‘Sayın Öcalan masayı devirmek isteyenlere inat barış için yol ve yöntemler arıyor’

DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, çerçeve yasanın ardından devletin herhangi bir adım atmamasının kaygılar yarattığını belirterek, "Sayın Öcalan kılı kırk yararak, masayı devirmek isteyenlere inat barış için yol ve yöntemler arıyor" dedi.

Dersîm - Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) "Barışın sözünü halkla kuruyoruz" şiarıyla Pulur'da (Ovacık) halk buluşması düzenledi.

DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar'ın katılımıyla düzenlenen buluşmaya siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. Buluşma barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşu ile başladı. 

‘Bizi bu günlere mücadelemiz getirdi’

Buluşmada konuşan DEM Parti Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu, Kürtlerin cumhuriyet tarihinde hep inkar edildiğini belirterek, "Bugün barış sürecinde aslında yüz yıllık inkar politikasının sona ermesini konuşuyoruz. Bizi bugünlere getiren verdiğimiz mücadeledir. Bugünlerde kendi varlığımıza dair söz kuruyorsak bu hareketin bitmeyen mücadelesi sayesindedir. Sayın Öcalan'ın başlattığı süreçte 2 yıldır Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini söylüyoruz. Herkes barışın sağlanması kararlığında. 2 yıllık süreçte çok sayıda gelişme yaşandı. Bugün gelinen aşamada meselenin güvenlikçi politikalar ile ele alınmaması ve Sayın Öcalan'ın özgür çalışır koşullarda olması lazım. Sayın Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün sağlanması lazım ve toplumun birçok kesiminin onunla görüşmesi lazım" dedi.

‘Artık bu zihniyeti değiştirmek için tarihi bir fırsat var önümüzde’

Çiğdem Kılıçgün Uçar ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'taki çağrısının ardından demokratik mücadele stratejisine geçildiğini söyledi. Barışın uzun yıllardır konuşulduğunu ancak defalarca bunun engellendiğini söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Kürt hareketi ve Önderliği 93'ten beri silahların bırakılarak barışın kurulmasından bahsetti. Bu dönem farklı bir dönemdir. Devletin ‘terörsüz Türkiye’ söylemi Kürt sorununun çıktıları üzerinde duruyor, sebepleri üzerinde durmuyor. Bir ülkede bir insan evladı kendi dilini konuşmak için kendi kimliği ile yaşamak istediği için cezaevi yatar mı? Ama biz bu ülkede bunu gördük. Yine bir halk diyor ki 'ben kendi kendimi yönetirim' ama buna da kayyımlarla müdahale ediyor. Bu zihniyet Şark Islahat Planı'ndan beri var. Artık bu zihniyeti değiştirmek için tarihi bir fırsat var önümüzde. Türkiye'de demokratik entegrasyon bu sürecin en nihai hedefi " ifadelerine yer verdi.

‘Nerede duracağımıza dair net tutum almalıyız’ 

Çerçeve yasanın ardından devletin herhangi bir adım atmamasının kaygılar yarattığını ifade eden Çiğdem Kılıçgün Uçar, "O masada Sayın Öcalan kılı kırk yararak, masayı devirmek isteyenlere inat barış için yol ve yöntemler arıyor. Bizler de bu süreçte her türlü saldırıya karşı nerede duracağımıza karşı net tutum almalıyız" diye konuştu.

‘Sayın Öcalan farklı kesimlerle görüşmeli’

Buluşmaya katılan yurttaşlar da sürece dair birtakım kaygılarının olduğunu ifade ederek, dünya deneyimlerinde teyit ve tespit diye bir uygulamanın olmadığını, uluslararası gözlem ve takip komisyonunun oluşturulması gerektiğini söyledi. Yurttaşlar, “Sayın Öcalan'ın artık toplumun farklı kesimleri ile gazeteciler, akademisyenler ve siyasetçilerle görüşmesi lazım" dedi.