Şili’de kayıpları araştıran personelin işten çıkarılması protesto edildi

Santiago’da kayıp yakınları ve öğrenciler, Pinochet diktatörlüğü döneminde kaybolanların akıbetini araştıran “Ulusal Arama Planı” personelinin görevden alınmasına tepki gösterdi. Kararın geçmişle yüzleşme sürecine zarar verdiği vurgulandı.

Haber Merkezi - Şili’nin başkenti Santiago’da, Augusto Pinochet diktatörlüğü döneminde gözaltındayken kaybolan kişilerin akıbetini araştıran devlet personelinin işten çıkarılması protestolara neden oldu. Kayıp yakınları ve üniversite öğrencileri, “Gözaltındayken Kaybolanları Arama Planı” kapsamında çalışan personelin görevden alınmasını protesto ederek kararın adalet arayışını zayıflatacağını belirtti.

Pinochet diktatörlüğü (1973–1990), Latin Amerika tarihindeki en sistematik insan hakları ihlallerinden biri olarak kabul ediliyor. 11 Eylül 1973’te sosyalist Devlet Başkanı Salvador Allende’yi deviren askeri darbeyle yönetime el koyan General Augusto Pinochet’nin 17 yıl süren iktidarı boyunca yaklaşık 3 bin sivilin katledildiği ya da kaybedildiği, on binlerce kişinin işkence gördüğü ve yaklaşık 200 bin kişinin sürgün edildiği tahmin ediliyor. Yaklaşık 40 bin kişi ise siyasi gerekçelerle tutuklandı ve ağır işkencelere maruz kaldı.

Şili Devlet Başkanı Gabriel Boric, darbenin 50. yılı öncesinde kayıpların akıbetini ortaya çıkarmak amacıyla “Ulusal Arama Planı”nı onaylamıştı. Bu planla birlikte devlet ilk kez kayıpları bulma sorumluluğunu tamamen üstlenmişti. Ancak bugüne kadar kaybolanlardan yalnızca 307 kişinin cenazesine ulaşılabildi.

Kayıp yakınları, özellikle AFDD (Gözaltında Kaybolan Aileleri Derneği), yıllardır “Neredeler?” sloganıyla adalet talebini sürdürüyor. Aileler yalnızca cenazelerin bulunmasını değil, diktatörlük döneminde kayıplardan sorumlu tutulan DINA ve CNI gibi gizli servis görevlilerinin de yargılanmasını talep ediyor.