Beluc kadınların altın madeni protestosuna saldırı

Belucistan’da Taftan Altın Madeni’ne karşı çevresel tahribat ve su kaynaklarının tükenmesine dikkat çekmek için eylem yapan Beluc kadınlar, güvenlik güçleri ve maden çalışanlarının saldırısıyla karşı karşıya kaldı.

Haber Merkezi- Belucistan’da faaliyetlerini sürdüren Taftan Altın Madeni’ne yönelik çevresel kaygılar büyürken, bölgedeki doğal kaynakların zarar gördüğü ve yeraltı su seviyelerinin giderek düştüğü yönündeki uyarılar da artıyor. Çevre uzmanları, yeterli denetim ve kapsamlı etki değerlendirmelerinin yapılmaması halinde bölgenin ciddi ekolojik ve toplumsal krizlerle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiyor.

Son olarak Taftan kentine bağlı Sersiye köyünde yaşayan Beluc kadınlar, altın madeninin çevreye ve yerel yaşama etkilerini protesto etmek amacıyla bir araya geldi. Yerel kaynaklar ve bölgeden paylaşılan görüntülere göre, protesto sırasında güvenlik güçleri ile madenle bağlantılı kişilerin müdahalesi sonucu kadınlar tehdit, hakaret ve fiziksel şiddete maruz kaldı.

Çevre taleplerine güvenlik müdahalesi

Yerel kaynakların aktardığına göre, Telui bölgesindeki Sersiye köyünde yaşayan kadınlar, altın madeninin faaliyetlerinin çevreye, su kaynaklarına ve tarım arazilerine verdiği zararları protesto etti.

Köy sakinleri, son yıllarda genişleyen madencilik faaliyetlerinin tarihi bahçelere, tarım alanlarına ve doğal su kaynaklarına ciddi zarar verdiğini belirtiyor. Bölge halkı ayrıca, madencilikle bağlantılı grupların kendilerine ait bazı miras arazilerine el koymaya çalıştığını dile getiriyor.

Protestolar sırasında kolluk kuvvetleri, maden çalışanları ve güvenlik görevlilerinin köye girerek kadınların eylemini engellemeye çalıştığı bildirildi.

Ön safta kadınlar vardı

Olay yerinden paylaşılan görüntüler, Beluc kadınların doğal kaynakların korunması ve yerel hakların savunulmasında öncü rol üstlendiğini gösteriyor. Ancak görgü tanıklarına göre protestocuların talepleri diyalogla karşılanmak yerine tehdit, hakaret ve şiddetle bastırılmaya çalışıldı.

Bazı kadınların gözaltı ve hatta “sürgün” edilmekle tehdit edildiği belirtilirken, bu durum dijital medyada ve insan hakları çevrelerinde geniş tepki topladı.

İnsan hakları savunucuları, yaşananların yalnızca yerel bir anlaşmazlık olmadığını, Beluc kadınların sosyal, çevresel ve hukuki taleplerini dile getirdiklerinde artan güvenlik baskılarıyla karşı karşıya kaldıklarını gösterdiğini ifade ediyor.

Yaşlı bir kadın yaralandı

Yerel kaynaklar, olay sırasında yaşlı bir Beluc kadının da yaralandığını bildirdi. İddialara göre kadın, maden güvenlik görevlilerinden biri tarafından itilmesinin ardından bir çukura düşerek yaralandı. Kadının sağlık durumuna ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmazken, yayımlanan görüntüler ve tanık ifadeleri sağlık durumu konusunda ciddi endişelere yol açtı.

Bir başka videoda ise askerler ve maden çalışanları ile protestocu kadınlar arasında yaşanan gerginlik görülüyor. Görüntülerde yaşlı bir kadına müdahale edilmesinin ardından olayları kayıt altına alan başka bir kadının da hedef alındığı ve darbedildiği ifade ediliyor.

Videoda konuşan kadınlardan biri, güvenlik güçleri tarafından tehdit edildiğini ve kendisine “Ağzına vururuz” denildiğini aktarırken, bazı maden güvenlik görevlilerinin hakaret ettiğini ve evinin aranacağı yönünde tehditlerde bulunduğunu anlattı.

Su kaynakları ve tarım alanları tehlikede

Sersiye köylülerinin itirazları yalnızca arazi mülkiyetiyle sınırlı değil. Bölge sakinleri, madencilik faaliyetlerinin yeraltı sularını tükettiğini, doğal kaynakları kuruttuğunu ve tarımsal üretimi ciddi biçimde tehdit ettiğini belirtiyor.

Köylüler, çevresel etkilerin kapsamlı biçimde değerlendirilmeden ve yerel halkın onayı alınmadan sürdürülen faaliyetlerin bölgenin ekonomik ve sosyal yapısında daha derin krizlere yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bölgedeki birçok ailenin geçimini tarım ve bahçecilikten sağladığı, bu kaynakların kaybının ise doğrudan geçim kaynaklarının yok olması anlamına geldiği ifade ediliyor.

Uzun süredir devam eden bir mücadele

Taftan Altın Madeni’ne yönelik itirazlar yeni değil. Bölge halkı yıllardır madencilik faaliyetlerinin genişletilmesine karşı çıkıyor. Taftan ve çevresindeki yerleşimlerde yaşayanlar daha önce de maden sahası önünde çeşitli protestolar düzenleyerek çevresel tahribatın durdurulmasını ve halkın topraklarına yönelik müdahalelerin son bulmasını talep etmişti.

Geçmişte bazı protestolar güvenlik güçlerinin müdahalesiyle sonuçlanırken, madencilik faaliyetlerine karşı düzenlenen gösteriler nedeniyle çok sayıda Beluc yurttaşın gözaltına alındığı bildirildi.

‘Baskı değil hesap verebilirlik’

Sersiye köyü sakinleri, taleplerinin çatışma değil; doğal kaynakların korunması, şikayetlerinin araştırılması ve yerel toplulukların haklarına saygı gösterilmesi olduğunu vurguluyor. Son olaylara ilişkin yayımlanan görüntülerin, yetkililerin sivil protestolara yaklaşımı konusunda ciddi soru işaretleri yarattığını belirten köylüler, sorumluların hesap vermesi ve benzer olayların tekrarlanmaması çağrısında bulundu.

Bölge halkı, nesiller boyunca yaşamlarını sürdürdükleri toprakları, su kaynaklarını ve çevreyi korumak istediklerini belirterek, yetkilileri şiddet yerine diyalog ve çözüm yollarını tercih etmeye davet etti.