İran’da idamlar ve baskı dalgası tırmanıyor
Son bir haftada en az 26 kişinin idam edildiği İran’da, siyasi tutuklular, kadınlar ve aileler üzerindeki baskı arttı. Gözaltında ölümler, çocuklara yönelik şiddet ve gizli infaz iddiaları, ülkede “sessiz bir savaşın” sürdüğüne işaret ediyor.
Haber Merkezi- Uluslararası kamuoyunun dikkatinin savaşlar ve bölgesel müzakerelere yoğunlaştığı bir dönemde, İran’daki cezaevleri sessizlik içinde art arda idamların uygulandığı yerlere dönüşmüş durumda. Son bir haftada yaşananlar, küresel sessizliğin gölgesinde iktidarın baskı ve infaz politikasını benzeri görülmemiş bir hızla sürdürdüğünü gösteriyor.
Yalnızca birkaç gün içinde farklı cezaevlerinde 26 tutuklunun idam edildiği bildirildi. Bu sayı içinde siyasi ve güvenlik suçlamalarıyla tutulanların oranındaki artış, özellikle hedefli idamların yoğunlaştığına işaret ediyor.
İdamla hızlı bir şekilde infaz ediliyor
Ocak ayındaki protestolarda gözaltına alınan 21 yaşındaki sporcu Sasan Azadvar, İsfahan Merkez (Dastgerd Prison) Cezaevi’nde idam edildi. “Muharebe” suçlamasıyla hakkında verilen idam kararının, hukuki açıdan tartışmalı bir dosyaya dayandığı ve Yüksek Mahkeme onayından kısa süre sonra infaz edilmesi, muhaliflerin hızlı biçimde ortadan kaldırıldığı yönündeki endişeleri artırdı. Cenazesi ise yoğun güvenlik önlemleri altında defnedildi.
3 kişi idam edildi
Meşhed’deki Vekilabad Cezaevi’nde protestolarda gözaltına alınan üç kişi daha toplu halde idam edildi. Ailelerin son ana kadar af komisyonunda dosyalarının inceleneceği yönünde oyalandığı, infaz sabahı ise yakınlarının cenazelerini teslim almak zorunda bırakıldığı belirtildi. Bu durum, ailelere yönelik ağır bir psikolojik baskı olarak değerlendiriliyor.
Gizli infaz endişesi
Urmîye Merkez Cezaevi’nde de idam mahkumu bazı tutukluların bilinmeyen yerlere nakledilmesi, gizli infaz endişesini artırdı. Şiraz’da ise yeni idam kararlarının verilmesi, siyasi davalardaki idamların sürdüğünü gösteriyor.
24 yaşındaki Hanife Avandi’nin de aralarında bulunduğu bazı mahkumlar çeşitli suçlamalarla idam edildi. Ayrıca Urmîye’de iki siyasi tutuklunun gizlice infaz edildiği bildirildi. Mervdeşt’te dört protestocu hakkında idam kararı verilmesi ise infazların süreceğini gösteriyor.
Uluslararası Af Örgütü, en az 13 protestocunun idam riski altında olduğunu ve işkence altında zorla itiraf verdiklerini açıkladı.
Gözaltı baskısı devam ediyor
Bu hafta gözaltı ve baskılarda kadınların öne çıktığı dikkat çekti. Şiraz’da yaşayan Bahai yurttaş Sara Sepehri, üç haftadır Adelabad Cezaevi’nde tutulurken sağlık durumunun kötüleştiği bildirildi. Başka bir Bahai yurttaşın da yeniden tutuklanarak Meşhed’e gönderildiği ve hala belirsizlik içinde tutulduğu aktarıldı.
Aileler hedef alınıyor
Aynı zamanda hak arayan aileler de hedef alındı. Kerec’de yaşayan Ekrem ve Azam Daneshvar kardeşler, idam edilen kardeşlerinin cenazesini almak isterken gözaltına alındı. Gorgan’da ise 1980’lerde idam edilen bir siyasi tutuklunun kardeşi Masume Ajini’nin akıbeti bilinmiyor.
Eğitim alanında baskılar arttı
Eğitim alanında da baskılar arttı. Kirman’da beş kadın öğretmen hakkında ağır para cezaları uygulanırken, meslektaşlarının da hapis tehdidiyle karşı karşıya olduğu belirtildi. Loristan’da bir kadın, iki kişiyle birlikte gözaltına alındı ve zorla alınmış itiraf görüntüleri yayımlandı. Sistan ve Belucistan’da ise bir kadın eşiyle birlikte evine düzenlenen baskında gözaltına alındı.
Çocuklar da gözaltında
Şiddet yalnızca yetişkinlerle sınırlı kalmadı. Kirman’ın Şehdad bölgesinde güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu üç Beluc yurttaş yaşamını yitirirken, ölenlerden birinin 15 yaşında olduğu belirtildi. Gözaltındaki çocukların da aile ve avukat erişiminden yoksun şekilde tutulduğu bildiriliyor.
Gözaltında şüpheli ölümler
Öte yandan cezaevleri ve gözaltı merkezlerinde şüpheli ölümler yaşanmaya devam etti. Tahran ve Kirman’da gözaltına alınan bazı kişilerin daha sonra hayatını kaybettiği ve ailelerine yalnızca cenazelerinin teslim edildiği aktarıldı. Bazı vakalarda ağır işkence izlerinin bulunduğu öne sürüldü.
28 Nisan’da İze’ye bağlı Piyan köyüne düzenlenen geniş çaplı operasyon, ağır silahların kullanıldığı ve halkta korku yaratan müdahalelerden biri oldu. Birçok dosyada ailelerin yakınlarının nerede tutulduğuna dair bilgi alamadığı, yüksek kefalet bedelleriyle ekonomik baskı altına alındığı ifade ediliyor.
Son gelişmeler, İran’da bir yandan sınır bölgelerinde çatışmalar sürerken, diğer yandan cezaevleri ve gözaltı merkezlerinde “sessiz bir savaşın” yürütüldüğüne işaret ediyor. Bu süreç, uluslararası gündemin gölgesinde, muhaliflere yönelik sistematik bir baskı ve yok etme politikasının sürdüğünü ortaya koyuyor.
Amnesty: 13 kişi idam tehlikesi altında
Öte yandan 13 gösterici hakkında idam tehlikesi bulunduğunu açıklayan Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), İran’ın siyasi tutsaklara ve göstericilere verdiği idam cezalarında artış olduğunu kaydetti.
Raporda, idam cezasına çarptırılan 13 göstericinin infaz riski altında olduğu bildirildi.
İtirafa zorlanan göstericilerin işkence ve kamçı cezasına maruz kaldığı belirtilen raporda, tutsakların tek kişilik hücrelerde tutulduğu ve dil olmayan bir yargılamayla karşı karşıya kaldıkları aktarıldı.
Uluslararası Af Örgütü, İran yargısının siyasi tutsaklara ve protestolara katılanlara verdiği keyfi idam cezalarında artış olduğunu kaydetti.
Ayrıca İran’ın idam cezalarıyla toplumda korku yaratmak ve muhalif sesleri susturmak istediği ifade edildi.