Rojava’da Ermeni ve Süryani kadınların toplumun inşasındaki öncü rolü
Rojava Kürdistanı’nda devrim, tüm bileşenlerden kadınlara kendi kimlikleriyle katılma ve toplumlarının sesini duyurma fırsatı verdi. Süryani ve Ermeni kadınlar, devrim sürecinde kadınların varlığının mücadeleyi daha da güçlendirdiğini teyit etti.
RONÎDA HACÎ
Hesekê- Rojava Devrimi, toplumda bir değişim hareketi olarak kadınların rolü ve konumunu yeni bir anlayışla şekillendirdi. Eskiden kadınlar çoğunlukla geleneksel rol çerçeveleriyle sınırlı kalırken, devrime katılmalarıyla birlikte siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri alanlarda ilerleme kaydetti. Bu değişim yalnızca kadınların konumunu yükseltmekle kalmadı, aynı zamanda toplumun eşitlik ve özgürlük konusundaki anlayışını da değiştirdi. Devrimin kadınlar üzerindeki etkisi oldukça geniş oldu. Kadınlar karar sahibi oldular ve toplumun inşası sürecinde aktif rol oynadılar. Bu yeni koşullar, kadınların kişiliğinin özgüven, özgürlük ve direnişle şekillenmesine katkı sağladı. Kadınlar artık sadece toplumun bir parçası olmadıklarını, aynı zamanda değişimin gücü ve temeli olduklarını anladı.
Bu nedenle 19 Temmuz Devrimi, kadınların merkezinde yer aldığı demokratik, ekolojik ve özgür bir toplumun inşası için temel oldu. Devrim, kadınların özgürlüğü olmadan toplumun özgür olamayacağını gösterdi. Ayrıca 19 Temmuz Devrimi, Rojava Kürdistanı’ndaki tüm bileşenlerin kadınları için bir dönüm noktası oldu. Bu devrimin başlamasıyla birlikte kadınlar kendilerini örgütleme, yaşamın her alanında yer alma ve seyirci konumundan çıkma fırsatı buldu.
Ermeni Kadınlar Birliği Başkanı Hena Hemade ve Süryani Kadınlar Birliği üyesi Newal Selûm, kadınların tüm kazanımlarının yılların mücadelesi ve fedakarlıklarıyla elde edildiğini belirterek, bu kazanımların korunması ve gelecek Suriye anayasasında güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
Ermeni kadınları tarihten beri direnişi sürdürdü
Hena Hemade konuşmasının başında Ermeni kadınların 19 Temmuz Devrimi’ne katılımının, baskı ve zulme karşı verdikleri tarihi mücadelenin bir devamı olduğunu söyledi. Hena Hemade, Ermeni kadınların 19. yüzyıl sonlarından itibaren birçok kurtuluş hareketinde rol aldığını ve devrimci Sofî Vartinyan’ın tarihte bir direniş örneği olarak yer aldığını belirtti.
Hena konuşmasına şöyle devam etti: “Rojava Kürdistanı Devrimi’nin başlamasıyla birlikte Ermeni kadınları, Suriye’nin diğer bileşenlerinden kadınlarla birlikte mücadeleye katıldı. Ermeni Kadınlar Birliği’ni kurarak kadınları örgütlediler, Ermeni kimliğini ve dilini korudular ve bunu yeni nesillere aktardılar.”
Süryani kadınları örgütlenerek katılım ve karar alma düzeyine ulaştı
Newal Selûm, Rojava kadınlarının sürekli mücadelesi sayesinde birçok kazanım elde ettiğini belirterek şöyle devam etti:
“Kadın örgütleri, kadınların hem düşünsel hem de pratik olarak güçlendirilmesinde önemli rol oynadı. Şimdi kadınlar yaşamın her alanında yer alıyor. Askeri alandan toplumsal alana, kurumlarda ve diplomatik alanda da büyük yer edindiler.”
Newal Selûm değerlendirmelerinde Rojava Devrimi’nin temel unsurlarından biri olan eşbaşkanlık sistemine dikkat çekerek, bunun kadınların yönetim ve karar alma süreçlerine katılımının önünü açan en önemli kazanımlardan biri olduğunu belirtti.
Newal Selûm, Süryani Kadınlar Birliği’nin faaliyetler, kalkınma projeleri ve çeşitli programlar aracılığıyla Süryani kadınların güçlenmesine katkı sağladığını ve onları yaşamın her alanında rol almaya teşvik ettiğini söyleyerek şöyle konuştu: “Süryani kadınları diğer bileşenlerden kadınlarla omuz omuza mücadele etti ve varlıklarını her düzeyde kanıtladı. Bunların hepsi kadınların öncülüğüyle elde edildi.”
‘Kadınları anayasa sürecinden dışlamak toplumun yarısını dışlamak anlamına gelir’
Newal Selûm, kadınların büyük fedakarlıklarının anayasa ve yasalarda güvence altına alınması, kadın haklarının ve gelecek Suriye’nin inşasındaki katılımlarının korunması gerektiğini belirterek şöyle dedi: “Kadınları siyasi veya anayasa sürecinden dışlamak toplumun yarısını dışlamak anlamına gelir. Demokratik ve modern bir Suriye’nin inşası, kadınların karar alma süreçlerine katılımı olmadan mümkün değildir.”
Konuşmasının sonunda Newal Selûm, 19 Temmuz Devrimi’nin yalnızca siyasi bir olay olmadığını, kadınların tüm bileşenlerden temel ortaklar olarak toplumun inşasında ve özgürlük, adalet ile eşitliğin korunmasında rol aldığı tarihi bir dönüşüm olduğunu vurguladı.