Tunus'ta göçmen aileye yönelik saldırıya ortak açıklama

Tunus'ta göçmen bir aileye yönelik saldırının ardından insan hakları örgütleri ve siyasi partiler ortak açıklama yayımlayarak artan ırkçılık ve nefret söylemlerine karşı önlem alınmasını istedi.

Tunus– Tunus'ta çok sayıda insan hakları kuruluşu, sivil toplum örgütü ve siyasi parti, sosyal medyada yayılan ve göçmen bir aileye yönelik şiddet içerdiği belirtilen görüntülerin ardından ortak bir açıklama yayımlayarak ülkede yükselen ırkçılık, nefret söylemi ve göçmen karşıtı şiddete dikkat çekti.

Ortak açıklamada, görüntülerde bir grup kişinin göçmen bir ailenin evine zorla girdiği, aile bireylerini kesici aletlerle tehdit ettiği ve hamile bir kadına yönelik cinsel saldırı tehdidinde bulunduğunun görüldüğü belirtildi. İmzacı kuruluşlar olayı "ciddi bir insan hakları ihlali" olarak nitelendirerek sorumluların yargı önüne çıkarılmasını talep etti.

‘Şiddet, nefret söylemlerinin sonucu’

Açıklamada, söz konusu olayın münferit bir saldırı olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi. Kuruluşlar, son yıllarda göçmenlere yönelik ayrımcı ve kışkırtıcı söylemlerin arttığını, bunun da göçmenlere karşı şiddet eylemlerini teşvik eden bir ortam oluşturduğunu ifade etti.

İmzacılar, özellikle Sahra Altı Afrika ülkelerinden gelen göçmenlerin sıklıkla hedef gösterildiğini belirterek, bu durumun toplumsal gerilimleri artırdığını ve insan hakları ihlallerine zemin hazırladığını ifade etti.

Bildiride ayrıca, Cumhurbaşkanı Kais Saied'in Şubat 2023'te yaptığı ve düzensiz göç konusunda sert ifadeler içeren açıklamasına da atıfta bulunuldu. Açıklamada, o tarihten sonra göçmenlere yönelik olumsuz söylemlerin yaygınlaştığı ve bunun ayrımcılığı derinleştirdiği kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Kais Saied, söz konusu konuşmasında Sahra Altı Afrika'dan gelen düzensiz göçü ülkenin demografik yapısını değiştirmeyi amaçlayan bir planın parçası olarak değerlendirmişti.

Cinsel şiddet tehdidine vurgu

Ortak açıklamada, olay sırasında dile getirildiği belirtilen tecavüz tehdidinin özel bir öneme sahip olduğu vurgulandı. İnsan hakları örgütleri, cinsel şiddet tehditlerinin yalnızca bireysel mağdurları değil, aileleri ve toplulukları hedef alan bir sindirme yöntemi olarak kullanıldığını belirtti.

Açıklamada, cinsel şiddetin siyasi veya toplumsal tartışmalarda sıradanlaştırılmasının, bu tür suçların normalleşmesine katkı sağladığı ifade edildi.

Yetkililere çağrı

İnsan hakları kuruluşları ve siyasi partiler, Tunus makamlarını saldırıyla ilgili kapsamlı bir soruşturma yürütmeye, failleri adalet önüne çıkarmaya ve göçmenlerin güvenliğini sağlamaya çağırdı.

Açıklamada ayrıca, ülkede artan ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadele edilmesi, nefret söylemlerinin önlenmesi ve tüm bireylerin temel haklarının korunması gerektiği vurgulandı.

Ortak bildirinin sonunda, "Onur bölünemez" ifadesine yer verilerek insan haklarının evrenselliğine dikkat çekildi.

Bildiriye imza atan kuruluşlar ve partiler

*Sivil Çalışmaların Suç Sayılmasına Karşı Kampanya

*Beyti Derneği

*Al Bawsala

*Tunus Ekonomik ve Sosyal Haklar Forumu

*Tunus İnsan Hakları Savunma Ligi

*Avocats Sans Frontières

*Tunus Demokratik Kadınlar Derneği

*Tunuslu Gazeteciler Ulusal Sendikası

*İşsiz Üniversite Mezunları Birliği

*World Organisation Against Torture

*Tunus Bireysel Özgürlükleri Savunma Derneği

*Hak ve Özgürlükler İçin Taqatoe Derneği

*Entegrasyon – Tunus Adalet ve Eşitlik Derneği

*Legal Agenda Tunisia

*AfricA Derneği

*El Khat Derneği

*I Watch

*Tunus'ta Özgürlük ve İnsan Haklarına Saygı Komitesi

*Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Ağı

*Nechaz Derneği

**Tunus Hak ve Özgürlükler Derneği

*İki Yakanın Vatandaşlığı İçin Tunuslular Federasyonu

*Tunuslu Göçmen İşçiler Birliği

*Tevhida Ben Şeyh Grubu

*Tunus Ölüm Cezasını Kaldırma Koalisyonu

*El Karama Derneği

*Kadın Sesleri Derneği

*Workers' Party

*Kutup Partisi

*Cumhuriyetçi Parti

*Demokratik Sosyal Yol Partisi