İran’da eğitim masrafları çocukların geleceğini belirsizleştiriyor
İran’da yeni eğitim yılı yaklaşırken artan pahalılık, ailelerin okul masraflarını karşılamasını zorlaştırıyor. Eğitim giderleri nedeniyle bazı çocuklar okuldan uzak kalırken, yoksulluk özellikle kız çocuklarının eğitim ve geleceklerini tehdit ediyor.
JİVAN ŞERİFZADE
Bukan - İran’da Eylül ayının gelişi, alışılmadık bir kaygı ve ağırlıkla karşılanıyor. Sonbaharın ve okul döneminin başladığı bu günlerde pahalılık ve enflasyon, bir yandan çocukların eğitim masraflarını ciddi ölçüde artırırken, diğer yandan bazı öğrencilerin geleceğini de tamamen değiştiriyor.
Kırtasiye alışverişi aile bütçesini zorluyor
Sıradan bir KMT marka 36 renkli boya kalemi setinin 1 milyon 480 bin tümen (yaklaşık 311 TL) olması üzerine ağlayan bir çocuk, annesinin elinden tutarak dükkandan çıkıyor. Kırtasiye satıcıları, her zamankinden daha bitkin bir şekilde sandalyelerine yaslanıyor. Müşteriler dükkanlara giriyor, fiyat soruyor ve sonunda fiyat uygun, ürün de çocuklarının beğenisini kazanmışsa alışveriş yapıyor. Ancak ağır pahalılık, birçok kişiyi kaliteli ürünlerden vazgeçmeye, hatta bazı kırtasiye malzemeleri ile yeni okul önlüklerini almamaya zorluyor.
Piyasada yazı yazmak için kullanılan bir kurşun kalemin fiyatı 40 bin tümen (yaklaşık 8 TL), basit bir kalemtıraş ise 30 bin tümen (yaklaşık 6 TL). Defter ve kalem kutuları da 150 bin tümen (yaklaşık 32 TL) ve üzerindeki farklı fiyatlarla, düşük kalitede bulunuyor ve genellikle talep görmüyor. Sıradan 12 renkli boya kalemlerinin fiyatı da 200 bin tümenin (yaklaşık 42 TL) üzerinde. Okul önlüklerinin fiyatı 1 milyon 500 bin tümenden (yaklaşık 315 TL) başlarken, okul çantası ve spor ayakkabı da ailelere ayrı ayrı 1 ila 3 milyon tümen (yaklaşık 210-631 TL) arasında maliyet çıkarıyor.

‘Çocuklara pahalılığı anlatmak zor’
İlkokula giden bir çocuğun annesi Gezize M., çocuğunun okul malzemelerinin maliyeti hakkında, “Çocuklara pahalılığı anlatmak zor. Özellikle de ürünlerin kalitesi her yıl daha da kötüleşiyor. Yani bazı malzemeleri mutlaka almak, bazılarını ise daha sonra satın almak zorunda kalıyoruz. Tasarruf ederek yaptığımız tüm okul alışverişlerinin maliyeti şu ana kadar 10 milyon tümen (yaklaşık 2 bin 103 TL) oldu” dedi.
Birçok velinin şikayeti devlet okullarındaki kayıt ücretlerine ilişkin. Yönetimin eğitimin ücretsiz olduğu yönündeki açıklamalarına rağmen bu yıl talep edilen miktar her zamankinden daha yüksek. Urmiye Eyaleti’ndeki bazı devlet okullarında velilerden 2 ila 5 milyon tümen (yaklaşık 421-1.052 TL) arasında ödeme talep edildi.
Bukan’daki bir okulda öğretmen olan Hetawe K., bu ödemelerin alındığını doğrulayarak bunun Eğitim ve Öğretim Müdürlüğünün bilgisi dahilinde yapıldığını belirtti. Hetawe K., “Ödemenin bir kısmı öğrenci sigortası ve ders kitapları için kullanılıyor, ancak en büyük kısmı okullara yapılan gönüllü yardımlar için alınıyor ve okullar bu parayı talep edebiliyor. Bu miktarın ödenmesi zorunlu olmamasına rağmen okul masrafları ve bütçe yetersizliği nedeniyle oluşan baskı, bazı bölgelerde okul yöneticilerini kayıt için bu ödemeyi talep etmeye zorluyor” ifadelerinde bulundu.

Yoksulluk kız çocuklarının eğitimini vuruyor
Zor koşullarda kız çocuklarına “hayır” demek, eğitim görmek isteyen erkek çocuklarına göre her zaman daha kolay oldu. Bu durum köylerde, kentlerin çeperlerinde ve yoksul bölgelerde her zamankinden daha belirgin hale geliyor.
Bu kız çocuklarından biri olan 16 yaşındaki Narin, parmağındaki altın yüzüğe bakarken, buruk bir ifadeyle, “Köyümüzde kızlar için ortaöğretim okulu yok. Kentteki yatılı okullara gitmemiz gerekiyor. İşçi olan babam bu masrafları karşılayamazdı. Belki gelecek yıl koşullar düzelir diye bir yıl okula gitmedim, ancak bu durumda evlilikten başka bir seçenek yoktu. Şimdi evlendim. Gelecek yıl masrafları karşılayabilirsek uzaktan eğitim yoluyla yetişkinler okulunda okumak istiyorum. Belki bir gün ben de üniversiteye gider ve öğretmen olurum” diye belirtti.

Masraflar öğrencileri okuldan uzaklaştırıyor
Eğitim masraflarının artması, öğrencilerin okula devam etmemesinin başlıca nedeni. Bir ilkokulda öğretmen olan Helale V., çocukların eğitimden kopma nedenlerini anlatarak, “Gözlüğü olmadığı ve gözleri iyi görmediği için okulu bırakan bir öğrencim vardı. Başka bir öğrencim ise başörtüsü, çanta ve günlük yiyecek alacak maddi gücü olmadığı için bir daha okula gelmedi” dedi.
Resmi verilere göre enflasyonun yükselmesiyle birlikte eğitim dışında kalanların sayısı arttı, ancak bu rakamın tam olarak kaç çocuk ve genci kapsadığı bilinmiyor. Bunlar kayıt yaptıramayan veya kayıt yaptırdıktan sonra günlük masraflar, ulaşım ve hatta kırtasiye malzemeleri nedeniyle derslere devam etme imkanı bulamayan öğrenciler.
Bugün okul sıralarının kendilerini beklediği bir nesil içinde, son yıllarda yoksunluk ve istikrarsız koşullar nedeniyle eğitim ve dersleri bırakmak zorunda kalanların sayısı az değil. Şimdi de Eylül ayındaki pahalılık nedeniyle bu sayının artması bekleniyor. Bu durum yalnızca bireylerin geleceğini değil, toplumun yarınını da çok sayıda belirsizlik ve soruyla karşı karşıya bırakıyor.