Yemen’de yerinden edilen kadın ve çocuklar temel ihtiyaçlardan yoksun
Yemen’de artan çatışmalar binlerce aileyi yerinden ederken, kadın ve çocukların barınma, gıda ve sağlık sorunları ağırlaşıyor. Tekrarlanan yerinden edilmeler, kadın ve çocukları daha büyük risklerle karşı karşıya bırakıyor.
RANİA ABDULLAH
Yemen - Yemen’in Taiz kentinin batısındaki kırsal bölgelerde, Husilerin Kızıldeniz kıyısında bulunan El-Muha Limanı’nı hedef almasının ardından çok sayıda aile yerinden edildi. Taiz’in batısındaki El-Kedha, Makbana ve Cebel Hebeşi bölgelerinde askeri çatışmaların yaşanması ve cephelerde hareketliliğin artmasıyla birlikte aileler güvenli bölgelere kaçmak zorunda kaldı.
Taiz’in batısındaki Makbana Şemir köyünde yaşayan Fatma Ahmed, eşi ve dört çocuğuyla birlikte bombardımandan kaçmak için yaklaşık altı saatlik bir yolculuk yaptı. Evini ve toprağını geride bırakmak zorunda kalan Fatma Ahmed için en ağır olan ise bölgeden ayrılamayan anne ve babasını geride bırakmaktı. Köyde bombardımanın yoğun olduğunu belirten Fatma Ahmed, “Husiler köyümüze rastgele bombardıman düzenliyordu. Mermiler evlerimizin önüne kadar ulaştı. Güneşin doğmasını bekledik, ardından bombardıman ve silah sesleri altında kaçtık” dedi.

‘Babamı ve annemi geride bıraktım’
Yerinden edilmekten daha kötü olanın aileden ayrılmak veya onları tehlikeli bir yerde bırakmak olduğunu belirten Fatma Ahmed, “Babamı ve annemi geride bıraktım. İkisi de durumları elvermediği için kaçamadı ancak bizi kaçmaya teşvik ettiler” ifadesinde bulundu. Fatma Ahmed ve ailesinin yaşadığı deneyim, evlerini ve topraklarını terk etmek, geçim kaynaklarını geride bırakmak ya da sürekli bombardıman altında kalan bölgelerde kalmak zorunda bırakılan çok sayıda ailenin yaşadığı zorlukları ortaya koyuyor.
Yerinden edilme sürecinde kadınların, yaşlıların ve engelli bireylerin daha büyük risklerle karşı karşıya kaldığını anlatan Fatma Ahmed, “Kadınlar barınmaya uygun olmayan çadırlarda veya kalabalık evlerde yaşamak zorunda kaldı ve mahremiyetlerini kaybetti. Yaşlı kadın ve erkekler ile engelli bireyler de kaçış sırasında büyük zorluklar yaşadı. Anne ve babamın yaşadığı gibi, birçok kişi bölgeden ayrılamadığı için tehlikenin ortasında kaldı. Bazı köylüler canlarını kurtarmak için dağlara ve açık alanlara kaçtı. Gidebilecekleri güvenli bir yer yok” ifadelerini kullandı.
‘Çocuklarımızın geleceği de etkileniyor’
Yaşananların çocukların eğitimini de etkilediğinin altını çizen Fatma Ahmed, “Ailelerin yaşadığı sorunlar yalnızca yerinden edilmeyle sınırlı kalmadı. Çocuklarımızın geleceği de bundan etkilendi. Çatışmaların yaşandığı bölgelerde yeni eğitim-öğretim yılının başlamasından iki gün sonra eğitim durdu. Çocuklarım yerinden edilme nedeniyle eğitimlerini bıraktı. Yeni eğitim-öğretim yılı için hazırladığım her şeyi, kıyafetlerini ve kitaplarını geride bıraktık. Yeni eğitim yılı başlayalı bir hafta olmuştu” diye kaydetti.
