dosya

  • Küba’da Celia’dan Melba’ya kadınlar öncülüğünde bir devrim - 4 

    Devrimde ‘Yeye’ olaraak bilinen Haydee Santamaria Cuadrado Haydee Santamaria Cuadrado’nun yoldaşları ona ‘Yeye’ adıyla sesleniyordu. Günlerce gözaltında işkencelere maruz kalan ancak tek kelime konuşmayan Yeye, devrim süreci boyunca önemli ve tehlikeli görevler üstlenerek büyük bir rol oynamıştır.

  • Küba’da Celia’dan Melba’ya kadınlar öncülüğünde bir devrim -3 

    Küba Devriminin Kahramanı: Melba Hernandez Moncado Karargahı baskınında arkadaşı Haydee Santamaria ile katılan ve eylemin hazırlığını 24 saat olarak değerlendiren genç devrimci Melba Hernandez, Küba halkı tarafından “Küba Devrim Kahramanı” olarak biliniyor.

  • Roboski: 34 canın katledildiği köyde ağıtlar göğü deliyor 

    Gökten yağan bombalarla katledilen 34 can… 28 Aralık’ta katledilen çocuklarının parçalarını torbalara koyarak sonsuzluğa uğurlayan kadınların yası hiç bitmiyor. 10 yıldır adaletin gelmediği köyde, ağıtlar göğü deliyor. Roboskili bir anne iki elini katledilen 34 canın yer aldığı fotoğrafa uzatarak gelmeyen “adalet”e isyan ediyor. 10 yıldır karalara bürünen kadınlar, her güne aynı acı ile uyanıyor.

  • Küba’da Celia’dan Melba’ya kadınlar öncülüğünde bir devrim -2 

    İlk Kadın Tugayı kuruldu Erkekler her ne kadar kadınların devrimin ön saflarında yer almasını istemese de Kübalı kadın devrimciler kadın ve erkeklere biçilen toplumsal rollerin değişiminden başlayarak, ilk özerk tugaylarını da oluşturdular. Onların bu kararı kadınların kendi birliklerinin başarısını görülmesini daha da garantilemiş oldu.

  • Roboski Katliamı: Başvurulara rağmen 10 yılda tek bir sorumlu yargılanmadı 

    34 kişinin yaşamını yitirdiği Roboski Katliamı ile ilgili başlatılan hukuki süreç ailelere ikinci bir mağduriyet yaşattı. Yerel mahkemeye yapılan başvurunun “kasıt olmadığı” gerekçesiyle takipsizlikle sonuçlanması sonrası başvuru Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde de iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilmedi. Dosyanın son olarak yeniden Anayasa Mahkemesine gönderildiğini ifade eden davanın avukatlarından Kerem Altıparmak, yaşanan süreç boyunca tek bir kamu görevlisinin yargılanmadığına dikkat çekti.

  • Küba’da Celia’dan Melba’ya kadınlar öncülüğünde bir devrim -1 

    Kadınlar direnişin en ön saflarında Küba Devrimi’nin öncü kadınları dünden bugüne direnişin sembolü olurken, toplum nezdinde de önemli başarılar elde etti. Kübalı kadınlar sadece Küba toplumu üzerinde değil aynı zamanda dünya kadınları için de bir idol haline geldi. Celia Sanchez’den Vilma Espin’e, Tete Pueblo’dan Nirma Carton’a, birçok Kübalı kadın devrimci direnişleri ile tarihe isimlerini yazdırırken, hazırladığımız dosya ile Kübalı kadınların verdiği bu direnişe dikkat çekeceğiz.

  • Roboski Katliamı: Atılan bombalar ilk Muhammed’in annesinin yüreğine ateş düşürdü 

    Roboski Katliamı’nda yaşamını yitiren 34 insandan biri olan Muhammed Encü’nün annesi Heybet Encü, katliamın yaşandığı bölgeye koşan ilk kadınlardan. “O karlı yolda iki saatte yürüyüp çocuklarımıza ulaşabildik. Allah şahidimdir o gün gördüğüm şeyler on yıldır bir an gözümün önünden gitmedi” diyen Heybet Encü de diğer anneler gibi adaletin gelmesini bekliyor.

