‘Yaralı gazetecilerin sağlık durumu her geçen gün ağırlaşıyor’

Gazze'de yaralanan yüzlerce gazetecinin tedaviye erişemediğini ve sağlık durumlarının her geçen gün ağırlaştığını belirten Filistinli Gazeteciler Sendikası, uluslararası topluma acil tahliye çağrısında bulundu.

Haber Merkezi – Filistinli Gazeteciler Sendikası, bugün Gazze Şeridi'nde görev yaparken yaralanan gazetecilerle dayanışma amacıyla bir eylem düzenledi. Eylemde, ağır yaralı gazetecilerin tedavi görebilmeleri için Gazze dışına acilen tahliye edilmeleri çağrısı yapıldı ve uluslararası kuruluşların sessizliği eleştirildi.

Filistinli Gazeteciler Sendikası'nın verilerine göre, Gazze'ye yönelik savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 500 gazeteci yaralandı. Yaralı gazetecilerin önemli bir bölümü ise Gazze dışına çıkamadıkları için sağlık durumlarının giderek kötüleşmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor.

Kadın gazetecilere destek amacıyla yapıldı

Etkinlik kapsamında konuşan Filistinli Gazeteciler Sendikası Kadın Komitesi üyesi Şirin el-Kiyali, eylemin, görev sırasında yaralanmalarına rağmen tedavi için Gazze dışına çıkmalarına izin verilmeyen kadın gazetecilere destek amacıyla düzenlendiğini söyledi.

Şirin El-Kiyali, bunun "İsrail'in gazetecilere yönelik sistematik hedef alma ve öldürme politikalarına eklenen yeni bir suç" olduğunu belirterek, sınır kapısının yüzlerce gazeteciye kapalı tutulduğunu ifade etti.

Dünya Sağlık Örgütü'nün hasta sevkleri ve refakatçi belirleme süreçlerinde usulsüzlük iddialarıyla karşı karşıya olduğunu öne süren Şirin El-Kiyali, acil tedaviye ihtiyacı olmayan bazı kişilerin Gazze dışına çıkarıldığını, buna karşın yaralı gazeteciler ve diğer hastaların tedavi hakkından mahrum bırakıldığını söyledi.

Dayanışma eyleminin bugün başlayan bir dizi etkinliğin ilk adımı olduğunu belirten El-Kiyali, Yolsuzlukla Mücadele Kurumu iş birliğiyle hasta sevklerindeki usulsüzlükleri ortaya çıkaran yazılı, görsel veya işitsel haber hazırlayan gazetecilere ödül verileceğini açıkladı.

Uluslararası kuruluşların dünyanın farklı yerlerinde gazetecilerin haklarını savunduğunu ancak konu Filistinli gazeteciler olduğunda sessiz kaldığını dile getiren Şirin El-Kiyali, bu durumun kendilerinde büyük bir hayal kırıklığı yarattığını söyledi. Tedavi beklerken yaşamını yitiren gazeteciler bulunduğunu belirten Şirin El-Kiyali, eylemin mesajının uluslararası kuruluşlara ulaşmasını umut ettiklerini ifade etti.

‘Uluslararası kuruluşların sorumluluklarını yerine getirmiyor’

Yaralı gazetecilerden İnas el-Cubur ise haber takibi sırasında sırtından yaralandığını ve Gazze'deki sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle ihtiyaç duyduğu tedaviye ulaşamadığını söyledi.

Yaralanmasının ilerleyerek hareket kabiliyetini kaybetmesine yol açmasından endişe ettiğini belirten İnas El-Cubur, buna rağmen bombardıman altındaki kentte gazetecilik görevini sürdürdüğünü ifade etti.

İnas El-Cubur, eyleme ölümle mücadele eden meslektaşlarına destek olmak amacıyla katıldığını belirterek, sınır kapılarının kapalı tutulması, ilaç yetersizliği ve uluslararası kuruluşların sorumluluklarını yerine getirmemesi nedeniyle büyük zorluklar yaşadıklarını söyledi. Seslerinin dünyaya ulaşmasını ve tedavi olarak yeniden görevlerine dönebilmeyi umut ettiklerini dile getirdi.

‘Basına destek bir lütuf değil, sorumluluktur’

Gazeteci Mahi Advan da savaş boyunca meslektaşlarının ağır bedeller ödediğini belirterek, bazı kadın gazetecilerin çocuklarını, bazılarının ise evlerini ya da ailelerini kaybettiğini, çok sayıda gazetecinin de ağır yaralarla yaşam mücadelesi verdiğini söyledi.

Mahi Advan, yüzlerce gazetecinin kritik durumda olduğunu ve acilen tıbbi tahliyeye ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, "Hasta bir gazeteci, elinden gelenin en iyisini yaptıktan sonra ölüme terk edildiğini hissediyor" dedi. Dünyadaki tüm vicdan sahibi kişi ve uluslararası kuruluşlara çağrıda bulunan Mahi Advan, özgür basının temsilcilerine destek verilmesinin bir lütuf değil, sorumluluk olduğunu ifade etti.