2 bin 250 aile yerinden edildi
Uluslararası Göç Örgütü (IOM), 30 Ağustos-5 Eylül 2026 tarihleri arasında Yemen’in batısındaki Taiz ve Hudeyde kentlerinde artan askeri faaliyetler nedeniyle yaklaşık 13 bin 500 kişinin, yani 2 bin 250 ailenin yerinden edildiğini belirtti. Aynı dönemde en fazla yerinden edilme vakası Taiz’de kaydedilirken, onu Hudeyde izledi. Diğer vakalar ise farklı kentlere dağıldı. “El-Kedha” Kampı’ndaki yerinden edilmiş aileler de bombardımandan kaçarak çadırlarını terk etmek ve başka bölge ve kamplara sığınmak zorunda kaldı. Güvenli olduğu belirtilen bu bölgelerde de barınma koşulları yetersiz kalırken, çok sayıda aile çadır bulamadığı için açık alanda yaşamını sürdürdü. Yaklaşık 200 aile, rastgele bombardımandan kaçmak amacıyla “El-Kedha” Kampı’ndan “El-Beyrin” ve “En-Neşme” kamplarına yerleşti.
‘İki gün boyunca yemek yiyemedik’
Saldırılar nedeniyle yaşadıkları zorlukları anlatan Tagrid Muhammed Seyf, “Kampımızdan ayrıldık ve iki gün boyunca yemek yiyemedik. Çocuklarımız ortada kaldı. Kıyafetleri yırtık, sahip olduğumuz örtüler de aynı durumda. Husilerin kampın yakınlarına düzenlediği bombardıman nedeniyle büyük zorluklar yaşadık. Hayvanlarımız bile orada kaldı. Kimse onları almak için gitmeye cesaret edemiyor, çünkü giden kaçırılıyor ve geri dönmüyor. Oradan iki çocuğumuzu da kaçırdılar” ifadelerini kullandı.
On yıldan fazla süredir yerinden edilmiş olan Hüda Said ise, evine dönmeyi umarken yeniden yerinden edilerek evine dönmek yerine başka bir kampa gitmek zorunda kaldı. Hüda Said, “Sığınabileceğimiz bir evimiz, yiyeceğimiz, içeceğimiz, hatta giyecek kıyafetimiz olmadan çıktık. Kıyafetlerimiz yırtık, durumumuz çok kötü. Uzun süre bekledikten sonra yeniden yerinden edildik, ancak bu kez açık alana” dedi.

Psikolojik ve sosyal destek ile kişisel hijyen malzemelerine ihtiyaç var
Yerinden edilme bölgelerinde ve yeni gelenleri kabul eden topluluklarda kadınlar ve çocuklar ağır insani koşullarla karşı karşıya. Gıda ve temiz içme suyuna erişimde yaşanan sorunların yanı sıra barınma ve temel sağlık hizmetlerine erişim de sınırlı. Psikolojik destek hizmetleri ve kişisel hijyen malzemelerine duyulan ihtiyaç da giderek artıyor. Hizmetlere erişimin daha sınırlı, nüfusun ise daha yoğun olduğu bölgelerde bu ihtiyaçlar daha da ağırlaşıyor. Çok sayıda ailenin geçim kaynaklarını kaybetmesi, kadınlar ve kız çocuklarını ek risklerle karşı karşıya bırakıyor.
“El-Kedha”daki yerinden edilmişler kampının sorumlusu, yerinden edilenlerin sayısının insani müdahale kapasitesini aştığını belirterek, ailelerin yardım paketleri ve barınabilecekleri çadırlara ihtiyaç duyduğunu söyledi. Yerinden edilmiş kadınların temel ihtiyaçlarının yanı sıra mahremiyetlerini gözeten hizmetlere de ihtiyaç duyduğunu belirten kamp sorumlusu, sağlık, koruma, psikolojik ve sosyal destek ile kişisel hijyen malzemelerinin sağlanması gerektiğini ifade etti.