Gazze’nin genç kadın karatecileri dünyaya açılmanın hayalini kuruyor
Gazze’de savaş ve ablukanın yarattığı tüm zorluklara rağmen karateyi sürdüren genç kadın sporcular, ekipman ve antrenman alanı eksikliğine rağmen ulusal ve uluslararası müsabakalara katılmak istiyor.
RAFIF ESLEEM
Filistin- Gazze Spor Kulübü’nün karate kız takımı, savaşın yarattığı tüm zorluklara rağmen antrenmanlara yeniden dönmeye çalışıyor. Ulaşım sorunlarının yanı sıra abluka nedeniyle spor kıyafetleri ve güvenlik ekipmanlarının temin edilememesi, sporcuların karşılaştığı başlıca engeller arasında yer alıyor. Kulübün Gazze Şeridi’nin kuzeybatısındaki Sûdâniyye bölgesinde bulunan tesisinin bombalanarak yıkılması nedeniyle takımın düzenli antrenman yapabileceği bir salon da bulunmuyor.
Yaklaşık 13 yıldır karate yapan Hala İmad Hammad, takımın kurucusu ve en büyük destekçisi olan babasının teşvikiyle karateye başladığını belirtti. Karatenin genç kadınlara ve kız çocuklarına özgüven, kendilerini savunma becerisi ve fiziksel güç kazandırdığını kaydeden Hala İmad Hammad, savaştan önce kulüplerin, ulaşım olanaklarının ve güvenlik koşullarının daha iyi olması nedeniyle bugüne kıyasla spor yapmanın daha kolay olduğunu ifade etti.
Takımda 13 kız çocuğu bulunuyor
Karate kıyafetlerinin zarar görmesinden ya da kaybolmasından endişe duyduğunu söyleyen Hala İmad Hammad, “Çünkü yenisini alabileceğim bir yer yok. Güvenlik ekipmanları ve koruyucular da bulunmuyor. Bizi olası orta veya ağır yaralanmalardan koruyan eldivenler de yok. Bu ekipmanlar herhangi bir müsabakaya katılabilmemiz için önemli bir şart. Bu nedenle antrenörümüzün talimatları doğrultusunda kendime ya da başka birine zarar vermemek için mümkün olduğunca dikkatli ve tedbirli olmaya çalışıyorum” şeklinde konuştu.
Antrenman yaptıkları salonun küçük ve dar olmasının da çalışmalarını zorlaştırdığını aktaran Hala İmad Hammad, salonun ortasında bulunan beton kolonun antrenman sırasında hareket alanlarını kısıtladığına dikkat çekti. Takımda 13 genç kadının yer aldığını belirten Hala İmad Hammad, takımda güvenlik koşulları ve ulaşım sorunları nedeniyle tüm sporcuların antrenmanlara düzenli katılamadığını sözlerine ekledi. Hala İmad Hammad, özellikle güneş altında dışarı çıkmanın zorlaştığını söyleyerek, buna rağmen antrenmanlarını mümkün olduğunca kulüpte veya evde sürdürmeye çalıştıklarını ifade etti.
‘Her kız çocuğunun istediği sporu seçme hakkı var’
Kız çocukların karate yapmasına yönelik toplumdaki bakış açısını önemsemediğini ve karşılaştığı eleştirilere rağmen spora devam ettiğini kaydeden Hala İmad Hammad, sözlerini şöyle tamamladı:
“Beni gören kız çocukları gururla bakıyor ve sık sık ‘Bir gün senin gibi olabilir miyiz?’ diye soruyor. Ancak ailelerinin onları reddetmesi ve karate yapmalarına izin vermemesi beni üzüyor. Her kız çocuğunun istediği sporu seçme hakkı var. Batı Şeria’da düzenlenecek ulusal bir müsabakaya ve Gazze dışında uluslararası bir yarışmaya katılmayı hayal ediyorum. Ancak sınır kapısının kapalı olması ve İsrail makamlarının seyahat başvurularına izin vermemesi nedeniyle bu hayalim sürekli engelleniyor.”
