‘Irak’ta erk zihniyet kadınların cumhurbaşkanı olmasına izin vermiyor’

Irak ve Federal Kürdistan’da karar alma mekanizmalarında kadınların yeterince yer bulamadığını belirten Gazeteci Sinor Kerim, bunun toplumsal ve zihinsel dönüşüm gerektiren bir süreç olduğunu vurguladı.

HÊLÎN EHMED

Haber Merkezi- Kadınların siyasi alana katılımı, temel bir insan hakkı olmasının yanı sıra, her ülkedeki demokratik sürecin de temel taşlarından biridir. Bu katılımın karar alma mekanizmalarında etkili ve görünür bir şekilde yer alması büyük önem taşıyor. Ancak günümüzde siyasi, ekonomik, sosyal ve eğitim alanlarında erkek egemen yapının etkisi devam ediyor. Kadınlara yönelik olarak siyasetin erkek işi olduğu yönündeki önyargılar, toplumsal algılar üzerinden yeniden üretiliyor. Bu durum, kadınların farklı alanlardaki yetkinliklerine duyulan güveni de olumsuz etkiliyor. Öte yandan, siyasi partilerin liderlik yapılarında da çoğunlukla erkek egemen bir anlayışın hakim olduğu görülürken, bu durum partilerin politika ve programlarına da yansıyor.

Hiç kadın cumhurbaşkanı seçilemedi

1958’de monarşinin devrilerek cumhuriyetin ilan edilmesinden bu yana Irak’ta cumhurbaşkanlığı görevini yalnızca erkekler üstlendi. Bu süreçte görev yapan isimler arasında Muhammed Necib el-Rubai’i, Abdüsselam Arif, Abdurrahman Arif, Ahmed Hasan el-Bekir, Saddam Hüseyin, Gazi el-Yaver, Celal Talabani, Fuad Masum, Berhem Salih ve Abdullatif Reşid yer alıyor. Yaklaşık 68 yıldır süren cumhuriyet döneminde Irak’ta hiçbir kadın cumhurbaşkanlığı makamına gelmedi. Bu durum, ülkedeki siyasi temsilde toplumsal cinsiyet eşitliği tartışmalarını da gündemde tutmaya devam ediyor.

Kadınların temsil oranı düşük

Gazeteci Sinor Kerim, ajansımıza yaptığı açıklamada kadınların tüm sektörlerde “aktör” olarak görüldüğünü, ancak bunun çoğu zaman karar alma süreçlerinde eşit ve kabul gören bir siyasi özne olma düzeyine taşınmadığını ifade etti. Federal Kürdistan Bölgesi’nde kadınların siyasi pozisyonlardaki temsil oranının düşük olduğunu, ancak görev aldıkları durumlarda önemli katkılar sunduklarını kaydeden Sinor Kerim, kadınların kamu yararına yönelik karar alma süreçlerinde yer aldığını ifade ederek, buna rağmen siyasi partilerin kadınların etkin rol üstlenmesine yeterince alan açmadığını dile getirdi.

‘Toplumda ciddi bir düşünsel dönüşüme ihtiyaç var’

“Kadınlar yüksek görevlerde bulunsalar da, karar alma mekanizmalarında temsilleri sınırlı kalıyor” diyerek sözlerine eden Sinor Kerim, “Bölgede hakim olan erkek egemen toplum yapısı ve siyasi partilerdeki zihniyet, kadınların gerçek anlamda karar alma süreçlerine katılmasını engelliyor. Bir kadın dijital medyada bir olay ya da karar hakkında görüş bildirdiğinde, çoğu zaman toplumun eleştirisiyle karşılaşıyor. Bu nedenle kadınların kararları bile toplum tarafından kolayca kabul görmüyor. Bu zihniyetin değişmesi için toplumda ciddi bir düşünsel dönüşüme ihtiyaç var. Kadınlar da bunu biliyor ve çoğu zaman kendi toplumlarının, kadınların varlığını ve yeteneklerini tam anlamıyla kabul etmediğinin farkında. Bu yüzden kendilerine daha fazla rol ve alan açabilecek siyasi partilere yöneliyorlar. Ancak buna rağmen, siyasi merkezlerde kadınların gerçek anlamda karar verici konumlara gelmesi hala sınırlı” ifadelerinde bulundu.

Irak’ta kadınların üst düzey siyasi pozisyonlara erişimine ilişkin konuşan Sinor Kerim, “Irak tarihinde hiç kadın cumhurbaşkanı olmadı. Bir kadın dini bir aşirette lider olamaz. Bir kadını cumhurbaşkanı olarak kabul etmek onlara göre büyük bir felakete yol açar. Kadınlar için bu durum kolay değil, zihinsel ve eğitimsel bir dönüşüm gerektiriyor. Bireylerdeki zihinsel değişimler bu kararı değiştirebilir” dedi.