Bamyan yaylalarında kadınların görünmeyen emeği
Afganistan’ın Bamyan vilayetinde yaylara çıkan kadınların zorlu mesaisi başladı. Yayla ekonomisindeki geniş rollerine rağmen kadınların emekleri daha az görülüyor ve yeterli desteği alamıyorlar.
BAHARİN LEHİB
Bamyan - Afganistan'ın 34 vilayetinden biri ve ülkenin en eski bölgelerinden olan Bamyan, yüksek dağ sıraları arasında yer alıyor. Bu nedenle düz ve ekilebilir araziler sınırlı. Afganistan'ın en soğuk bölgelerinden biri olan vilayette kış aylarında hava sıcaklığı zaman zaman eksi 20 dereceye kadar düşüyor. Asidik toprak ve engebeli arazi de verimliliği azaltıyor. Bununla birlikte Bamyan, Afganistan'daki patates üretiminin yaklaşık yarısını karşılıyor ve elması da yüksek kalitesiyle biliniyor. Ancak hayvancılık hala halkın en önemli geçim kaynaklarından biri ve kadınlar süt ürünlerinin üretiminde başlıca rolü üstleniyor.
Havaların ısınmasıyla birlikte kadınlar, çocukları ve hayvanlarıyla birlikte yaylalara ve yazlık otlaklara gidiyor. Bu yolculuk bazen 12 saate varan yaya yürüyüşünü gerektiriyor. Yakıcı güneş, geceleri etkili olan şiddetli soğuk, yoksulluk, işsizlik ve imkanların yetersizliği, yaşamlarını daha da zorlaştırıyor. Bu süre boyunca erkekler köylerde kalıyor ve kış için tarım işleriyle uğraşarak gıda ve hayvan yemi depoluyor.
Bamyan halkının çoğunluğunu Hazaralar ve Seyitler oluştururken, Tacikler ve Peştunlar da bu vilayette yaşıyor. Çoğunluğu Peştunlardan oluşan göçebeler ile yerel halk arasındaki toprak ve otlak anlaşmazlıklarının uzun bir geçmişi bulunuyor. Taliban'ın yeniden iktidara gelmesinin ardından bu anlaşmazlıklar yeniden şiddetlenerek zaman zaman kanlı çatışmalara dönüştü. Bu anlaşmazlıkların kökeni, Emir Abdurrahman Han dönemine (1880-1901) ve Hazaraların katledilmesinin ardından topraklarının geniş ölçekte ele geçirilmesine dayanıyor.
Bazı bölge sakinleri de günümüzde yaşanan anlaşmazlıkların bir bölümünü bu tarihsel gelişmelerin sonucu olarak değerlendiriyor. Bamyan, yoksulluk ve işsizliğe rağmen bakır, amazonit, mermer, granit, traverten, kömür, demir ve diğer madenler dahil olmak üzere değerli maden kaynaklarına sahip. Bunların bazılarının çıkarılması devam ediyor. Ancak birçok bölge sakini, bu madenlerden elde edilen gelirlerin halkın yaşam koşullarının iyileşmesine katkı sağlamadığını ve daha çok güçlü kişilerin ve Taliban'ın yararına olduğunu düşünüyor.
Yaylalara çıkmak, Bamyan halkının kültürünün ve geleneksel yaşam biçiminin bir parçası. Kadınlar, aile içindeki sorumluluklarının yanı sıra hayvancılık ve aile ekonomisinde önemli bir rol oynuyor. Süt sağmak, süt ürünleri hazırlamak, yenilebilir ve şifalı bitkiler toplamak, hayvanlarla ilgilenmek ve ev işlerini yürütmek günlük faaliyetlerinin başında geliyor. Bu çalışmalar, ekonomiyi sağlamanın yanı sıra yerel bilgi ve deneyimlerin nesilden nesile aktarılmasına da yardımcı oluyor. Ancak yaylalarda yaşamak kadınlar açısından sağlık ve eğitim hizmetlerinin yetersizliği, temiz içme suyuna sınırlı erişim, kısıtlı imkanlar ve pazarlara olan uzaklık gibi sorunları beraberinde getiriyor.
Yaylalarda kadın emeği
Yayla ekonomisindeki geniş rollerine rağmen emekleri daha az görülüyor, anlatılıyor ve yeterli destekten yararlanamıyorlar. Bu yaylalardan birini görmek için Yekawlang ilçesinin ana yolunun yakınındaki bölgeye gittik. Burada yaklaşık 20 ailenin yalnızca iki gün önce yerleştiği bir yayla bulunuyordu. Kadınlar çadırları kurmak ve hayvanların barınacağı alanları oluşturmakla meşguldü. İçme sularını ise aynı bölgede bulunan ve yeniden düzenlenmeye ihtiyaç duyan bir kaynaktan temin ediyorlardı. Yaylaya girdiğimizde hayvanların çan sesleri, çocukların çayırlarda koşuşturması ve her biri farklı bir işle meşgul olan kadınların hareketliliği dikkat çekiyordu. Her köşede, doğanın içinde birkaç ay sürecek yaşamı başlatma çabasının izleri görülüyordu. Bu sırada, iş kıyafetleriyle çadırının çevresini temizleyen Safiye Seyit bizi sıcak bir şekilde karşıladı.
Safiye Seyit, iki gün önce sabahın erken saatlerinde yaylaya geldiklerini ve o zamandan beri çadırları kurmak ve hayvanların barınacağı alanları oluşturmakla meşgul olduklarını söyledi. Bulundukları yaylayı Band-e Amir'deki bir kişiden beş yıllığına kiraladıklarını kaydeden Safiye Seyit, yıllık 30 bin Afgani para ödediklerini söyledi. Üç çocuğunun olduğunu belirten Safiye Seyit, bunlardan ikisini yaylaya beraberinde getirdiğini, diğer oğlunun ise okula gitmesi nedeniyle köyde büyükannesinin yanında kaldığını ifade etti.
Çocukların yaylada geçirdiği yalnızca iki geceye rağmen, Safiye Seyit'in çocukları da dahil olmak üzere birçoğunun ellerinde ve yüzlerinde gece soğuğunun ve gündüzün yakıcı güneşinin izleri görülüyordu. Yayla kadınları günlük işlerini tamamladıktan sonra kurutulmuş yoğurt topları olan kurut (keşk, çortan) üretiyor. Büyük emekle hazırlanan bu ürün ise pazarda düşük fiyatlara satılıyor.