Gazze'de kadınlar geçmişin enkazı üzerinde yeni bir hayat kurmaya kararlı
İsrail ile Hamas arasında yapılan ateşkes sonrasında Gazze’deki evlerine dönen halk, enkazların altında geçmiş hayatlarından bir iz arıyor. Her şeye rağmen Gazzeli kadınların geçmişin kalıntıları üzerine bir gelecek kurma kararlılığı var.

RAFIF ESLEEM
Gazze- İsrail’in bir yılı aşkın süren saldırıları nedeniyle Gazze Şeridi’nde alt yapı, hizmet alanları, okullar, evler başta olmak üzere şehrin büyük bir bölümü yıkıma uğradı. İsrail ve Hamas arasında yaşanan ateşkesin ardından kentteki yıkımın boyutu daha net ortaya çıkarken, halkın çoğunluğu çadırlarda ve yarı harap binalarda zor koşullar altında yaşam mücadelesi veriyor.
Temiz suya erişemiyorlar
Gazze’de yaşayan Tahani Abu Wadi, yaşanan savaşın yükünün çoğunu kadınların taşıdığını söyleyerek, “Kadınların büyük bir çoğunluğu evlerini ve aile üyelerini kaybetti. Yaşanan acılar kadınlarda ağır psikolojik sorunlara yol açtı. Kamplarda kadınlar ciddi sorunlar yaşıyor ve bunların başında su sorunu geliyor. Defalarca kez sorumlu yetkililerle görüşmeler yapıldı ve bunun sonucunda suyun geleceği sözü verildi. Bu sözün ardından kadınlar ve kız çocukları günlerce su kamyonlarının gelmesini bekledi. Su kamyonları geldiğinde ise yoğun izdiham nedeniyle birçoğu ihtiyacı olan suyu alamadı” dedi.
Su için kilometrelerce yürüyorlar
Su sorunu nedeniyle kadınların çoğunun birkaç kilometre yol yürümek zorunda kaldıklarını kaydeden Tahani Abu Wadi, “Bir buçuk yıl boyunca plastik kaplardan çadırlarına su taşıdılar. Bu plastik kaplar artık kullanılamaz hale gelmişti. Kadınlar taşıdıkları suyun yarısını eve getirebiliyorlardı, çünkü yarısı yolda kaptan sızıyordu. Omzumda ve ayağımda nasıl ve ne zaman oluştuğunu bilmediğim çok fazla morluk var. Muhtemelen su taşımak için yol yürürken ayağımız taşa, cama ve farklı cisimlere çarpıyor. Bir keresinde yolda geçen kamyon omzuma çarptı, ancak ben umursamadan devam ettim. Morlukların bunlardan olabileceğini düşündüm. Sonrasında kadınlar aynı durumun kendilerinde de olduğunu anlattı” sözleriyle yaşadıkları zorlu koşullara dikkat çekti.
Kadınlar en yakınlarını kaybetti
İnternet ve iletişim cihazları olmadığı için sağlıklı ve doğru bilgiye ulaşamadıklarını aktaran Tahani Abu Wadi, “Örneğin mutfak aletlerini temizlemeyi ve sterilize etmeyi unuttuk. Kayıplar kadınları çok etkiledi. Çocuklarına ve eşlerine ulaşamayan kadınlar gece boyunca hastanelerde, derneklerde ve uluslararası kuruluşlarda yakınlarının isimlerini arıyorlar. Onlardan bir iz bulmayı umut ediyorlar. Bu kadınların sayısı bini aşıyor ve bazıları savaşın ilk günlerinde yakınlarını kaybetti. Maddi ve psikolojik desteği en çok bu kadınlar hak ediyor” şeklinde konuştu.
‘Kadınlar su kuyusu kazmaya hazırlanıyor’
Aden Al-Basiouni de Gazzeli kadınların ağır trajik durumlar yaşadığını, ancak koşullar ne olursa olsun yeniden yaşamı kurma cesaretlerinin ve güçlerinin olduğunu söyleyerek, “Gazzeli kadınlar şehrin kuzeyinde yer altı su kuyuları kazmaya hazırlanıyor. Çoğu kadın çadırlarda ve yarı harap binalarda yaşıyor, ancak topraklarını terk etmeyi veya gönüllü olarak göç etmeyi düşünmüyor. Kadınlar işlerini sıfırdan yönetiyor. Her gün molozların altından tencere, kaşık, bıçak, tabak, kışlık giyecek arıyorlar” diye belirtti.
Çocuklarını veya bir aile üyesini kaybeden anneler için verilen psikolojik seanslara öncülük ettiğini söyleyen Aden Al-Basiouni, “Bazı kadınlar molozların altında kaybettikleri yakınlarına dair kanıtlar aradı. Bazı anneler çocuklarının İsrail güçleri tarafından esir alındığını, fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz kaldığını bilmesine rağmen seviniyorlar. Çünkü çocuklarının yaşadığına dair bu bir umut oluyor” dedi.