Sistan ve Belucistan’da binlerce kişi susuzlukla mücadele ediyor
İran’ın en yoksul bölgelerinden biri olan Sistan ve Belucistan’da uzun süredir devam eden su kesintileri, binlerce kişiyi temel yaşam ihtiyaçlarından mahrum bırakıyor.
Haber Merkezi - Sistan ve Belucistan’ın farklı bölgelerinde devam eden su kesintileri, binlerce yurttaşı derinleşen bir insani krizle karşı karşıya bırakıyor. Hava sıcaklıklarının yükseldiği bölgede vatandaşlar, yaşanan sorunun geçici bir aksaklık olmaktan çıktığını ve günlük yaşamın parçası haline geldiğini belirtiyor.
Zahedan’ın Pirbahş Mahallesi ile Seravan’a bağlı Muhammedi kentinde yaşayanlar, haftalar hatta aylar boyunca süren su kesintileri, yetkililerin ilgisizliği ve yüksek su maliyetleri nedeniyle ciddi sorunlar yaşadıklarını ifade ediyor. Vatandaşlara göre bu durum sağlık, geçim koşulları ve insan onurunu doğrudan etkiliyor.
Zahedan’da iki aydan uzun süredir su yok
Bölge sakinlerinin aktardığına göre Zahedan’ın Pirbahş Mahallesi’nde bulunan 150’den fazla ev, iki aydan uzun süredir şebeke suyuna erişemiyor. İddialara göre Su ve Kanalizasyon İdaresi ana vanayı kapatarak bölgeye su akışını tamamen durdurdu.
Mahalle sakinleri, içme ve kullanım suyu ihtiyaçlarını karşılayabilmek için geceleri başka mahallelere gitmek ya da bidonlarla evlerine su taşımak zorunda kaldıklarını belirtiyor. Su taşıma imkanı olmayan ailelerin ise ciddi hijyen ve geçim sorunlarıyla karşı karşıya olduğu ifade ediliyor.
Bir mahalle sakini yaşadıkları durumu şu sözlerle anlattı:
“Bu aşırı sıcakta ne klima çalıştırabiliyoruz ne de normal bir hayat sürebiliyoruz. İki aydır su tamamen kesik. Su ve Kanalizasyon İdaresi’ne her başvurduğumuzda net bir cevap alamıyoruz.”
Su taşıyan araçlar günlük hayatın parçası oldu
Bölgede yayımlanan görüntülerde, kasaları su bidonlarıyla doldurulan kamyonetlerin mahalle sakinlerine su taşıdığı görülüyor. Vatandaşlar, bu manzaranın artık günlük yaşamın sıradan bir parçası haline geldiğini ve birçok ailenin saatlerce su aramak zorunda kaldığını söylüyor.
Yerel aktivistler ise bazı bölgelerde fiilen bir “gayriresmî su piyasası” oluştuğunu, içme suyunun pahalı ve erişilmesi zor bir ürüne dönüştüğünü belirtiyor.
Seravan’da bir tanker su iki milyon tümen
Muhammedi kentinde de benzer bir tablo yaşanıyor. Kent sakinleri, birçok bölgede şebeke suyunun bir aydan uzun süredir kesik olduğunu ve ihtiyaçlarını özel su tankerlerinden karşılamak zorunda kaldıklarını ifade ediyor.
Bir yurttaş, “Bir aydır su yok. Bir tanker su için yaklaşık iki milyon tümen ödemek zorundayız. İnsanlar bu sıcaklarda nasıl yaşayacaklarını bilmiyor” dedi.
Vatandaşlar, birçok ailenin bu maliyeti karşılayamadığını, bu nedenle su tüketimini en aza indirdiğini ya da sağlıksız kaynaklara yöneldiğini belirtiyor. Bu durumun kirli su kaynaklı hastalık riskini artırdığına dikkat çekiliyor.
Bölge sakinleri, aşırı sıcaklarla birlikte devam eden su kesintilerinin özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar için ciddi risk oluşturduğunu vurguluyor. İçme suyu, temizlik ve evlerin serinletilmesi için yeterli su bulunmaması nedeniyle birçok aile son derece zor koşullarda yaşamını sürdürüyor.
Yıllardır süren yapısal sorun
Sistan ve Belucistan’da yaşanan su krizi, yıllardır devam eden altyapı yetersizlikleri, dağıtım şebekesindeki eskime, kuraklık ve sürdürülebilir su yönetimi eksikliğiyle ilişkilendiriliyor. Yerel aktivistler, uzun süreli su kesintilerinin bölgede artık kronik bir soruna dönüştüğünü ve yetkililerin çoğu zaman sorunun nedenleri ya da çözüm takvimi konusunda kamuoyuna açıklama yapmadığını belirtiyor.
Son yıllarda eyalet genelinde içme suyu sıkıntısı, sağlıksız su kullanımı, bidonlarla su taşınması ve yüksek maliyetlerle su satın alınmasına ilişkin çok sayıda rapor yayımlandı. Bölge sakinlerine göre, ülkenin birçok yerinde temel bir kamu hizmeti olarak görülen içme suyuna erişim, Sistan ve Belucistan’da yaşayan binlerce kişi için hâlâ günlük bir hayatta kalma mücadelesi anlamına geliyor.