  • Roboski Katliamı: Değil 10 yıl 100 yılda geçse içimizdeki ateş asla sönmeyecek 

    Aralarından çok sayıda çocuğun da bulunduğu 34 Kürt'ün katledildiği Roboski Katliamı’nın üzerinden 10 yıl geçerken, “adaletin” sağlanmaması nedeniyle aileler yıllardır hukuk mücadelesini sürdürüyor. “Değil 10 yıl 100 yıl geçse de içimizdeki ateş asla sönmeyecek” diyen aileler, AKP’ye yüzleşme çağrısında bulundu.

  • Kadın dengbêjlerin görülmeyen yaşamı - 7 

    Taçsız Kraliçe Ayşe Şan: Acılarını yalnızlığını şarkılarında yaşattı Babasından etkilenerek çıktığı dengbêjlik yolculuğunda baskı, zorluklarla karşılaşan Ayşe Şan, hayatında tanık olduğu yalnızlık ve baskıyı şarkılarında dillendirdi. “Taçsız Kraliçe” olarak bilinen Ayşe Şan, verdiği büyük bedellerle ve sesiyle tarihe adını yazdırdı.

  • Kadın dengbêjlerin görülmeyen yaşamı - 6 

    Güzelliklerin Annesi: Dayikî Cemal Güzelliği ve eşsiz sesi nedeniyle güzelliğin annesi olarak tanınan Şîrîn Îbrahîm Yaqûb, toplumun feodal zihniyeti nedeniyle hem dengbêjliği hem de ailesini bırakarak kimsenin onu tanımadığı bir yerde yaşamını sürdürür.

  • Kadın dengbêjlerin görülmeyen yaşamı - 5 

    Su gibi sesi ile dengbêjler kervanına katıldı Güzel ve güçlü sesi ile nehir olup sanat dünyasına akan Nesrin Şerwan, Bağdat Radyosu’nda 500 parçayı kayıt altına aldı. Sanatı ve ailesi arasında seçim yapmak zorunda kalan Nesrin Şerwan, sesinin peşinden gitti. Bugün hala seslendirdiği parçalar dünyanın dört bir yanında yankılanıyor.

  • Kadın dengbêjlerin görülmeyen yaşamı - 4 

    Sanatın birçok yerinde yer alan dengbêj bir kadın: Gulbihar Sesiyle birçok genç kadına dengbêjliği sevdiren Gulbihar, ardından yüzlerce klam bıraktı. Ses sanatçısı olarak tanınsa da, aynı zamanda sinema ve tiyatro sahnelerinde oynayan ilk Kürt kadındır.

  • Kadın dengbêjlerin görülmeyen yaşamı - 3 

    Meryem Xan: Sanatsız kanadım kırılır, ölürüm Kürtçe şarkıları kaydeden ilk kadın şarkıcı olarak bilinen ve etkileyici sesinden dolayı Kürt Sultanı ismiyle anılan Meryem Xan, aşk ile dengbêjlik arasında bir seçim yaparak, “Ben sanatsız yaşayamam. Sanatsız yaşarsam ölürüm” diyerek dengbêjliğin peşinden gitti.

  • Kadın dengbêjlerin görülmeyen yaşamı - 2 

    Elmas Xan’ın klamları bugün hala her yerde Şırnak’tan Federe Kürdistan Bölgesi’ne göç eden Meryem Xan’ın kuzeni Elmas Xan, Bağdat Radyosu aracılığıyla birçok Kürt klamını kayıt altına aldı. Bugün hala klamlarını düğün ve şölenlerde duyduğumuz Elmas Xan, kapısını birçok aydın, siyasetçi, sanatçıya açık tutmuştur.

