‘İmralı’da zamana yayılan idam uygulanıyor’

HDP Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, İmralı’da “zamana yayılan idam” uygulaması olduğunu söyleyerek Adalet Bakanlığı’na ve tüm muhalefet partilerine çağrıda bulundu.

Ankara - Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla görüştürülmesi talebiyle bugün de Adalet Bakanlığı’na yürüyüşe geçti. HDP milletvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, Abdullah Koç, Kemal Peköz, Pero Dündar ve Celadet Gaydalı, Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM) Dikmen Kapısı’nda polisler tarafından engellendi.

Burada açıklama yapan Gülistan Kılıç Koçyiğit, tecride karşı başlattıkları adalet nöbetinin 7’nci gününde de bir kez daha engellendiklerini belirterek “Her gün burada tecridin ne olduğunu, ne anlama geldiğini açıklıyoruz” dedi. 21 aydır Abdullah Öcalan’dan haber alınamadığını dile getiren Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Duymazdan, görmezden gelen, zamana yayarak süreci tüketmeye çalışan bir iktidar aklıyla karşı karşıyayız. Biz bunu kabul etmiyoruz, tecrit bütün uluslararası metinlerde ve insanlığın evrensel değerlerinde insanlık suçudur, işkencedir” şeklinde konuştu.

‘Zamana yayılan bir idam var’

Gülistan Kılıç Koçyiğit, İmralı Adası’nda haber alınamama halini “zamana yayılan idam” olarak tanımlayarak şöyle konuştu: “Şu anda İmralı’da olan da zamana yayılmış idam cezasıdır, idam cezasının infazıdır. Biz buna ağırlaştırılmış müebbet hapis diyemeyiz, çünkü bu cezaların infaz hukukunda karşılığı vardır. Herkes ailesi ve avukatlarıyla görüşme hakkına sahiptir. Bu ülkenin anayasası mutlak eşitliği tanımlar. Anayasada madde 10 ‘herkes yasalar karşısında eşittir’ der. O halde soruyoruz: Ömer Hayri Konar, Veysi Aktaş Hamili Yıldırım ve Sayın Abdullah Öcalan’ı diğer mahpuslardan ayıran nasıl bir hukuksal ve yargısal rejim vardır. Adalet Bakanlığı bunu kamuoyuna duyurmak durumundadır. Bunu açıklamadan, duymazdan ve görmezden gelerek sürecin üzerini örtmek bu ülkenin ve bu ülkede yaşayan hakların çıkarına değildir.”

‘Muhatap belli’

Kürt sorununda çözümün adresinin İmralı olduğunda değinen Gülistan Kılıç Koçyiğit, sorunun muhataplarının belli olduğunu ve devletin bir an önce muhataplarla görüşmesi gerektiğini söyleyerek, “Ne Kürt sorunu ne de Sayın Öcalan’a yönelik tecrit hiçbir güncel siyasi çıkara alet edilemez. Söz konusu olan yaşam hakkıdır. Kürt halkının Türkiye halklarının geleceğidir. Bu meseleye tamamen güncel ve siyasi çekişmelerin dışında, evrensel insanlık değerleri ve bu ülkenin yasaları çerçevesinde yaklaşılmasını bekliyor ve talep ediyoruz” dedi.

Adalet Bakanlığı ve muhalefete çağrı

“Meclis’te grubunda bulunan HDP milletvekilleri olarak 2’nci haftasına giren nöbetimizde, Adalet Bakanlığına ve hükümete çağrıda bulunuyoruz. Biz bu tecridi kabul etmiyoruz. 4 siyasi mahpustan hiçbir koşulda haber alınmamasını, iletişim kurulmamasını kabul etmiyoruz” şeklinde konuşan HDP milletvekili, “Bir kez daha demokratik kamuoyuna, bu ülkeyi ikinci yüzyılında demokrasiyle buluşturmayı vadeden ana muhalefet partisine, 6’lı Masa’ya, bu ülkede siyaset yapan herkese sesleniyoruz: Siz bu ülkenin bir cezaevinden yaklaşık 22 aydır hiç haber alınamamasını nasıl değerlendiriyorsunuz, nasıl karşılıyorsunuz? Bunun hukukta, vicdanda, Anayasa’da, ahlakta nasıl bir karşılığı var? Bu hukuksuzluğa göz yumup görmezden gelerek Türkiye’yi cumhuriyetini ikinci yüzyılında demokrasi ile nasıl taçlandıracaksınız? Bu ülkede tek bir yurttaşın dahi hakkı askıya alınmışsa, tek bir yurttaş demokratik anasayal haklarından mahrum ise o ülke demokratik olabilir mi? O nedenle başta Kürt sorunun çözümündeki temel aktör ve muhatap olması nedeniyle Sayın Öcalan ile bir an önce görüşme yapılmasını istiyoruz” diye konuştu.