Çevreci Samah Zeila Lübnan’daki kıyıların korunması için çabalıyor

Belediye çalışmalarından halk girişimlerine, farkındalık kampanyalarından doğal rezervlerin kurulmasına kadar alanda çalışan Lübnanlı çevreci Samah Zeila, kadınların çevre koruma çalışmalarını yönlendirdiğini ve geliştirdiğini vurguluyor.

FADİA JUMAA

Beyrut- Çevre aktivisti Samah Zeila, kadının çevre alanındaki rolüne dair kalıplaşmış bakış açılarını zorlayan, değişimin bireysel girişimle başlayıp kolektif eyleme dönüştüğüne inanan özgün bir yol çizdi.

Çevre çalışmaları yalnızca resmî kurumlarla veya uzmanlarla sınırlı değil; bilinç ve tutku taşıyan, değişimin bireyden başlayıp iş birliğiyle büyüdüğüne inanan herkes için açık bir alan. İster farkındalık kampanyaları ister gönüllü girişimler, isterse çevre politikaları yoluyla olsun, bu çalışmalar daha adil, sağlıklı ve doğayla uyumlu toplumların inşasında temel taşı niteliği taşıyor.

On yılları aşan bir mücadele

Bu bağlamda çevreyi hayatının meselesi haline getiren, tüm zorluklara rağmen çevreyi korumaya adayan ve her adımın bir etkisi, her sesin değişim yolunda bir yankısı olduğuna inanan ilham verici örneklerden biri de aktivist Samah Zeila.

Samah Zeila, çevre alanındaki çalışmalarının rastlantı değil, 1982’de henüz 12 yaşındayken başlayan doğal bir sürecin devamı olduğunu söylüyor. O yıl, “çevrenin babası” olarak anılan babası, kuzey Lübnan’da ilk çevre derneğini kurmuştu. Bu dernek daha sonra Lübnan genelinde öncü bir konuma ulaştı ve Lübnan’ın ilk deniz rezervi olan “Palm Adaları Doğa Koruma Alanı”nın kurulmasına öncülük etti. Ayrıca 9 Mart 1992 tarihli 121 sayılı yasa ile Palm Adaları ve Horsh Ehden koruma altına alındı. Dernek, 1993’te resmen kurulan Çevre Bakanlığı’nın oluşturulmasında da önemli bir baskı unsuru oldu.

Çocukluğundan itibaren Samah Zeila, dernek bünyesindeki “Çevre Gençlik Ofisi” aracılığıyla bu süreci yakından takip etti ve Lübnan’ın farklı bölgelerinde bahçelerden fidanlıklara, kavşak düzenlemelerinden büyük çevresel projelere kadar birçok çalışmaya katıldı. Trablus’un Mina kentinde doğup büyüyen ve evinden doğrudan denizi gören Samah Zeila, deniz çevresine özel bir bağlılık geliştirdi.

2016-2020 yılları arasında Mina Belediye Meclisi üyesi olarak, çevre ve sosyal işler komisyonlarına başkanlık etti ve çevre çalışmalarını yakından sürdürdü. Görev süresinin ardından ise özellikle insan sağlığı ve deniz ekosistemini tehdit eden çöp krizinin büyümesi nedeniyle toplumsal girişimlerle çalışmaya devam etti. Onun için çöp yalnızca bir hizmet krizi değil, aynı zamanda bir bilinç kriziydi.

Kadın doğası gereği çevreye daha yakındır

Samah Zeila, 21 Mayıs 2025’te Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü’nde zeytin ağacı dikerek çevre kampanyalarına başladı. Ardından 31 Mayıs–5 Haziran arasında, Dünya Çevre Günü vesilesiyle “Green Blue” kampanyasını başlattı. Bu kampanya, kumsaldan halkın kullandığı deniz havuzuna kadar uzandı.

Kuzey Lübnan’ın doğal alanlarında – Kura ilçesindeki Barsah gibi – temizlik ve farkındalık kampanyaları düzenledi. Karşılaştığı en büyük zorluklar arasında çevresel altyapının yokluğu, çöp konteynerlerinin eksikliği ve toplumsal davranışların değişimindeki güçlükler vardı. Ancak gönüllülük çalışmaları, ekiplerin büyütülmesi ve doğrudan halkla iletişim yoluyla bu engelleri aşmayı başardı.

