbarat servisleri, hükümetler veya kurumların nüfuzuyla mücadele” amacıyla hazırlanan tasarı, İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu’ndaki incelemenin ardından açık oturumda genel hatlarıyla kabul edildi. Ancak tasarının maddelerine ilişkin görüşmeler devam ediyor ve düzenleme henüz yürürlüğe girmiş bir yasa niteliği taşımıyor.
Taslağın yayımlanan metninde gerçek ve tüzel kişilerin yabancı taraflarla iletişim ve iş birliği biçimlerini düzenleyen hükümler bulunuyor. Bu hükümler ekonomik, bilimsel, akademik, medya, kültür ve sanat alanlarını kapsıyor.
Tasarı ayrıca yabancılarla kurulan ilişkilerin kaydedilmesi, yönetilmesi ve denetlenmesi amacıyla elektronik bir sistem kurulmasını öngörüyor. Sistem aracılığıyla yabancı kişi ve kurumlarla gerçekleştirilen belirli iletişim biçimlerinin kayıt altına alınması hedefleniyor.
Taslağın yeni versiyonunun birinci maddesine göre gerçek ve tüzel kişilerin yabancı kişi veya taraflarla gerçekleştireceği faaliyet ve iletişimlerin söz konusu yasa çerçevesinde yürütülmesi gerekiyor. Düzenlemede, ülkenin bağımsızlığını, ulusal bütünlüğünü veya ulusal egemenliğini ihlal ettiği; İran-İslam kültürünü zayıflattığı ya da yabancı nüfuz ve hakimiyetini kolaylaştırdığı değerlendirilen iletişimlerin yasaklanması öngörülüyor.
Tasarıda “nüfuz” kapsamında değerlendirilen bazı eylemler için ağır cezai yaptırımlar da yer alıyor. Tasarının ilk versiyonunun birinci maddesine göre söz konusu eylemlerin güvenlik, bağımsızlık veya tasarıda belirtilen diğer alanlarda telafisi mümkün olmayan zarara yol açması halinde cezanın “birinci derece” kapsamında 30 yıla kadar hapis olabileceği belirtiliyor.
Tasarı maddeleri üzerindeki parlamento incelemeleri ve değişiklik çalışmaları ise devam ediyor. Bu nedenle yayımlanan taslakta yer alan hükümler henüz kesinleşmiş değil ve yasama görüşmelerinin tamamlanmasının ardından nihai metnin mevcut taslaktan farklılaşabileceği belirtiliyor.