  • Kadın dengbêjlerin görülmeyen yaşamı – 1 

    Fewziye Mihemed yüz klamı kayıt altına aldı Halkların acılarını, mutluluklarını, özgürlük istemlerini, direnişlerini, zorluklarını kadife sesleri ile tüm dünyaya yayan kadın dengbêjler bir döneme damga vursa da güzel sesleri ve yorumları ile günümüze kadar gelmiştir. Fatma İsa, Zadina Şakir, Ayşe Şan, Nesrin Şêrwan, Meryem Xan ve Elmas Xan, Erivan ve Bağdat Radyolarında seslendirdikleri Kürtçe şarkıları kayıt altına alarak, Kürt edebiyatının da hafızasını canlı tutmuşlardır.

  • Mirabel Kardeşler’den bugüne - 2 

    Kadınların Gündemi: 25 Kasım ve 5. Yargı Paketi Türkiye’de sadece basına yansıyan haberlerden derlenen verilere göre 2020 yılının Kasım ayından 2021 yılının Ekim ayına kadar 277 kadın erkekler tarafından katledildi. Kadınlar evlerinde, sokakta, işyerlerinde türlü gerekçelerle yaşamlarından koparıldı. Ülkede kadın cinayetlerinin geldiği boyut atık “cinskırım” olarak tarif ediliyor. Eşitsizlik ayrımcı politikalarla ve yasalar ile bizzat devlet eliyle meşrulaştırılıyor. EŞİK Üyesi Av. Yelda Koçak ile kadınları bekleyen yeni düzenlemeleri ve geride bıraktığımız bir yılı konuştuk.

  • Mirabel Kardeşler’den bugüne - 1 

    Patria, Minerva ve Maria Teresa… Onlar tüm dünya kadınlarının Kelebekler adıyla da tanıdığı Mirabel kardeşler… Dominik Cumhuriyeti'nde faşist Trujillo Hükümet'ine karşı ezilenlerin verdiği büyük mücadelede sembol haline gelen Mirabel Kardeşler’in mücadelesi bugün dünya kadınlarına direnç veriyor. BM, bu yıl da her mekanı şiddete karşı turuncuya boyuyor ve kampanyalar düzenliyor. Zira kadına yönelik şiddet tüm dünya ülkelerinde BM’nin tanımıyla önlenemez bir şekilde “gölge pandemi” haline geldi. Dosyamızda 1960 yılından günümüze Mirabel Kardeşler’in mücadelesine ve günümüzde kadına yönelik şiddetin geldiği noktaya odaklanacağız.

  • Efrin zeytinleri Türkiye markalarıyla dış ülkelere satılıyor- 4 

    “İşgalcileri zeytin diyarından çıkarın” Zeytinin birçok çeşidinin olduğunu ve zeytinlerden kış için hazırlık yaptıklarını anlatan Siltan Mihemed, uluslararası devletlere seslenerek, “Topraklarımızı işgalcilerin elinden kurtarın ve onları zeytin diyarından çıkarın” diyerek çağrıda bulunuyor.

  • Efrin zeytinleri Türkiye markalarıyla dış ülkelere satılıyor- 3 

    “Zeytinler Türkiye üzerinden dünya pazarına çıkıyor” Efrin’de savaş suçu işlendiğini söyleyen Efrin İnsan Hakları Örgütü üyesi Ruşin Hido, Efrinlilerin zeytin ağaçlarının kesildiğini ve çalındığını belirtiyor. Ruşin Hido, Efrinlilerin büyük emeklerle yaptıkları zeytinyağlarının zorla düşük ücret karşılığından onlardan alındığını ve Türkiye’ye götürülerek burada Türkiye ürünü adı altında satıldığını söylüyor.

  • Efrin zeytinleri Türkiye markalarıyla dış ülkelere satılıyor- 2 

    Efrin’e ve zeytin ağaçlarına kavuşmayı hayal ediyorlar Efrin’den göç etmek zorunda kalan ve Halep’e giden kadınlar, bir gün zeytin ağaçlarına kavuşmanın hayalini kuruyorlar. Kadınlar, eskiden zeytin topladıklarında komünal bir ruhun olduğunu ve zeytinleri olmayan yoksul ailelere yardım ettiklerini anlatıyor.