Uluslararası Kadın Delegasyonu, AK'ye tecridi anlattı

Uluslararası Kadın Delegasyonu, Avrupa Konseyi’ni ziyaret ederek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecride dikkat çekti.

Haber Merkezi- Uluslararası Kadın Delegasyonu, 22 aydır haber alınamayan ve ağır tecrit koşulları altında tutulan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın durumunu aktarmak üzere Avrupa Konseyi'ne (AK) bir ziyaret gerçekleştirdi.

Delegasyon ziyaret ile ilgili basına yazılı bir açıklama yaparak ziyaretin amacını paylaştı. Delegasyon, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kadınlar için taşıdığı önemi görünür kılmayı ve Türkiye'de özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilerin, özellikle de siyasi nedenlerle, çoğunlukla Abdullah Öcalan'ın düşüncelerine destek verdikleri için hapsedilen kadınların ciddi insan hakları ihlallerine maruz bırakıldığına dikkat çekmeyi amaçladıklarını belirtti.

Delegasyonda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın düşüncesini Orta Doğu ve Afrika'nın kuzeyindeki Arap kadınlar arasında araştırmak ve yaymakla görevli Lübnan'daki Nun İnisiyatifi'nin direktörü Sawsan Chouman,  Hukuk Profesörü ve Cezaevindeki Kadınlarn için çalışma yapan İnsan Hakları Aktivisti Diana Restrepo ve Paris'ten gelen Sylvie Jan’ın yer aldığı bilgisi paylaşıldı.

‘Konsey üyeleri taahhütte bulundu’

Açıklamada delegasyon tarafından görüşmenin amacı şu sözlerle açıklandı:

“Bu heyet, Avrupa Konseyi'nin çeşitli komitelerinin bazı oturumlarına katılmış ve farklı milletvekillerinin yanı sıra Konsey bünyesinde çeşitli gruplarda çalışan diğer bazı kişilerle de görüşmelerde bulunmuştur. Örneğin, Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Ofisi ve Türkiye de dahil olmak üzere tüm Avrupa Konseyi Üye Devletlerine getirilen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğini kontrol etmekle görevli İzleme Ofisi ile toplantılar yapılmıştır. Avrupa kurumları ile bu yakınlaşma, diğer hususların yanı sıra, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 2014 yılından bu yana Türkiye'ye, diğer pek çok kişinin yanı sıra Abdullah Öcalan'a da verilen gözden geçirilemez ömür boyu hapis cezasında değişiklik yapmasını emrettiğini hatırlatmaya çalışmıştır; zira hükümlü kişinin topluma yeniden entegrasyonu kanıtlandığında şartlı tahliye olasılığını öngörmeyen herhangi bir ömür boyu hapis cezası, sözde ‘umut hakkına’aykırıdır. Ayrıca AİHM'nin, Abdullah Öcalan ve İmralı’da özgürlüğünden mahrum bırakılan diğer üç kişi de dahil olmak üzere, diğer Türk cezaevlerinde özgürlüğünden mahrum bırakılan kişilerin avukatları ve aile üyeleriyle sürekli iletişim kurabilmelerinin önemini vurguladığı da hatırlatıldı. Avrupa Konseyi'nin bazı üyeleri bir sonraki raporlarında bu konuya dikkat çekeceklerini taahhüt etmişlerdir.”

‘Görüş için harekete geçilmeli’

Görüşmelerde Türk devletinin, imzaladığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerine uymadığı, sözleşmenin gerekliliklerini yerine getirilmediğinin dile getirildiği ifade edildi ve Abdullah Öcalan ile görüşmenin aciliyetine vurgu yapıldığı bildirildi. Açıklamanın devvamında şöyle denildi:

 “Delegasyon, Avrupa kurumlarının Türkiye'de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uyulmasını sağlayacak hızlı ve etkili mekanizmalara sahip olmadığını üzüntüyle kaydetmekle birlikte, bazı kişilerin İnsan Haklarının savunulması lehine ortak taahhütte bulunmasını memnuniyetle karşılamakta ve Avrupa Konseyi'nin tüm milletvekillerine, özellikle Türkiye'de Kürt sorununun anlaşılmasını ciddiye almaları için medya ve toplumsal baskı uygulanması gerektiği konusunda ısrar etmek istemektedir, bu ülkenin, Avrupa Konseyi'nin herhangi bir üyesinin uyması gereken insan haklarına saygının gerekliliklerini yerine getirmesi ve AİHM ile Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi'nin (CPT) kararlarına saygı göstermesi için bir şeyler yapmalıdır. Bu delegasyon, Abdullah Öcalan'ın sağlığı hakkında bilgi verilmesinin ve avukatlarıyla iletişim kurabilmesinin garanti altına alınmasının insani aciliyet açısından çok önemli olmasına rağmen, maalesef görüşememiştir.”