‘Kadınsız temsil ve kadın ordusu olmayan bir Rojava mümkün değil’
YPJ savaşçılarının anneleri, entegrasyon süreciyle ilgili YPJ’nin kadın gücü olarak tanınmaması halinde kadınların güvenliğinin garanti altına alınamayacağını ve kadın özgürlüğünün soykırımla yüz yüze kalacağını belirtti.
SORGUL ŞÊXO
Til Temir- YPJ’nin entegrasyon süreci ile gelecekteki konumu tartışılırken, Til Temir’de savaşçıların anneleri konuşarak, “Kadın ordusu olmadan bu devrim de bu topraklar da savunulamaz” dedi. Entegrasyon ve müzakere süreçlerinde YPJ’nin dışlanmasına tepki gösteren anneler, kadınların silahsız bırakılmasının soykırım ve hak kaybı anlamına geleceğini vurgulayarak, “YPJ sadece bir güç değil, kazanılmış kimliğimizdir” mesajı verdi.
‘YPJ’nin müzakerelerde yer almaması kabul edilemez’
Savaşçı Arjîn Cûdî’nin annesi Fehîma Ebdilrehman, Rojava Devrimi’nin başlangıcında yaşamını yitiren kızının YPJ’de yer alarak bölgeyi koruduğunu belirtti. Kadınların topraklarını koruma gücüne dikkat çeken Anne Fehîma “Kızlarımızın bu topraklarda döktüğü kan tanınmazsa ve YPJ ordumuz müzakerelerde yer almazsa bunu kabul etmeyiz. Örneğin şu anda Şengal tehlike altında; eğer kadınların silahı olmaz ve bırakırlarsa, bu soykırıma ve fermana karşı kendilerini nasıl koruyacaklar?” dedi.
Fehîma Ebdilrehman, Rojava’nın kadın ordusu olmadan kendini nasıl koruyacağı sorusunu yineleyerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Rojava kadınsız temsil ve kadın ordusu olmadan olmaz. Kadınsız temsil ve kadın ordusu olmayan bir Rojava’nın mücadelesi doğru ilerleyemez. YPJ halkın içinde olmalı ve kadınlardan ayrılamaz. YPJ, QSD’nin kuracağı tugaylarda yer almalı ve Suriye Savunma Bakanlığı’na katılacaksa bile özerk bir tugay olarak kalmalı. Sadece Rojava kadınlarını değil, tüm Suriye kadınlarını da korumalı.”
‘Kadın korumasız kalırsa haklarından da mahrum kalır’
Fehîma Ebdilrehman, burada kadınların korumasız bırakılamayacağını belirterek şöyle devam etti:
“Kadın korumasız kalırsa haklarından da mahrum kalır. 14-15 yıllık devrim sürecinde kimliklerini, tanınırlıklarını, hak ve görevlerini kazandıktan sonra nasıl tekrar haksız bırakılırız? Çünkü bugün elde ettiğimiz haklar silahla kazanıldı. Bugün kadınların silahını almak veya rolünü sıfırlamak olmaz. 14-15 yıllık devrimden sonra bir savaşçıya silahını bırakmasını nasıl söylersin? Bu büyük haksızlıktır.”
‘Doğrusu YPJ’nin Suriye genelinde tanınan bir kadın ordusu olmasıdır’
Fehîma Ebdilrehman, Suriye kıyısında geliştirilen senaryoları hatırlatarak YPJ’nin silahının alınması halinde Rojava kadınlarının soykırımla yüz yüze kalacağını, bunun örneğinin Suriye kıyısı olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:
“Ben 62 yaşında bir anneyim, kendimi de YPJ savaşçısı olarak görüyorum ve devrimin başından beri şehit kızımın silahını omuzlarımda taşıyorum. Evet YPJ gücümüz var ama biz de YPJ’yiz.”
Bölgenin geçtiği süreç ve kadınlara yönelik artan saldırılar karşısında Suriye kadınlarının ihtiyacı hakkında da Fehîma Ebdilrehman, “YPJ gücümüzün Suriye genelinde var olması ve kadınları koruması gerekiyor; tanınmaması ve yer verilmemesi olmaz” dedi.
‘Dünya kadınları YPJ’ye borçlu’
Fehîma Ebdilrehman, YPJ savaşçılarının IŞİD’e karşı cesaretini hatırlatarak “DAİŞ çeteleri YPJ savaşçılarından korkuyordu. Bugün dünya kadınları da YPJ savaşçılarına borçludur; çünkü onları DAİŞ teröründen kurtardı. Son nefesimize kadar YPJ’nin destekçisiyiz ve ayrılmalarını kabul etmeyiz” şeklinde konuştu.
‘Kadınlar kimliklerini kaybetmemek için silahlarını bırakmamalı’
Yine bir savaşçı annesi olan Xezala Mihemed Tahir de kadın mücadelesine olan inancını dile getirdi. Xezala Mihemed Tahir, kadınların silahsız olamayacağını belirterek “Kadınların silahsız kalması durumunda durumları kötü olur. Çünkü kadınlar silahsız yürüyemeyeceklerini öğrendi. Silah bedenimizin bir parçasıdır; onunla varız, onurumuzu koruruz, kimliğimizi de onunla koruruz. Kadınların tekrar esir düşmemesi ve haklarını koruması için mücadeleyi sürdürmeleri ve silahsız kalmamaları gerekiyor” diye ifade etti.