Ambargo altında Mexmûr: Su ve elektrik krizi büyüyor

Ambargonun yanı sıra ciddi bir su kriziyle de mücadele ettiklerini belirten Mexmûr Belediyesi üyesi Sozdar Kara, çözüm için girişimlerde bulunduklarını söyleyerek, belediyenin tüm imkanlarıyla sorunu gidermek için yoğun çaba içinde olduğunu vurguladı.

Mexmûr – Temmuz 2019’dan bu yana KDP, 10 Nisan 2025’ten itibaren ise Irak Hükümeti tarafından Mexmûr Kampı’na ambargo uygulanıyor. Irak hükümeti, kampa temel ihtiyaç malzemelerinin girişine izin vermiyor. Bu ambargonun yanı sıra, içme suyu sorunu da günlük yaşamda ciddi bir sorun olmaya devam ediyor. Mexmûr Belediyesi ise tüm imkanlarıyla su sorununu çözmeye çalışıyor, ancak kampta yaşayanlar bu durumdan hem yaşam hem de sağlık açısından ciddi şekilde etkileniyor. Mexmûr Belediyesi üyelerinden Sozdar Kara, su sorunu ve kamp halkının yaşamını etkileyen diğer sıkıntılara dikkat çekmek, kamp sakinlerinin sesini ilgili kurumlara ulaştırmak ve bu konuda farkındalık oluşturmak amacıyla ajansımıza konuştu.

‘Artık kamp halkına su veremiyoruz’

Sözlerinin başında yaşanan su sorunuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sozdar Kara, “Daha önce bize sekiz su kuyusu tahsis edilmişti. Irak hükümeti bunlardan dördünü kullanmamız için vermişti. Ancak bu kuyulardan ikisi uzun süredir öyle bir durumda ki, artık kamp halkına su veremiyoruz. Çünkü bu suyu verirsek çeşitli hastalıklara yol açabilir. Suyun hem rengi değişti, yeşile döndü hem de tadı acılaştı, bu nedenle kullanımı durdurduk. Şu anda sadece iki kuyudan yararlanabiliyoruz ve onların suyu da oldukça sınırlı. Daha önce Birleşmiş Milletler’in desteğiyle Qereçox Dağı’nın arkasında dört kuyu daha açılmıştı. Ancak uzun süredir bu kuyuların tamamı arızalı durumda. Irak hükümetinin yıllardır uyguladığı ambargo nedeniyle bu kuyuların onarımı için başvuru bile yapamıyoruz. Çevredeki köyler bu kuyulardan bahçeleri için su çekebiliyor, ancak biz bu kuyulardan faydalanamıyoruz” ifadelerinde bulundu.

Belediye çözüm için harekete geçti
Sozdar Kara, belediye olarak su sorununu çözmek için yoğun çaba içinde olduklarını belirterek, şunları söyledi:

“Kaymakamlığa ve ilgili birçok kuruma başvuruda bulunduk. Belediye olarak önceliğimizi su sorununu çözmeye verdik. Yaz aylarında su tüketimi artıyor ve bu sorun çözülmezse kamp içinde ciddi sıkıntılar yaşanacak. Bu nedenle dışarıdan bir mühendis getirdik. Yapılan incelemelerde, Mexmûr sınırları içinde açılan kuyulardan çoğunlukla içilebilir su çıkmadığı, suyun fazla olması nedeniyle de zamanla acılaştığı tespit edildi. Şu anda kampa Fırat-Dicle hattından su veriliyor. Önceden bu su günde yedi saat sağlanırken, şimdi sadece gece beş saat veriliyor. Ayrıca bu suyun gelişi elektrik durumuna bağlı olarak değişiyor; elektrik kesintileri suya erişimi de doğrudan etkiliyor. Kuyuların açılması ve onarımı için hükümete başvurduk, ancak herhangi bir destek alamadık. Şimdi belediye olarak bu kuyuların onarım masraflarını kendimiz üstlendik. Maliyetler oldukça yüksek, ancak elektrik ve su yaşamın temel ihtiyaçlarıdır. Bu nedenle bu konuda ısrarcıyız. Kamp halkının da bu zor günleri birlikte aşabilmek için bize destek olmasını bekliyoruz.”

Temel ihtiyaçlara erişim engelleniyor
Sozdar Kara, konuşmasının sonunda Irak hükümeti ve bölgesel yönetimin uyguladığı ambargonun kamp yaşamını ciddi şekilde etkilediğine dikkat çekerek, “Eğer bir toplum mülteci durumundaysa ve su ile temel yaşam ihtiyaçları konusunda zorluk yaşıyorsa, normalde desteklenmesi gerekir. Ancak uzun süredir eğitimden sağlığa, temel yaşam malzemelerinden hizmetlere kadar üzerimizde bir ambargo uygulanıyor. Şimdi de Irak hükümeti elektriğin 24 saatlik sisteme geçirilmesini istiyor, ancak biz bunu kabul edemeyiz. Çünkü halkımızın ekonomik durumu buna uygun değil. Kamp sakinleri dışarıda çalışıyor ama diğer yerlerde olduğu gibi düzenli maaş almıyor, bu nedenle 24 saatlik elektriğin ücretini karşılayamaz. Belediyede bu yıl kadınların sayısı daha fazla. Çünkü evin yükünü taşıyan, suyu ve elektriği günlük yaşamın içinde düzenleyen ve bu sorunların sıkıntısını en çok yaşayan kadınlardır. Kadını en iyi anlayan da yine kadındır. Bu yüzden kadınların üzerindeki yükü hafifletmek için çalışmalar yürütüyoruz” şeklinde konuştu.