TJA’dan Şifa Bakım Merkezi önünde adalet nöbeti
Batman Şifa Bakım Merkezi’nde ortaya çıkan işkence, cinsel taciz, tecavüz ve şüpheli ölüm iddialarına karşı Batman Adliyesi önünde oturma eylemi başlatan TJA, suçların gizlendiğini belirterek tüm sorumluların yargı önüne çıkarılmasını istedi.
Êlih – Tevgera Jinên Azad (TJA), Batman Şifa Bakım Merkezi’nde yaşanan işkence, cinsel taciz, tecavüz ve şüpheli ölüm iddialarına karşı Batman Adliyesi önünde oturma eylemi başlattı. Beş gün boyunca devam edecek eylemin ilk gününde yapılan açıklamada, bakım merkezindeki ağır hak ihlallerinin açığa çıkarılması ve sorumluların hesap vermesi çağrısı yapıldı.
TJA, Batman Şifa Bakım Merkezi’nde yaşanan işkence, cinsel taciz, tecavüz ve şüpheli ölüm iddialarına karşı Batman Adliyesi önünde 5 gün boyunca her gün saat 15.00 ile 17.00 arasında oturma eylemi gerçekleştirecek. Eylemin ilk gününde adliye önünde bir araya gelen TJA, basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, “Sizin suçlarınızı deşifre etmekten vazgeçmeyeceğiz”, “Erişilebilir adalet için susmuyoruz”, “Üstü örtülen gerçekleri açığa çıkaracağız”, “Engelli bireyler sahipsiz değildir” dövizleri taşınırken, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” ve “Jin jiyan azadî” sloganları atıldı.
Denetimsizliğe tepki: Gerçekler açığa çıkarılsın
Açıklamayı yapan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Êlih İl Eşbaşkanı Semra Güneş, aylar öncesinden yapılan ihbarlara rağmen denetim yapılmadığını ve şikayetlerin dikkate alınmadığını belirterek şunları söyledi:
“Bugün burada yalnızca bir bakım merkezinde yaşanan vahşeti teşhir etmek ve kınamak için değil; sorumluların hesap vermesi, gerçeklerin açığa çıkarılması ve bu suçları koruyan mekanizmaların teşhir edilmesi için bir araya geldik. Batman Özel Şifa Bakım Merkezi’nde ortaya çıkanlar toplumun vicdanını derinden yaralamıştır. Kamuoyuna yansıyan iddialar ve belgeler, korunmaya muhtaç yaşlıların, kadınların ve bakım altındaki bireylerin istismara, işkenceye ve ölüme maruz bırakıldığını göstermektedir.
Bu tablo hiçbir vicdanın kabul edebileceği bir tablo değildir. Buradan açıkça soruyoruz: Bu suça sessiz kalanlar kimlerdir? Bu kurumları denetlemekle yükümlü olan bakanlıklar ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri neredeydi? Aylar öncesinden yapılan ihbarlara rağmen neden denetim gerçekleştirilmedi? Neden şikayetler dikkate alınmadı?”
‘Susmak suça ortak olmaktır’
Bakım merkezinin devletin denetim ve sorumluluğu altında olmasına rağmen bu ihlallerin yaşandığına dikkat çeken Semra Güneş, şöyle devam etti:
“Söz konusu bakım merkezi, devletin denetim ve sorumluluğu altındaki bir kurumdur. Bu nedenle burada yaşanan her ihmalin, her istismarın, her ölümün ve her işkencenin siyasi ve idari sorumluluğu vardır. Basına ve kamuoyuna yansıyan iddialar son derece ağırdır. Ölümler, istismar ve işkence iddiaları karşısında susmak da bu suça ortak olmaktır.
Bakıma muhtaç insanlara dışkı yedirmek, lağım suyu içirmek, cinsel istismarda bulunmak hangi vicdanda, hangi hukukta, hangi insanlık anlayışında yer bulabilir? Aylar öncesinden ihbar edilen, hakkında deliller sunulan bu merkez neden denetlenmedi? Bu iddialar neden ilgili kurumlar tarafından ciddiyetle ele alınmadı?
Günler öncesinde basın açıklaması yaptık, yürüyüş gerçekleştirdik, kamuoyunu bilgilendirdik. Ancak Batman Valiliği’nin yaptığı açıklama, yaşanan vahşetin üzerini örten, üstünkörü bir açıklamadan öteye geçmemiştir. Oysa bugün burada kadınlar, sivil toplum örgütleri, demokratik yapılar ve Batman halkı olarak çok açık bir talepte bulunuyoruz: Ortaya atılan tüm iddialar, tüm belgeler ve tüm sorumlular şeffaf bir biçimde kamuoyu ile paylaşılmalıdır.”
‘Dosyanın uzandığı yerler araştırılmalı’
DEM Parti Êlih Milletvekili Zeynep Oduncu da dosyanın kurum sahiplerine, yöneticilere ve iktidarla ilişkili yapılara kadar uzandığını belirterek şöyle konuştu:
“Öncelikle bu olayı sümen altı etmeyen, kamuoyuna taşıyan özgür basının tüm emekçilerine teşekkür ediyorum. Çünkü eğer bugün bu yaşananlar kamuoyuna yansımamış olsaydı, aylar öncesinde başlatılan soruşturma belki de unutturulacak, dosya kapatılacaktı.
Peki neden kapatılacaktı? Çünkü bu dosyanın ucu, kurumlarda yer alan ve iktidarla ilişkili kişi ve yapılara, kurum sahiplerine ve yöneticilerine kadar uzanmaktadır. Burada suç isnadıyla anılan kişilerin böylesi bir yapı içinde korunuyor olması, yaşananların üzerinin örtülmek istenmesinin temel nedenlerinden biridir.
Biz bunu günlerdir söylüyoruz, söylemeye de devam edeceğiz. Evet, tekrar edeceğiz. Evet, yeniden burada olacağız. Evet, her gün bunları dile getireceğiz. Çünkü gerçekler açığa çıkana kadar sözümüzü söylemekten vazgeçmeyeceğiz.”
‘Yaşananlar münferit değil’
Batman’daki olayların yalnızca bir ihmal değil, sistematik bir suç düzenine işaret ettiğini belirten Zeynep Oduncu, şunları söyledi:
“Batman’da yaşanan bu olay, vicdanı ve ahlakı olan herkesin yüreğini sızlatan bir olaydır. Düşünün ki söz konusu yer, devlete ve bakanlığa bağlı bir bakım merkezidir. Adı üstünde bakım merkezi; yani burada kalan insanlar bakıma ihtiyaç duydukları, korunmaya muhtaç oldukları için bu kuruma teslim ediliyor.
Ancak iddialara göre burada kalanlar işkenceye, tacize, tecavüze, zorla kürtaja ve ölümlerle sonuçlanan ağır suçlara maruz bırakılıyor. Ve tüm bunlar açığa çıkana kadar sistemli bir sessizlik, sistemli bir görmezden gelme hali devreye giriyor.”
Açıklamanın ardından kitle oturma eylemine geçti.