Yemen'de yerinden edilenler yağmur ve sellerle mücadele ediyor
Yemen'de etkili olan şiddetli yağış ve seller, kamplardaki yaşamı daha da zorlaştırıyor. Çadırları su altında kalan kadın ve çocuklar, barınma ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle her yağmur mevsiminde yeni bir hayatta kalma mücadelesi veriyor.
RAHMA SHANZOUR
Yemen - Her yağmur mevsiminde Yemen'de yüz binlerce yerinden edilmiş kişinin yaşadığı çadır kamplarındaki zorlu koşullar yeniden gündeme geliyor. Geçici kamplarda yaşayan insanlar, sel ve taşkınlara karşı dayanıksız barınaklarda yaşam mücadelesi veriyor. Geçtiğimiz Mart ayının ortasından bu yana Yemen'in birçok kentinde etkili olan şiddetli yağış ve seller nedeniyle en az 30 kişi hayatını kaybederken, çok sayıda kişi yaralandı ve kayboldu. Yüzlerce çadırın yıkılmasıyla birlikte son barınaklarını da kaybeden aileler yeniden yerinden edildi.
Sellerin etkileri yalnızca ev ve eşyaların zarar görmesiyle sınırlı kalmıyor, yerinden edilmiş kadınların yaşadığı zorlukları da daha da artırıyor. Çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan kadınlar, her yağmur mevsiminde kamplardaki güvenlik ve istikrar duygusunun da yok olduğunu görüyor.
Önce savaş sonra sel
Taiz'deki Es-Saila Kampı’nda yaşayan beş çocuk annesi 30 yaşındaki Emel Said, Yemen'de on yılı aşkın süredir devam eden çatışmalar nedeniyle yerinden edildiğinden bu yana ağır insani koşullarla karşı karşıya. Son aylarda ülkede etkili olan şiddetli yağış ve sellerin yaşadığı zorlukları daha da artırdığını belirten Emel Said, "Savaştan kaçıp bu kampa geldik, ancak sel yatağının kıyısında yaşıyoruz. Her yağmur yağdığında hayatımız tehlikeye giriyor. Yağmur yağdığında sel suları kampın içine giriyor, çadırları su basıyor ve sahip olduğumuz birkaç eşyayı da kullanılamaz hale getiriyor. Sığınabileceğimiz hiçbir yer kalmıyor" dedi.
Kampta yaşamın en temel koşullarının bile bulunmadığını belirten Emel Said, ailelerin çoğunun yıpranmış çadırlarda yaşadığını, bazılarının ise hurda ve atık malzemelerden geçici barınaklar kurmak zorunda kaldığını söyledi. Emel Said, yeterli yardımın ulaştırılmadığını ve daha güvenli bir yaşam sağlayacak kalıcı çözümlerin bulunmadığını kaydetti.
‘Her yağmur yağdığında selin beni sürüklemesinden korkuyorum’
Henüz 12 yaşında olan Besme Ali, her yağmur yağdığında ailesinin yaşadığı zorlukları anlatarak, "Yağmur başladığında eşyalarımızı ve diğer malzemelerimizi sudan korumak için hemen yukarı kaldırıyoruz. Çünkü sel suları kampın içine giriyor. Daha sonra suları dışarı çıkarmaya çalışıyoruz. Sabah olduğunda ise battaniyeleri ve yatakları güneşin altında kurutuyoruz. Her yağmur yağdığında selin beni sürüklemesinden korkuyorum. Bir süre önce su, kampın önünden bir çocuğu sürükledi, ancak insanlar onu kurtarmayı başardı" diye belirtti.
45 yaşındaki Hatice Seyf de yağmur ve sellerin yol açtığı sonuçlarla mücadele ediyor. Kampı su bastığında birçok eşyasını kaybeden Hatice Seyf, temel hizmetlerin yokluğu nedeniyle giderek artan sağlık sorunlarıyla da karşı karşıya. Yaşadığı sorunların yalnızca eşyalarını kaybetmekle sınırlı olmadığını, sağlık alanında da ciddi sıkıntılar yaşadıklarına dikkat çeken Hatice Seyf, kamplarda sağlık hizmetleri ve sağlık birimlerinin bulunmadığını dile getirdi. Hatice Seyf, "Yağmur ve seller nedeniyle çocuklarımız soğuk algınlığı ve viral ateş hastalıklarına yakalandı. Kampta hiçbir sağlık biriminin bulunmaması nedeniyle hastalıklar daha da ağırlaşıyor" şeklinde konuştu.
‘Her yağmur hayatta kalmak için yeni mücadele demek’
Yağışların ardından sivrisineklerin de arttığını söyleyen Hatice Seyf, "Yağmur yağdıktan sonra sivrisinekler de büyük ölçüde artıyor. Bu durum kamptaki sağlık endişelerini daha da artırıyor. Yerinden edilen kadınlar ve çocuklar büyük zorluklar yaşıyor. Özellikle hamile ve yeni doğum yapmış kadınlar sağlık hizmetleri ve temel ihtiyaçların karşılanmadığı koşullarda çok sayıda sağlık riskiyle karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle her yağmur mevsimi hayatta kalmak için yeni bir mücadele anlamına geliyor” sözlerine vurgu yaptı.
Yerinden edilmiş kişilerin tanıklıkları, yağış ve sellerin yol açtığı felaketin boyutunu gözler önüne sererken, insani yardım kuruluşlarının raporları da yaşananları doğruluyor. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu, 8 Nisan 2026'da yayımladığı raporda, 27 Mart'tan bu yana Yemen'i etkisi altına alan şiddetli yağış ve seller nedeniyle en az 30 kişinin hayatını kaybettiğini, 47 kişinin yaralandığını ve 11 bin 959 ailenin, yani yaklaşık 83 bin 713 kişinin, sellerden etkilendiğini açıkladı. Taiz, 4 bin 513 aileyle en fazla etkilenen kent olurken, onu 2 bin 27 aileyle Marib, bin 876 aileyle Cevf, bin aileyle Ebyen, 800 aileyle Aden, 585 aileyle Hadramut, 506 aileyle Beyda, 271 aileyle Dali ve 212 aileyle İbb izledi.