Samah Zeila’ya göre kadın doğası gereği çevreye daha yakındır; yaşamın koruyucusu ve sorumluluk duygusu yüksek biridir. Samah Zeila “Kadının deniz çevresinin korunmasına katılımı, çevre politikalarına insani ve etik bir boyut kazandırır, gerçek toplumsal dengeyi yansıtır ve bu alandaki rolünün sembolik değil, asli ve etkin olduğunu kanıtlar” diyor.

Kadınlar ve çevre politikalarının şekillenmesi

2013’ten bu yana babasının kurduğu derneği yöneten Samah Zeila, özellikle deniz çevresine odaklandığını anlatıyor. Planlamadan uygulamaya, izleme ve değerlendirmeye kadar projeler geliştirdiklerini belirten Samah Zeila, okullara ve üniversitelere yönelik çevre eğitim programları hazırladıklarını da ifade ediyor. Samah Zeila belediye çalışmaları sırasında çevreyi sosyal adaletle ilişkilendiren projeler de yürüttüğünü dile getiriyor.

Samah Zeila, 21 üyeden oluşan belediye meclisinde tek kadın üye olarak, stratejik konular (adalar, deniz rezervleri, balıkçı limanı, Abdu’l-Wahhab adası, kıyılar) içeren çevre komisyonu programını oluşturduğunu kaydediyor. Samah Zeila ayrıca beş ayrı noktada deniz suyu testleri yaptığını belirterek, “Kapsamlı bir çevre farkındalık planı başlattık” diyor.

Samah Zeila, kadının ister karar mekanizmalarında olsun ister kurumların dışında çalışsın, çevresel ve toplumsal dönüşüm yaratabileceğine inanıyor. Kadınların çevre politikalarının oluşturulmasına ve sahadaki çalışmaların liderliğine katılması yalnızca bir talep değil, adil ve sürdürülebilir çevre için bir zorunluluk olduğunu vurguluyor.

Kalıpları yıkmak

Başlangıçta çevresel girişimlerde kadın liderliğini toplumun şaşkınlıkla karşıladığını, hatta küçümseyici tepkiler aldığını anlatan Samah Zeila, sahadaki ciddiyet ve süreklilikle bu önyargıların değiştiğini söylüyor. Samah Zeila, “Özellikle çocukları kampanyalara katılan ailelerin yaklaşımı değişti. Çocukların çevre bilincini ailelerine de aktardığını gözlemledim. Böylece bireysel girişim, kolektif ve halkın sahiplendiği bir çalışmaya dönüştü” diyor.

Kadının çevresel çalışmalardaki en önemli engellerini; toplumsal bakış açısı, finansman eksikliği, çevre politikalarının yetersiz desteği, yüksek fiziksel ve psikolojik yük ile gönüllülük anlayışının değişmesi olarak sıralayan Samah Zeila, devamında şunları söylüyor: “Belediyeler ve bazı kuruluşlarla iş birliği olsa da hala sınırlıdır, daha geniş bir koordinasyona ihtiyaç duyulduğu açıktır.”

Değişim girişimle başlar

Samah Zeila, Mina’daki deniz çevresi ve adaları koruma kampanyalarını daha da genişletmeyi, başka bölgelerde yaymayı, “çocuklar için deniz çevre kulübü” fikrini hayata geçirmeyi, deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarını izlemek üzere gönüllü çevre gözetim ağı kurmayı ve çocuklarla gençler için kalıcı bir çevre farkındalık merkezi açmayı hayal ediyor. Ayrıca akademik olarak “Büyük Deniz Ekosistemleri” alanında uzmanlaşmayı planlayan Samah Zeila genç kadınlara şu mesajı veriyor:

“Çevre çalışmaları erkeklere özgü değil, belediyelerle sınırlı da değil. İradesi ve tutkusu olan herkes fark yaratabilir. Beklemeyin, tereddüt etmeyin; bulunduğunuz yerden başlayın. Değişim girişimle başlar. Çevre bir bilimdir, bilim ise sizin silahınızdır.”