Spora çok küçük yaşta başladı
Sporcu Betul Vadi ise, henüz beş yaşındayken kardeşleriyle birlikte karate yapmaya başladı. Küçük yaşta başlamasının antrenmanlarda kendisi için büyük bir fark yarattığını belirten Betul Vadi, bedeninin sanki bu spor için yaratıldığını hissettiğini ve kısa sürede gelişim gösterdiğini söyledi. Betul Vadi, geç başlayanların da birçok beceri kazanabileceğini, ancak karatenin geniş bir okul olması nedeniyle diğer takım arkadaşlarına kıyasla daha fazla zamana ve iki kat çabaya ihtiyaç duyduklarını ifade etti.
Antrenmana ısınma hareketleriyle başladığını dile getiren Betul Vadi, “Ardından kata çalışıyorum. Kata, rakiple karşılaşma sırasında birçok beceri kazanmamızı sağlayan hayali bir dövüş çalışması. Bu çalışma, sporcunun gerçek mücadele için gerekli gücü ve esnekliği kazanmasını sağlıyor. Daha sonra kumiteye, yani rakiple gerçek mücadeleye geçiyoruz. Karate gerçekten geniş bir okul ve her aşamasında yeni beceriler kazanıyoruz” sözlerine dikkat çekti.
Spor malzemelerini enkazdan topladı
Savaşın başında büyükbabasının evinin çatısında mevcut imkanlarla antreman yaptığını anlatan Betul Vadi, “Ancak güneye göç ettikten sonra hiçbir şekilde antrenman yapamadım. Lise son sınıf öğrencisiydim, ardından üniversiteye başladım ve bu nedenle diğer takım arkadaşlarıma kıyasla spordan daha uzun süre uzak kaldım. Diğer sporcular gibi ben de güvenlik ekipmanlarının eksikliğini yaşıyorum. Bombalanan evimin enkazından spor kıyafetimi çıkarmayı başardım. Bugün yenisini satın alabileceğim bir yer olmadığı için onu değerli bir hazine gibi görüyorum” dedi.
Betul Vadi, Gazze’nin dünyanın geri kalanına açık bir kent olmasını, burada yaşayanların dışarı çıkarak uluslararası müsabakalara katılabilmesini ve yurt dışından kadın sporcuların gelerek deneyimlerini paylaşmasını istediğini belirtti. Betul Vadi, ancak Gazze’nin karadan, denizden ve havadan kuşatma altında olduğunu, kentte yaşayanların dışarı çıkamadığına vurgu yaptı.
Uluslararası bir sporcu olmayı hayal ediyor
Sporcu Dana Hasan da uzun yıllardır karate yapıyor. Gazze Şeridi’ndeki savaş sırasında evinin yanması ve yangının her şeyi yok etmesi nedeniyle bugün spor kıyafeti olmadan antrenmanlarını sürdürüyor. Dana Hasan, bu nedenle kendisine veya karşısındaki sporcuya zarar vermemek için antrenörünün talimatlarına uymaya çalıştığını kaydetti. Spor kıyafetini giymenin kendisine güç ve özgüven verdiğini ifade eden Dana Hasan, yeniden bir kıyafet edinebilmesi ve savaştan önceki antrenman ortamına dönebilmesi temennisinde bulundu.
Dana Hasan, yeteneklerinin kendisini bu seviyeye taşıyabileceğine inandığı için uluslararası ve profesyonel bir kata sporcusu olmayı hayal ediyor. Tüm kız çocuklarına karateye başlamaları tavsiyesinde bulunan Dana Hasan, bu sporun kız çocuklarına özgüven ve kendilerini savunabilecek gücü kazandırdığını, bunun da hayatlarının bir döneminde kız çocuklarının ve kadınların ihtiyaç duyabileceği en önemli şeylerden biri olduğunu söyledi.