DEM Parti Kadın Meclisi’nden 12. Yargı Paketi taslağına tepki
DEM Parti Kadın Meclisi, 12. Yargı Paketi taslağına dikkat çekerek, “Yargı paketi, toplumu tekçi, cinsiyetçi ve erkek egemen kodlarla yeniden dizayn etmenin bir yöntemi olarak kullanılmaktadır” dedi.
Haber Merkezi - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi, taslağı açıklanan 12. Yargı Paketi’ne ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, “Kamuoyuna taslak olarak yansıyan 12. Yargı Paketi, hukuksal bir düzenleme olmanın ötesinde, iktidarın toplumu kendi ideolojik çizgisine göre yeniden şekillendirme ve yeni bir toplumsal düzen inşa etme projesinin bir adımıdır” ifadeleri yer aldı.
‘Erkek egemen kodlarla toplumu yeniden dizayn etmenin bir yöntemi’
Açıklamada paketin içeriğine dikkat çekilerek, “Ülkede derinleşen yoksulluk, işsizlik, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, çocukların uyuşturucu ve suç çetelerinin hedefi haline gelmesi, cezasızlık politikaları ve adaletsizlik büyürken; iktidar bu yapısal sorunları çözmek yerine kadınların, çocukların ve LGBTİ+’ların haklarını hedef alan düzenlemelerle toplumsal gündemi değiştirmeye çalışmaktadır” denildi.
Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:
“Yargı paketleri, toplumu tekçi, cinsiyetçi ve erkek egemen kodlarla yeniden dizayn etmenin bir yöntemi olarak kullanılmaktadır. 12. Yargı Paketi taslağından sızan bilgiler de bu durumun açık bir göstergesidir.
Kadınların nafaka hakkı
Kadınların kazanılmış hakkı olan ‘yoksulluk nafakasının’ hedef alınması; kadınların yaşadığı yoksulluğun, işsizliğin ve sömürünün yok sayılması, kadının şiddet ortamına mahkûm edilmesidir. ‘Yoksulluk Nafakası’ erkeği mağdur eden değil, kadınların yaşadığı derin eşitsizliği gidermeyi amaçlayan bir mekanizmadır. Bu hakkı bir ‘haksız kazanç’ gibi göstermek kadın düşmanlığıdır. Nitekim hâlen boşanan binlerce kadın çoğu zaman nafakalarını alamazken, bu hakkın gasp edilmesine sessiz kalmayacağız. Yasalarda da belirtildiği üzere nafaka hakkı süresiz bir hak değildir; nafakanın hangi koşullarda ortadan kalkacağı hukuken açıkça belirlenmiştir. Bu hakkı tamamen süresiz bir yükümlülük gibi yansıtıp algı operasyonları yürütmek, kadınların kazanımlarına karşı açık bir saldırıdır.
Nefret suçları teşvik ediliyor
Taslakta yer alan cinsiyet uyum süreçlerine yönelik düzenlemeler ise farklı cinsel kimlikleri yok sayan, hedef gösteren ve cezalandırmayı amaçlayan bir anlayışın ürünüdür. Bu yaklaşım nefret suçlarını teşvik etmekte, bireyin kendi bedeni üzerindeki söz ve karar hakkını gasp etmektedir. Sağlık hizmetlerine erişim temel bir insan hakkıdır ve bu hakkın siyasi ya da ideolojik gerekçelerle sınırlandırılması kabul edilemez.
Bizler, haklarımızın ve kazanımlarımızın pazarlık konusu yapılmasına izin vermeyeceğiz. Kadınların, çocukların ve LGBTİ+’ların yaşam haklarını, eşit yurttaşlık hakkını ve özgürlüklerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Demokratik, eşit, özgür ve çoğulcu bir toplum; hakların gasp edilmesiyle değil, ancak ve ancak hakların genişletilmesiyle kurulabilir. Bu nedenle, 12. Yargı Paketi adı altında dayatılan hak gasplarına karşı mücadeleyi büyütecek; farklılıklarımızla birlikte ortak yaşamı ve demokratik toplumu kararlılıkla savunacağız.”