BM uzmanlarından İran'a: Kürtler ve Beluçlara yönelik baskılara son verin
BM uzmanları yılın ilk altı ayında en az 22 Kürt ve 24 Beluç'un idam edildiğini açıklayarak, “İranlı yetkilileri Kürt ve Beluç toplumlarının maruz kaldığı keyfi gözaltı, zorla kaybetme, işkence ve idamlara son vermeye çağırıyoruz” dedi.
Haber Merkezi – Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, İran İslam Cumhuriyeti yönetimine özellikle Kürtler ve Beluçlara yönelik keyfi gözaltılar, zorla kaybetmeler, işkence, kötü muamele ve keyfi idamlara son verilmesi çağrısında bulundu.
BM İran Özel Raportörü Mai Sato, bugün yaptığı açıklamada, diğer BM uzmanlarıyla birlikte İran makamlarından Kürt ve Beluç toplumlarına yönelik hak ihlallerini durdurmalarını istediklerini belirterek, "İranlı yetkilileri Kürt ve Beluç toplumlarının maruz kaldığı keyfi gözaltı, zorla kaybetme, işkence ve idamlara son vermeye çağırıyoruz" dedi.
Uzmanlar, farklı halkların güvenlik, onur ve ayrımcılığa uğramadan yaşama hakkına sahip olduğunu vurguladı. Açıklamada, Aralık 2025'te başlayan protestoların ardından İran'da binlerce kişinin gözaltına alındığı, çok sayıda işkence, zorla alınan itiraf ve zorla kaybetme vakasının bildirildiği ifade edildi. Ayrıca siyasi saiklerle verilen gözaltı ve cezaların arttığına, özellikle belirsiz güvenlik suçlamalarının farklı etnik gruplara yönelik baskı aracı olarak kullanıldığına dikkat çekildi.
‘2026 yılının ilk altı ayında en az 24 Beluç ile 22 Kürt'ün idam edildi’
BM uzmanları, 2026 yılının ilk altı ayında en az 24 Beluç ile 22 Kürt'ün idam edildiğini açıkladı. Çok sayıda kişinin idam tehdidi altında bulunduğu belirtilirken, Kürt siyasi tutsaklar Pexşan Ezîzî ve Werîşe Muradî hakkında verilen idam cezalarının infaz edilmesinin beklendiği kaydedildi.
Açıklamada, 2025 yılında yürürlüğe giren ve “casusluk” tanımını genişleten yasanın yanı sıra “Tanrı'ya karşı savaş”, "yeryüzünde fesat çıkarmak” ve “isyan” gibi suçlamaların muhalefeti bastırmak amacıyla, özellikle de Kürtlere karşı kullanıldığı ifade edildi.
BM uzmanları ayrıca, işkence ve zorla alınan ifadeler üzerine yürütülen yargı süreçlerinin ardından idam tehlikesiyle karşı karşıya bulunan beş Kürt ve Beluç tutuklunun durumundan duydukları endişeyi dile getirdi. Bu davaların, İran'da halklara yönelik daha geniş çaplı baskı politikasının bir parçası olduğu belirtildi.
Açıklamada, siyasi kriz dönemlerinde başta Sünni Kürtler ve Yarsaniler olmak üzere farklı inanç gruplarının da hedef alındığı, bu toplulukların ulusal güvenliğe tehdit olarak gösterilen söylemlerle baskı altına alındığı ifade edildi.
Baskı ve tehditler artıyor
Uzmanlar, Azerbaycan Türkleri de dahil olmak üzere farklı etnik gruplardan kişilere yönelik gözaltı ve zorla kaybetme vakalarının arttığına dikkat çekti. Bazı vakalarda 18 yaşın altındaki çocukların da gözaltına alınanlar arasında bulunduğu kaydedildi.
BM uzmanları ayrıca, İran dışındaki Kürt aktivistlere yönelik baskıların da arttığını belirtti. İran makamlarının yurt dışında yaşayan yüzlerce İranlının mal varlığına el koyduğu, son olarak da yurt dışında yaşayan 37 Kürt aktivist ve siyasetçinin adının yer aldığı bir liste yayımlayarak haklarında yakalama ve iade taleplerinde bulunduğu aktarıldı.
Açıklamanın sonunda BM uzmanları, İran'ın uluslararası hukuk uyarınca işkenceyi, zorla kaybetmeyi ve keyfi yaşam hakkı ihlallerini mutlak biçimde yasaklayan yükümlülüklerine uyması gerektiğini hatırlattı. Uzmanlar, adil yargılanma hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği ile eşitlik ve ayrımcılık yasağı ilkelerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunarak, bu ihlalleri İran makamlarıyla diyalog yoluyla izlemeyi sürdüreceklerini bildirdi.