Terzi Shino Abdullah, 25 yıllık deneyimini kadınlara aktarıyor
Ekonomik bağımsızlığını 25 yıldır elde eden ve birçok kadına da mesleğini öğreten terzi Shino Abdullah, hem Kürt kültürel mirasını yaşatıyor hem de kadınların ekonomik bağımsızlıkla kendi ayakları üzerinde durabileceğini gösteriyor.
HÊVÎ SALAH
Silêmanî – Terzi Shino Abdullah’ın hikayesi, yirmi yıl önce kendi yolunu seçerek kimseye bağlı kalmamaya karar vermesiyle başlıyor; o dönemde pazarda bir kadın dükkan sahibi olmak kolay değildi, ancak kararlılığı ve yaratıcılığıyla kültürel engelleri aştı. Geçirdiği 25 yıl boyunca binlerce kişiye elbise dikmenin yanı sıra, annelik ve ev işleri ile işin yorgunluğunu dengelerken, sırt ağrıları, yorgun gözleri ve geceleri süren çalışmalarıyla hem çocuklarının hayalini hem de mali bağımsızlığını koruma mücadelesini sürdürdü. Kadınların iş gücündeki rollerinin aile ve toplum için ne kadar hayati olduğunu gösteren Shino Abdullah, mesleğe insani bir ruh ve estetik katarken, dükkanı artık yalnızca bir atölye değil, sabrı öğrenme ve kadınların zorluklara rağmen başarıyı sürdürebileceğini gösteren bir okul haline geldi.
Terzi Shino Abdullah, 25 yıldır bağımsız bir işçi olarak dikiş ve tasarım yaptığını, bu süreçte birçok öğrenciye de dikiş öğrettiğini belirtti. “Birçok kadın, bizim ve enstitümüz aracılığıyla dikiş öğrendi ve şimdi kendi bağımsız işlerine sahipler” diyen Shino Abdullah, çocukluğundan beri dikişi sevdiğini ve ilk olarak kelebek dikiş makinesiyle bir perde dikerek başladığını anlattı. Zamanla aile ve ekonomik ihtiyaçların mesleğini ekonomik bir kaynağa dönüştürmesini sağladığını söyleyen Shino Abdullah, işe yeni başlayan kadınlara önerisi ise yeteneklerini keşfederken iş seçimine dikkat etmeleri ve aile desteğinin önemini göz önünde bulundurmaları yönünde oldu.
‘Kadınlar çok daha yetenekli’
Teknoloji ve ekipmanlardaki gelişmelerin dikiş üzerinde büyük etkisi olduğunu vurgulayan Shino Abdullah, “Eskiden küçük bir makineyle çalışırdık. Şimdi bu ekipmanlarla çalışmak daha kolay. Önceden sadece birkaç basit desen olabilirdi, ama artık desenler ve tasarımlar için çok gelişmiş makineler var. Yine de, yetenekli olmayan birinin elinde her makine sadece bir makinedir. İlk başta evde ve sadece akrabalarım için çalıştım, ancak sonra pazara gelerek herkes gibi çalışmak zorunda kaldım. Özellikle yerimiz pazarda olduğu için başlangıçta çok zordu. Genel olarak pazarda çalışmak bir kadın için zor, ama kadınlar çok daha yetenekli” dedi.
‘Daha çok Kürt kıyafetleri dikiyoruz’
Tüm parçaların dikimini yaptıklarını anlatan Shino Abdullah, “Ancak yerimiz daha çok Kürt kıyafetleriyle ilgili olduğu için, koşullara ve mevsimlere göre daha çok Kürt kıyafetleri dikiyoruz. Artık kadınlar özel günlerde Kürt kıyafetleri tercih ediyor. Kürdistan’ın dört bölgesinde de Kürt kıyafetleri var ve bölgelere göre bazı değişiklikler bulunuyor, ama sonuçta hepsi Kürt kıyafeti. Gömlek, yelek, etek ve basit elbiselerin dikimi çok uzun sürüyor. Zorlukları da var. Bazen makine kumaşı kontrol edemiyor, iğneyi kırıyor ve dikilemiyor” ifadelerinde bulundu.
‘Amaç kendi ayakları üzerinde durmak’
Bağımsız ekonominin toplumdaki her birey için, özellikle kadınlar için önemli olduğunu vurgulayan Shino Abdullah, “Bazı insanlar, kadınlar bağımsız bir ekonomiye sahip olduğunda diğer işlerin aksayacağını düşünüyor. Örneğin, etrafınızda diğer erkek ve kadınlarla birlikte bir dükkanda çalışıyorsunuz ve herkes size saygı gösteriyor, çünkü amacımız kendi ayaklarımız üzerinde durmak. İnsanlar bunu takdir ediyor ve dürüst çalışmak asla yanlış değildir. Her işin başında sorunlar olacaktır, ancak kadınlar bu engellerin geçici olduğunu bilmeli. Sonunda tüm bunlar bir deneyim haline gelecek, işler kendi yoluna girecek ve amaç da her zaman kendi ayaklarınız üzerinde durmak olmalıdır” sözlerine dikkat çekti.